25 Eylül 2020 Cuma

Bakanlığın EBA ile ilgili "siber saldırı" açıklaması anımsatılarak "Bu saldırıyı kim yaptı?" sorusu üzerine Selçuk, şunları söyledi

 Bakanlığın EBA ile ilgili "siber saldırı" açıklaması anımsatılarak "Bu saldırıyı kim yaptı?" sorusu üzerine Selçuk, şunları söyledi:


"İşin açıkçası salgın döneminde uzaktan eğitimin yapılması konusunu da öğreniyoruz. Yani veli, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı öğreniyor mu? Öğreniyor. Bizim de bilmediğimiz şeyler, eksiğimiz, yaşadığımız sorunlar var. Bunu halletmeye çalışıyoruz. Dünyada belli başlı ilk 40 ülkeyi sayın ve baktığınızda 5, 6 tanesi bu konuda gerçekten bir yol almış. Türkiye de var bunun içinde. Şimdi biz bunu yapmasak, bu sorun olarak konuşulmayacak mıydı? Yapmasaydık, 'televizyon var' deyip çekilseydik. Hayır yapacağız. Sorun da çıkabilir. Biz buna 'çökme' de demiyoruz. Bugün çalışıyor mu, dün çalışıyor muydu? Evet bir sıkıntı var mıydı yok. Tekil, lokal olarak her zaman sorun olur, ileride de olur. Hiçbir sorun olmayacak diye bir garanti ben veremem."

"Efendim Twitter'da şöyle bir şey oldu, saatlerce kapalı kaldı, ulaşılamadı, şu oldu...Olur mu? Olur. Peki EBA'dan da olur mu? Olur. Bundan sonra olur mu? Yine olur. Ama bunun olmaması için gayretimiz. Bu saldırıların nereden nasıl geldiğinin çok teknik ayrıntıları var ve ben onu istedim."

"Nereden geldiği öğrenildi mi?" sorusuna Selçuk, "Tabii öğrenildi" karşılığını verdi.


Selçuk, şunları ifade etti:


"Dünyanın çok farklı yerlerinden, çok teknik bir ayrıntı içerisinde açıklanması gereken bir konu. Önemli olan bizim kendimizi korumaya çalışmamız ve ilgili kuruluşlarla da görüşmeler, toplantılar yaptık tedbirlerimizi daha da artırmak anlamında. Çocuklarımızın bilgilerinin güvenli bir şekilde tutulması ve bizim sistemimizin kesintiye uğramaması için. Elbette birçok bölgede bazen internet yavaşlayabilir veya başka sorunlar olabilir. Bekleme zamanı diyelim 3 saniye olmaz da 10, 15 saniye olur bazen. Bu birinci sınıfların başladığı, yeni uygulamanın ilk başladığı salı günü birden bire yüz binlerce kişi aynı anda girdi. Yoksa tedrici olarak belirli saat aralıklarında belirli sınıfların girmesini tabii kendi programımıza göre bekliyoruz. Ama bu programın dışında da bir yüklenme oldu. Tabii bir taraftan saldırılar, DDoS ataklar vesaire. Hepsi bir araya geldi ve böyle bir şey oldu. Kısa sürede öğleden sonra bunu çözmüştük."


Başka bir soruya da Selçuk, "EBA'da bir problem oluştu. Buna niye sevinilir, bundan niye mutlu olunur? Onu da anlamıyorum. Alanım psikoloji ama anlamıyorum. Biz bunu çözeriz merak etmeyin, birkaç saat içinde kalmaz. İleride bir problem olur mu? Olabilir ama biz bunu çözeriz, bunun peşindeyiz, geliştirmeye çalışıyoruz. İnternet mimarisi açısından dünyanın çeşitli ülkelerindeki uzmanların farklı önerileri de oluyor. Onları da yaptıkça iş daha kolaylaşacak." yanıt verdi.


Alıntı:
https://www.borsagundem.com/haber/selcuk-ebaya-saldirilar-dunyanin-cok-farkli-yerlerinden/1521066



5 Eylül 2020 Cumartesi

Yalova Belediyesi'ne fidye yazılımı saldırısı!

