24 Kasım 2020 Salı

Fidye yazılımları nasıl çalışır ve neden bu kadar güçlü?

 Emotet olarak adlandırılan bir truva atı (malware) son haftalarda yayılan en yaygın fidye yazılımı olarak ortaya çıktı. Emotet ve diğer zararlı yazılımların yarattığı tehlikeyi engellemek için önce bunların çalışma şekillerini anlamalıyız.


Fidye yazılımları (Ransomware)


Fidye yazılımları, her tür ve boyuttaki kuruluşlar ve kurumlar için büyük bir tehdit olarak görülüyor. Siber güvenlik şirketi Sophos tarafından yayınlanan ‘The State of Ransomware 2020’ adlı küresel araştırmanın sonuçları, geçtiğimiz yıl kurum ve kuruluşların yüzde 51'inin fidye yazılımı saldırılarına maruz kaldığını ve tek bir saldırının ve etkilerinin bıraktığı tahribatı gidermenin ortalama maliyetinin küresel düzeyde yaklaşık 761 bin doları bulduğunu gözler önüne serdi.


Uluslarrası alanda çeşitli fidye yazılımları bulunuyor. Ancak en yaygın ve tehlikeli olanı ve güvenlik şirketi Mimecast'in bu yıl için hazırladığı ‘Intelligence Threat’ raporuna göre fidye yazılımı saldırılarının baş aktörü Emotet.


Dark Reading adlı internet sitesinde yer alan habere göre bu saldırıların en çok hedef aldığı ülkelerin başında Almanya, Avusturya, İsviçre, ABD, Birleşik Krallık ve Kanada geliyor.


Fidye yazılımının kamuflajı


Peki, nedir bu Emotet?


Emotet, bir truva atı, yani bir malware yazılımıdır. Bir hizmet sağlayıcı kılığına bürünmüş kötü amaçlı bir yazılımdır. Bu da bilgisayar korsanlarının şirketlere ve kişilere yönelik doğrudan saldırılarda kullanmak için bu yazılımı birkaç yüz dolara bir paket olarak satın alabileceği veya aylık bir abonelik ücreti ile indirebileceği anlamına geliyor. Virüs genellikle spam e-posta aracılığıyla gönderilen kötü amaçlı komut dosyası, makro etkin belge dosyaları veya Outlook hesaplarındaki ya da bulut depolama alanlarındaki bir bağlantı listesi gibi gelebilir.


Danışmanlık şirketi olan Ernst & Young (EY) siber güvenlik uygulamaları direktörü Keith Mularski, Emotet’in fidye saldırısına başlamadan önce hedef alınan noktaya yerleştiği ve 30 ila 45 gün boyunca herhangi bir faaliyette bulunmadan kaldığı bilgisini verdi.


Emotet'in kötü amaçlı yazılım bileşenlerini sistemlere kadar taşıdığından oldukça etkili olduğunu söyleyen Mularski, güvenlik duvarları gibi geleneksel güvenlik araçlarının onu engelleyemediğini, çünkü güvenlik duvarının izleyemediği şifreli kanallar kurduğunu, ardından Emotet hedef dosyaları kontrol edip şifrelediği anda dolandırıcıların Bitcoin gibi takip edilemeyen bir elektronik para birimiyle ödenen bir fidye talep ettiğini söyledi.


Siber güvenlik şirketi Sophos’un önde gelen güvenlik danışmanlarından John Shier’e göre siber suçlular, Emotet’i, kendilerini müşterilerine sigorta desteği gibi hizmetler sunan bir firma gibi göstererek kullanıcıların bilgisayarlarına gönderiyorlar.


Saldırı süreci


Peki, kötü yazılım nasıl çalışıyor?


Bu, genellikle kullanıcının e-posta aracılığıyla gelen bir bağlantıya tıklamasıyla meydana gelen kimlik avı saldırısı şeklinde oluyor. Bu bağlantı, kullanıcıyı ‘yemi’ taşıyan bir siteye veya hizmete yönlendiriyor. Kötü amaçlı komut dosyası veya makro etkin belge dosyaları bilgisayara yerleştikten sonra diğer bağlı bilgisayarlar için arama başlıyor ve daha fazla kötü amaçlı yazılım yayılıyor. E-posta ile yapılan bu tür saldır için genellikle Microsoft Outlook kullanılıyor.


Emotet’in hedef sisteme ulaştığında parolaları kırmak ve güvenli verilere erişmek için hesaplara şiddetli saldırılar başlattığını ve ardından bu dosyaları kontrol edip şifrelemek için çalıştığını belirten John Shier, siber suçluların şifrelenmiş verilere erişip hedeflerine kilitlendikten sonra ‘ele geçirilmiş’ dosyaların kodlarını çözme ve düzenleme ücreti olarak birkaç bin ile milyon dolar arasında değişen fidyeler istediklerini söyledi. The State of Ransomware 2020 araştırmasının sonuçları, kuruluşların yüzde 94'ünün verilerinin kontrolünü yeniden ele geçirmeyi başardığına ancak saldırı başına ortalama maliyetin 732 bin 520 doları bulduğuna işaret ediyor.


Etkili darbe


Peki, Emotet neden bu kadar etkili?


Emotet’in birçok farklı versiyonu bulunuyor. Ayrıca bulunmasını ve engellenmesini zorlaştıran bir tasarıma sahiptir. Bilgisayar sistemlerine girmek için sosyal mühendislik tekniklerini kullanan bu virüs yakalanmama konusunda oldukça usta. Dahası, Emotet’in saldırısı sürekli olarak geliştiriliyor. Shier’e göre bazı versiyonları, siber dolandırıcıların kamuoyuna duyurmakla tehdit ettikleri bankacılık bilgilerini veya son derece hassas kurumsal verileri çalmayı hedefliyor. Bu şekilde tehdit etmek karşı tarafı fidyeyi ödemeye itecek ek bir teşvik oluşturuyor.


Virüsün sisteme girmesini sağlayan ilk e-posta, bir çalışan  veya şirketteki üst düzey bir yönetici gibi güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünebilir. Ya da bir internet sitesi veya yasal hizmet gibi görünen bir bağlantı içerebilir. Emotat, virüsü yaymak için doc, docx ve exe gibi farklı dosya türlerinin yanı sıra ZIP gibi dosya sıkıştırma tekniklerini kullanıyor. Çünkü bu şekilde ağda dolaşırken dosyanın gerçek adını gizliyor.


Bu dosyalar, kullanıcıların güvenebileceği şirketlerinden gelecek bir gönderi halinde olabilir veya kullanıcıları ‘faturanız’ veya ‘ödeme ayrıntıları’ gibi ikna edici başlıklar kullanarak kötü amaçlı dosyaları tıklamaya yönlendirebilir.


Ayrıca son zamanlarda, yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) öne çıkaran ve genellikle aynı şirketten gelen ve kötü niyetli yazılımlar içerebilen normal dosyalar olan yasal e-postalarla gelen bazı mesajlar da ortaya çıktı.


Emotet’in diğer bir üstün özelliği de sızdığı sistemi izleme kabiliyeti. Örneğin, bir virüs sanal makineye ne zaman yerleşmesi gerektiğini bilir ve kötü amaçlı yazılımları yakalayan antivirüs  taramalarında algılanmamak için uykuda kalır.


Fakat Emotat gizli güncellemeleri almak için hazırlanan sunucuları kullanır. Bu da bilgisayar korsanlarının kötü amaçlı yazılımı güncellemesine ve diğer malwarelerin sisteme yerleştirmesine olanak tanır.


Virüs, bilgisayar temizledikten sonra dahi yeniden ortaya çıkabilir.


Emotet’e karşı mücadele


Peki, Emotet’e karşı nasıl mücadele edilir?


Uzmanlar, bu virüsün bilgisayarınıza bulaşma riskini azaltmanın ve neden olduğu sorunlara karşı koruma sağlamanın bazı yolları olduğunu söylüyorlar.


Öncelikle, şüpheli e-postaları algılayan ve engelleyen bir güvenlik programı kullanmalısınız. Ağa bağlı olan tüm yönetilen ve yönetilmeyen cihazlar da güvenli hale getirilmelidir. Güçlü parolalar, iki aşamalı kimlik doğrulama, düzenli güvenlik güncellemesi yapma ve casus yazılım algılama yazılımının kullanımı gibi ek güvenlik önlemleri de uygulanabilir. Son olarak ise çalışanların şüpheli e-postaları tanımayı öğrenmeleri gerekiyor.