 Yalova Belediyesi’ne yapılan fidye yazılımı saldırısı ile belediyeye ait dosyaların şifrelendiği ve belediye veri tabanındaki vatandaşların bilgilerine erişimin kısıtlandığı ortaya çıktı. 30 Ağustos’ta gerçekleşen ihlalden etkilenen tahmini kişi sayısı henüz belirlenemezken; belediye, “İhlalden çalışanlar, kullanıcılar ve müşterilere ait kimlik, iletişim, lokasyon, müşteri işlem ve finans verilerinin etkilendi” açıklaması yaptı.


Son dönemde kurumlara yönelik olarak yapılan fidye yazılımı saldırılarına Türkiye’de bir yenisi daha eklendi. Yalova Belediyesi’nin sunucularının bulunan dosyaların fidye yazılımıyla şifrelendiği ve belediye veri tabanında bulunan vatandaşların bilgilerine erişimini kısıtlandığı belirlendi.

Yalova Belediyesi’nin konuyla ilgili olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (KVKK) yaptığı veri ihlali bildirimine göre olay 30 Ağustos’ta meydana geldi. Habertürk'ten Necdet Çalışkan'ın haberine göre siber saldırganlar (hacker) belediyenin dosyalarını şifrelerken; vatandaşların bilgilerine de erişim kısıtlandı.

İNCELEME SÜRÜYOR

KVKK’nın “Kamuoyu Duyurusu (Veri İhlali Bildirimi) – Yalova Belediyesi” başlığıyla duyurduğu açıklamada yaşanan olayla ilgili olarak şu ayrıntılar paylaşıldı:

“Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Yalova Belediyesi tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda özetle;

- Sunucularında yapılan inceleme sonucunda fidye yazılımıyla dosyaların şifrelendiğinin tespit edildiği, Belediye veri tabanında bulunan vatandaş bilgilerine erişimde kısıt oluştuğu,

- İhlalin 30.08.2020 tarihinde 01:00-09:00 saatleri arasında gerçekleştiği, bazı sunucuların çalışmaması üzerine 30.08.2020 tarihinde saat 09:00’da tespit edildiği,

- Sunucular ve firewall incelendiğinde dışarıya bir veri akışına rastlanmadığı,

- İhlalden çalışanlar, kullanıcılar ve müşterilere ait kimlik, iletişim, lokasyon, müşteri işlem ve finans verilerinin etkilendiği,

- İhlalden etkilenen tahmini kişi sayısının bu aşamada belirlenemediği, araştırmalara devam edildiği,
ifade edilmiştir."

Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nda konuyla ilgili olarak yapılan resmi duyuruda Yalova Belediyesi’nde yaşanan bu olaya ilişkin incelemenin devam ettiğini açıklandı.

Alıntı:



28 Ağustos 2020 Cuma

Yeni Zelanda borsasına hacker saldırısı istihbaratı harekete geçirdi

 Yeni Zelanda borsası dört gündür üst üste siber saldırılar nedeniyle devre kesmek zorunda kalıyor. Maliye Bakanlığı ülke istihbarat birimlerini devreye soktuğunu açıkladı

Yeni Zelanda borsası bilgisayar korsanları nedeniyle zor günler geçiriyor. Dört gündür üst üste hackerlar tarafından kesintiye uğratılan ülke endeksi nedeniyle ülkenin kritik mali altyapısı tehdit altında. Devlet makamları sorumluların bulunması için istihbarat faaliyeti başlattı.


Financial Times’ın haberine göre cuma günü ülkenin borsa operatörü NZX’ten yapılan ticaret işlemlerinin normale döndüğüne dair açıklamanın dakikalar sonrasında 135,5 milyar dolarlık endeks deniz aşısı hizmet engelleme saldırılarıyla bir kez daha ticareti durdurma çağrısında bulundu. NZX'e göre, tekrarlanan korsanlık faaliyetleri piyasa bilgilendirme platformlarını hedef alarak, piyasa bütünlüğünün yeniden sağlanması için ticareti dondurmaya zorluyor.