Diğer yandan ne yazık ki ne fidye yazılımlarının ne de Emotet’in yakın bir zamanda ortadan kalkması beklenmiyor. Bu, sadece birkaç hafta içinde ikinci kez en güçlü fidye yazılımlarından biri olarak ortaya çıktı. Saldırıları giderek daha da karmaşık hale geliyor. Bu da onu her alandaki kurum ve kuruluşlar için gerçek bir tehdit haline getiriyor.


Kaynak:

https://www.indyturk.com/node/276981/bi%CC%87li%CC%87m/fidye-yaz%C4%B1l%C4%B1mlar%C4%B1-nas%C4%B1l-%C3%A7al%C4%B1%C5%9F%C4%B1r-ve-neden-bu-kadar-g%C3%BC%C3%A7l%C3%BC



9 Kasım 2020 Pazartesi

Siber saldırılar KOBİ düzeyine indi bile

 19’uncu yüzyıl interneti; telgraf idi. Sonra radyo geldi bütün ezberler değişti. 30’lu yıllar, radyonun küresel fenomen olduğu çağdı. Herkesin rüyası, önünde fotoğraf çektirecek bir radyo sahibi olmaktı. Radyonun o zamanki etkisi, bugünün internet gücüyle kıyaslanabilir. 20 Ekim 1938’de Orson Welles, kurucusu olduğu Mercury Tiyatrosu’nu radyo üzerinden yayınlamayı denedi. Piyasaya yeni çıkmış; H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı romanındaki Marslıların dünyayı işgalini, gerçekmiş gibi, radyo haberi olarak sundu.


Kızılca kıyamet o zaman koptu ve “Marslılar dünyalıları sinek gibi öldürüyor” cümlesiyle milyonlarca Amerikalı, sokağa döküldü. Defalarca “bu bir kurgu, radyo tiyatrosu” dense de panik, uzun süre giderilemedi.


Orson Welles’in “Marslıların sanal istilâsı”, 82 yıl sonra bugün, farklı boyutta gerçekleşiyor aslında... Siber saldırılar, sanal olsa da sonuçları gerçek ve her birimiz tehlikedeyiz. Ülkeler, ordular, kurumlar, şirketler ve hatta cep telefonu taşıyan herkes, bitler ve baytlara dönüşmüş Marslıların tehdidi altında.


5 milyar dünyalının bir şekilde bağlantıda olduğu sanal dünyada siber saldırı, yeni tehdittir ve pek çok ulus, yıllar öncesinden kendi “siber kuvvetlerini” kurmuş bulunuyor. Türkiye de ordumuz, kamu ve finans sektörü kurumsal özel sektör firmaları, kendi güvenlik tedbirlerini geliştirdiler.


Fakat KOBİ’lerimiz henüz işin vahametinin farkında değil. Bilişime yatırdıkları her 9 $’dan 1 $’ını siber saldırılara karşı güvenlik yatırımına harcamalılar. Oysa risk gerçekleştikten ve servet kaybettikten sonra tedbir almayı tercih ediyorlar.


MARSLILAR İSTİLASI


Bize gelince… Her birimiz Marslı istilasına imkân tanıyan adeta onların uçan daireleri; akıllı telefon taşıyoruz. Bu cihazların taşıdığı risklere ve güvenliğe önem vermez isek Orson Welles’in radyo fantezisi, kişisel felaket olarak gerçekleşebilecektir. Özellikle KOBİ’ler için…


Şeref OĞUZ

https://www.dunya.com/kose-yazisi/siber-saldirilar-kobi-duzeyine-indi-bile/488165


30 Ekim 2020 Cuma

ABD hastaneleri sanal fidyecilerin saldırısı altında

 Hasta bakım hizmetlerine zarar verebilecek şekilde hastanelerin veri sistemlerini kilitleyen hackerlar fidye pazarlığı yapıyor.