Borsa operatörü NZX’ten yapılan açıklamada ağ servis sağlayıcısı üzerinde çalışmaya devam ettiklerini ve ulusal ve uluslararası siber güvenlik ortaklarıyla siber saldırıların merkezini belirlemeye çalıştıkları bilgisi verildi. Yeni Zelanda borsası yerel saatle 13:00’da tekrar işlem görmeye başladı.


Yeni Zelanda Maliye Bakanı Grant Robertson hükümetin istihbarat birimi GCSB’yi borsa operatörü NZX’le birlikte çalışmakla görevlendirdiğini belirterek borsanın ülke ekonomisi için önemine dikkat çekti.

Hizmet reddi saldırıları bir web sitesine gerçek kullanıcıların erişemeyeceği miktarda fazla istekle sistemi çökertmeyi içeren bir siber saldırı biçimi.


NZX ve Yeni Zelanda istihbarat teşkilatları, kaynağı "deniz aşırı" olarak tanımlamanın sınır ötesi saldırıların olası faili hakkında yorum yapmadılar.


Yerel bir teknoloji haber sitesi olan ZDNet, NZX ve PayPal, MoneyGram ve Hindistan bankası Yes Bank gibi birçok finans kurumuna yapılan saldırıların arkasında Amanda Collective ve Fancy Bear gibi isimleri kullanan hacker gruplarının olduğunu bildirdi.


Hackerlar şantaj mı yaptı?


Siber güvenlik firması Akami bu ay yayınlanan bir notta, hacker gruplarının ABD, İngiltere ve Asya-Pasifik'teki finans, seyahat ve e-ticaret şirketlerine bitcoin'den fidye ödenmesini aksi takdirde hizmet reddi saldırılarıyla karşı karşıya kalacağı tehdidini içeren e-postalar gönderdiğini belirtiliyor.


NZX, böyle bir fidye talebi alıp almadığı konusunda yorum yapmaktan kaçındı.


Uluslararası Finans Enstitüsü’nün üst düzey yöneticilerinden Martin Boer siber saldırılara ilişkin yorumunda, “Bu oldukça sofistike bir DDOS saldırısı gibi görünüyor” ifadelerini kullanarak devlet destekli bir siber saldırı şüphesini uyandırdığını sözlerine ekledi.


27 Ağustos 2020 Perşembe

Ünlü siteye siber saldırı, şifreler çalındı!

8 milyon Freepik kullanıcısının şifresi çalındı


Popüler ücretsiz görsel indirme sitesine siber saldırı… 20 milyon Freepik kullanıcısının yarısına yakınının şifreleri çalındı. Uyarı: Şifreler hemen değiştirilmeli

Türkiye’de de pek çok kişinin kullandığı popüler ücretsiz görsel indirme sitesi Freepik, siber saldırıya uğradığını ve 8 milyonu aşkın kullanıcısının giriş bilgilerinin çalındığını açıkladı. Dünya çapında en çok ziyaret edilen 100 site arasında yer alan ve 20 milyon kullanıcısı olan Freepik’ten yapılan açıklamaya göre saldırı, SQL Injection yöntemi kullanılarak yapıldı.


Güvenlik ihlalini fark ettikleri anda kullanıcılarını bilgilendiren ve soruşturmaya başlayan Freepik, saldırının ne zaman gerçekleştiğini ise açıklamadı. Freepik tüm mevcut şifreleri iptal etti ve kullanıcılardan hesaplarına giriş yapmaları için yeni bir şifre seçmelerini istedi. Ayrıca 8 milyonu aşkın kullanıcının yaklaşık 4,5 milyonunun Google, Facebook veya Twitter hesaplarını kullanarak platforma giriş yaptıkları ve bu nedenle parola bilgilerinin çalınmadığı, ancak kalan 3,7 milyona yakın kullanıcının ise e-posta adreslerinin yanı sıra parola bilgilerinin de çalındığı açıklandı.


Siber saldırıda kullanılan SQL Injection yöntemi, hackerlerin web uygulamalarının arkasındaki veri tabanını kontrol edebilmelerine imkan tanıyor.


“Aynı şifreyi tekrar tekrar kullanmak büyük risk!”


Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu, Freepik’te üyeliği bulunan kullanıcıları uyararak aynı e-posta adresi ve şifre kombinasyonuyla açılan diğer tüm hesaplardaki şifrelerin değiştirilmesi gerektiğini belirtti.