Amerikan federal kurumları, ABD hastanelerinin bir süredir şantaj amaçlı bir dizi siber saldırının hedefi olduğunu bildirdi. Saldırıyla hastanelerin veri sistemlerinin kitlenmesinin amaçlandığı, bunun tam da ülke genelinde korona virüs vakalarının hızla arttığı bir dönemde hasta bakım hizmetlerine zarar verebileceği belirtildi.


Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve iki federal kurum Çarşamba günü yayınladıkları ortak bültende, “ABD’deki hastaneler ve sağlık hizmeti sunan kurumları hedef alabilecek yeni siber tehditler konusunda güvenilir istihbarata” sahip olduklarını kaydettiler. Bültende, kötü niyetli bu grupların sağlık sektörünü “veri hırsızlığı ve sağlık hizmetlerini aksatmaya” yönelik saldırılarla hedef aldığı bilgisi verildi.

Siber saldırılarda, bilgisayarlardaki verileri kitleyerek anlaşılmaz hale getiren ve belirli bir ödemenin yapılması karşılığında kilidin açıldığı şantaj yönteminin kullanıldığı belirtiliyor. Bağımsız güvenlik uzmanları, bu hafta içerisinde en az 5 hastanenin bu tür saldırıların hedefi olduğunu ve yüzlerce hastanenin daha etkilenebileceğini söylüyor.


Rusça konuşan bir suç çetesi tarafından girişildiği belirtilen saldırı ABD’deki başkanlık seçimleriyle de aynı döneme rastladı. Ancak bu saldırıların para sağlama dışında bir amaç taşıdığı yönünde bir işaret bulunmuyor. Mandiant adlı siber güvenlik şirketinin teknik servis müdürü Charles Carmakal, “ABD’de bugüne kadarki en büyük siber güvenlik tehdidiyle karşı karşıyayız” dedi.


Saldırıları ‘zombi’ bilgisayarlar düzenliyor


Şantajlı saldırıyı bir yıldan uzun süredir yakından takip eden Hold Security adlı güvenlik şirketinin CEO’su Alex Holden da, devam etmekte olan bu saldırının ABD açısından daha önce eşi görülmemiş bir boyutta olduğunu kabul ederken, çekişmeli geçen bir seçim dönemi ve yüzyılın en kötü küresel salgınının yaşandığı bir döneme denk geldiğine dikkati çekti.


Saldırılara dair ortak federal bültende FBI’ın yanı sıra İç Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın da imzaları bulunuyor.

Siber saldırıyı düzenleyenlerin, Microsoft şirketinin de Ekim ayında karşı-önlemler almaya başladığı Trickbot adlı bir “zombi bilgisayarlar ağına” yerleştirilen ve Ryuk olarak bilinen bir fidye yazılım zincirini kullandığı belirtildi. ABD Siber Komutanlığı’nın da Trickbot’a karşı harekete geçtiği kaydediliyor. Microsoft’un bu sisteme karşı sağladığı başarılara rağmen, uzmanlar siber korsanların hala Ryuk’u yaymanın yollarını bulabildiğini belirtiyor.


ABD’de son 18 ay içerisinde fidye yazılımların kullanıldığı saldırılara rastlandı. Baltimore ve Atlanta gibi büyük kentler bu saldırıların hedefi olurken, özellikle yerel yönetimler ve okulların en fazla etkilendiği ifade ediliyor.


Eylül ayında da Universal Health Services adlı hastane zincirine ait 250 tesisin tamamı bu tür saldırıların hedefi oldu, bilgisayar sistemlerinin kitlenmesi nedeniyle doktorlar ve hemşirelerin kayıtları kağıt-kalemle tutmak durumunda kaldı, laboratuvar çalışmaları da yavaşladı. Hastanelerde çalışanlar, saldırılar yüzünden sağlık hizmetlerinde kaosun yaşandığını, acil servislerinde uzun kuyrukların biriktiği ve yaşamsal hastane cihazlarının bozulduğunu anlattı.


Fidye miktarı en az 10 milyon dolar


Eylül ayında ayrıca, benzer bir saldırının ölüme neden olduğu ilk vaka Almanya’nın Düsseldorf kentinde meydana geldi. IT sisteminin bozulması nedeniyle durumu kritik bir hasta başka kentteki bir hastaneye götürülmek zorunda kaldı.


Holden, bir dizi hastanene bu tür saldırı girişimlerini tespit edince federal güvenlik dairelerine haber verdiğini, grubun hedef başına 10 milyon doların üzerinde fidyeler istediğini söyledi. Holden, saldırganların 400’ün üzerinde hastane, klinik ve diğer tıbbi tesislere sızma planlarından bahsettiğini belirtti.

Mandiant şirketinden Carmakal, suç çetesinin adını “UNC18787” olarak tanımlarken, çetenin “Amerikan hastanelerini kasten hedef aldığını, hastaneleri hastaları başka tesislere yönlendirmeye zorladığını” söyledi.


Holden, doğu Avrupalı olduğunu belirttiği grup için “kariyerim boyunca gördüğüm en utanmaz, en kalpsiz ve en yıkıcı tehdit aktörleri” ifadesini kullandı.


Henüz Trickbot platformunu kullanan bu çetelerle Rus hükümeti arasında olası bağlara ilişkin bir kanıt bulunmasa da, Holden “Rus hükümetinin bu operasyondan, esasında bu terör saldırısından haberdar olduğundan şüphesinin olmadığını” kaydetti.


Holden ve Carmakal etkilenen hastanelerin nereler olduğunu açıklamazken, bu hafta içinde şimdiye kadar 4 sağlık kurumunun fidye yazılımlı saldırıların hedefi olduğu, bunlardan üçünün New York eyaletindeki St. Lawrence İlçesi Sağlık Sistemi ve Oregon eyaletinin Klamath Falls kentindeki Sky Lakes Tıp Merkezi’ne ait olduğu belirtiliyor.

Sky Lakes, saldırıyı doğruladı ancak hasta kayıtlarına sızıldığı yönünde bir kanıtın bulunmadığını, acil bakım hizmetlerinin devam ettiğini kaydetti. St. Lawrence ise henüz bir açıklama yapmadı.


Emsisoft adlı siber güvenlik şirketi uzmanı Brett Callow, 2020’de toplam 59 Amerikan sağlık hizmeti kurumu ya da sisteminin fidye yazılımlı saldırılardan etkilendiğini, sayıları 510’e kadar uzanan tesiste hasta bakım hizmetlerinin aksadığını açıkladı. (amerikaninsesi.com)


24 Ekim 2020 Cumartesi

Cep Telefonlarında Klonlanmaya Dikkat!

 Dijital iletişim araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, cep telefonlarının klonlanması konusunda uyarılarda bulundu.


Son dönemlerde fiyatlardaki artış nedeniyle vatandaşların  ikinci el  ya da düşük maliyetli telefonlara yöneldiklerini, bunun da  kaçakçıların iştahını kabarttğını söyleyen  Doç.. Dr. Kırık, “15 haneli kimlik kodu IMEI telefonun kimliği demektir. O nedenle ister yeni telefon ister ikinci telefon alırken çok dikkat etmeli ve mutlaka IMEI sorgulanmalıdır. Kaçak yollarla ülkemize giren telefonlar   klonlanıyor” dedi.


Klonlanmış telefonları kullananlara bir süre sonra  Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan( BTK)  mesajlar geldiğini söyleyen Kırık, “O zaman telefonunuzun klonlandığını öğreniyorsunuz. Satış işlemi yapıldıktan sonra bir de faturalı değilse iş işten geçmiş oluyor ve telefonunuz klonlandığı için kullanım dışı kalabiliyor. Telefon alınırken mutlaka faturalı ve bilindik yerden alınmalı.” diye konuştu. Doç. Dr.  Kırık, klonlanmış telefonların suç işleyen kişi yada kişilerin eline geçmesi halinde, gerçek IMEI sahiplerinin suçlu duruma da düşebileceğini, çok dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Kırık, telefonlar arıza yaptığında da mutlaka yetkili teknik servise ya da çok güvenilir bir tamirciye götürülmesinin, IMEI’nin başka ellere geçmemesi açısından doğru olduğunu söyledi.