Aynı e-posta adresi ve şifre kombinasyonunun birden fazla sitede kullanılmasının karşılaşılan en yaygın hatalardan biri olduğunu vurgulayan Akkoyunlu, hackerlerin bir siteye yaptığı saldırıyla birden çok siteye ait kullanıcı giriş bilgilerine ulaşma olasılığının bu şekilde yükseldiğinin altını çizdi. Bu nedenle, Freepik hesabı olan kullanıcıların bu şifrelerini başka bir platformda kullanmadıklarından emin olmalarını önerdi.


25 Haziran 2020 Perşembe

30 bin şirket kaydolmadı süre 3. kez uzatıldı

Siber suçlar pandemi ile hızla artarken Türkiye’de kişisel verilerin korunmasına üçüncü kez erteleme geldi. Kanuna göre Türkiye’deki 55 bin şirketin VERBİS’e kayıt olması zorunlu. Ancak halen 30 bin şirket kayıt olmamış durumda.
Tüm dünyada korona virüsü nedeniyle ticaret ve iletişim online'a kayarken, siber suçlarda çok büyük bir artış gözleniyor. Bunun nedeni verinin değerinin giderek artması. Türkiye'de veri güvenliği için 7 Nisan 2016'da yürürlüğe giren ‘6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun' korona virüsü pandemisi nedeniyle çok daha önemli hale geldi.

Kanuna uyum için işletmelere 2 yıl süre tanınmıştı. 50 ve üzeri çalışanı olan veya son yıllık bilançosu 25 milyon TL ve üzeri olan şirketlerin Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi'ne (VERBİS) kaydı zorunlu hale getirildi. VERBİS'e kayıt için son gün 30 Haziran iken dün bu tarih 30 Eylül 2020'ye uzatıldı.

HAPİS DAHİ VAR
Şirketlerin pandemi süreci nedeniyle enerjilerini ayakta kalabilmeye harcadığını belirten Jurcom GRC Services CEO'su Ali Osman Özdilek, birçok firmanın kişisel verilerin korunması hakkında bilgisi dahi olmadığını söyledi. Özdilek, şöyle devam etti:

"Mevcut durumda 55 bin firmanın VERBİS'e kayıt yaptırması gerekiyor ama sadece 25 bini kayıtlı. Kayıtlı olmayan şirketlerin bu zorunluluktan haberi dahi yok."

"Ancak bunun cezası da büyük. Para cezası 100 bin liradan başlayıp 1.5 milyon liranın üzerine çıkıyor. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun Türk Ceza Kanunu'na yaptığı atıf nedeniyle ayrıca hapis cezası da doğabiliyor."

Kanuna uyum sürecini gerçek anlamda sağlayabilmenin ve devam ettirebilmenin ciddi sayılabilecek bir maliyeti olduğunu belirten Ali Osman Özdilek şu bilgileri verdi:

"Türkiye'deki şirketlerin çoğunluğunun KOBİ niteliğinde olması ve bu şirketlerin  korona virüsü nedeniyle ciddi şekilde sıkıntıya girmeleri nedeniyle şu an bu tür uyum çalışmalarına ayırabilecekleri bütçeleri bulunmuyor."

"Ancak maddi sıkıntısı olmayan daha büyük şirketlerde bile halen konunun tam anlaşılamadığı görülüyor. Birkaç doküman düzenlenerek bu işin yapılacağı yönünde algı devam ediyor."

ONLİNE PANELLERDEN, CANLI YAYIN İZLERKEN TEHLİKEDEYİZ
Pandemi ile e-ticaretten, canlı yayın izlemeye ve online toplantılara katılmaya kadar pek çok alanda kişisel verilerin tehlikeye girdiği süreçlere daha fazla dahil oluyoruz. Bu noktada KVKK'nın önemi de artıyor. Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi (VERBİS) kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin, kişisel veri işlemeye başlamadan önce kaydolmak zorunda oldukları ve veri işleme faaliyetleri ile ilgili bilgileri beyan ettikleri bir kayıt sistemi. Bu sistemle, veri sorumlularının kimler olduğunun açıklanması ve kişisel verilerin korunması hakkının daha etkin şekilde kullanılması hedefleniyor. VERBİS kayıt süreci daha önce iki kez uzatıldı. “Normalde artık bir uzatma beklenmiyordu ancak korona virüsü nedeniyle böyle bir zorunlu uzatma gündeme geldi” diyen Özdilek, “Kanun dört yıldır yürürlükte. Kişisel veri bilinci arttıkça şirketlerde de Kanun'a uyum yönünde farkındalık ve uyum çalışmaları artacak” diye konuştu.