TELEFON KUTULARINDA BULUNAN IMEI KISMINI MUTLAKA İMHA EDİN


Kınık,  birinci el telefon alımları için de “Bu telefonların kutularında IMEI numarası yapışık oluyor. Onları da mutlaka ya yırtmalı yada kalemle belli olmayacak derecede karalamalıyız. Eğer bunu yapmayıp gelişi güzel yerlere koyar ya da atarsak bu kişilerin eline geçtiğinde büyük sıkıntı olabilir. Adınıza kayıtlı bu telefon IMEI başka bir telefona klonlandığında fatura sahibi sıkıntı doğurabilir. Yani IMEI numarası TC kimlik numarası anlamına geliyor. Yani TC kimlik numarasını nasıl koruyorsak telefon IMEI’ lerini de öyle korumalıyız” diye konuştu.


Twitter’daki Erişim Sorununun Nedeni Belli Oldu

 Twitter’daki Erişim Sorununun Nedeni Belli Oldu


Twitter’da yaşanan erişim sorunu ile ilgili mikro blog sitesinden açıklama yapıldı. Yapılan açıklama ile Twitter’daki erişim sorununun nedeni belli oldu.

Gece saatlerinde geniş çaplı bir erişim sorunuyla karşı karşıya kalan Twitter konu ile ilgili açıklama yaptı. Temmuz ayında gerçekleşen hack girişiminden sonra Twitter’da yeniden bir erişim sorunu yaşanması, akıllara yine bir hack saldırısı ihtimalini getirdi.



Ancak Twitter, açıklama ile hack girişimine dair bir ize rastlanılmadığı, sorunun Twitter’ın kendisinden kaynaklandığını duyurdu.


Mikro blog sitesinden yapılan açıklamaya göre söz konusu sorunlar, Twitter’ın sistemlerinde yanlışlıkla gerçekleştirdiği bir değişiklikten kaynaklandı.


Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Son erişim sorunu, dahili sistemlerimizde yanlışlıkla gerçekleştirdiğimiz bir değişiklikten kaynaklandı.”


23 Ekim 2020 Cuma

Trendyol'un 'kredi kartı bilgileri çalındı' mı?

 Türkiye'nin e-ticaret platformlarından Trendyol, kullanıcılarının kredi kart bilgilerinin hacklendiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını belirtti

Trendyol'da müşterilerin kredi kart bilgilerinin çalındığı iddiası e-ticaret sitesini kullanan vatandaşları tedirgin ederken şirketten açıklama geldi.


Sosyal medya hesapları aracılığıyla gelen sorulara cevap veren Trendyol, herhangi bir güvenlik açığının bulunmadığını duyurdu.


Şirketten yapılan açıklamada, "Merhaba, müşterilerimizin kart bilgilerine ulaşıldığı yönündeki iddialar doğru değildir. Uluslararası standartlarda korunan sistemimizde herhangi bir güvenlik açığı oluşmamıştır. Her zaman olduğu gibi güvenle alışveriş yapmaya devam edebilirsiniz" denildi.


16 Ekim 2020 Cuma

Twitter dünya çapında çöktü

 Sosyal medya platformu Twitter, gece boyunca dünya çapında kesintiler yaşadı. Türkiye’nin de aralarında olduğu ülkelerdeki milyonlarca kullanıcı, hesaplarından paylaşım yapamadı

Twittter’daki arıza ile ilgili #TwitterDown (Twitter çöktü) etiketi dünya çapında trend topic oldu.


Twitter’dan konuya ilişkin yapılan açıklamada, kesintiye, “kazara yapılan bir değişimin” neden olduğu kaydedildi.


Platforma ilk birkaç dakika boyunca tamamen erişilemezken, sonrasında da kullanıcılar bir saatten uzun bir süre paylaşım yapamadı.


Twitter’ın resmi açıklamasında, “kesintinin, bir güvenlik açığı ya da bilgisayar korsanları kaynaklı olduğuna dair bir delil bulunmadığı” kaydedildi.


Şirket, “Son olay, sistemlerimizde kazara yaptığımız bir değişim nedeniyle yaşandı. Twitter önümüzdeki birkaç saat içinde herkes için çalışmaya başlayacaktır” açıklamasını yaptı.


Alıntı:

https://www.borsagundem.com/haber/twitter-dunya-capinda-coktu/1525449