19 Haziran 2020 Cuma

Dünyanın sanal siber güvenlik konferansı VShield düzenlendi

Innovera’nın bu yıl 6.’sını düzenlediği ve korona virüs sebebiyle VShield adıyla sanal ortama taşınan siber güvenlik konferansı, “Yeni Bir Dünyaya Uyanmak” temasıyla 2 günde 7500’e yakın katılımcıyı ağırladı

Korona virüs salgını ile dünyanın dört bir yanında milyarlarca kişinin evinde kalmaya ve çalışmaya başlaması, siber güvenlik düzleminde saldırı sıklığını artırırken, yeni saldırı yöntemlerinin de ortaya çıkmasına sebep oldu.

2020’nin en kapsamlı ve ilk sanal siber güvenlik konferansı
Uzmanların yeni bir dünyaya adım attığımızı vurguladığı bu dönemde, Innovera da 2020’nin en kapsamlı siber güvenlik konferansı VShield ile salgın döneminin etkilerinin değerlendirildiği, iş dünyasının geleceğe güvenli adım atabilmeleri için gerekenlerin konuşulduğu bir platform oldu. Konferansta dünyaca ünlü siber güvenlik uzmanlarının yanı sıra, Türkiye’nin kamu, havacılık, finans, telekomünikasyon gibi sektörlerinden önde gelen üst düzey ve bilgi güvenliği yöneticilerinin oturumları yer aldı.

Innovera CEO’su Gökhan Say, VShield hakkında şöyle konuştu: ‘’VShield, bizim açımızdan tam tabiriyle Korona virüs’e karşı bir başkaldırıydı. Yıllardır yaptığımız Shield Güvenlik Konferansını pandemi yüzünden yapamayacağımızı anladığımızda dünyanın en büyük güvenlik üreticilerinin de desteğiyle toplam 150 kişilik bir ekiple VShield üzerine çalışmaya başladık. Neticede VShield, 2 günde, toplam 7500 misafirin ağırlandığı, 90’nın üzerinde konuşmacının katkılarıyla açılış konuşmaları, Üst Düzey Yönetici panelleri, başarı hikayeleri, teknik eğitimler, hatta siber poligon yarışmaları olmak üzere 70’in üzerinde oturumun gerçekleştirildiği ve 65 saatin üzerin canlı yayının yapıldığı dünyanın en kapsamlı Sanal Siber Güvenlik Konferansına dönüştü. Kısacası her sene yaptığımız Shield Konferansı’ndan bile daha zengin bir içerik sunarak bir kere daha çıtayı yukarı taşıdık ve Sanal Ortamda da bunun yapılabileceğini kanıtladık” dedi.

Dünya korona virüse karşı birleşirken, hacker’lar hastanelere saldırıyor
Say, sözlerine şöyle devam etti: “Hackerlar ne kadar acımasız olduklarını bir kez daha kanıtladılar. Bugüne kadar kritik altyapılara olan saldırılar hep mevcuttu, ancak son dönemde hastanelere bile siber saldırılar düzenleniyor. Akıllı olmayan şehirler bile hackerların hedefi haline gelebiliyor. Bu tip saldırılarda yüzde 30 artış var, oltalama saldırılarında 20 kata kadar artış yaşanıyor. Bütün dünya korona virüse karşı birlik olurken, siber suçlular bizimle değiller.”

Tüm dünyada zararlı kodlar %10, saldırılar %25 arttı
Konferansın açılış konuşmasını yapan Kaspersky CEO’su Eugene Kaspersky, siber suçluların da Kovid-19 döneminde evde kaldığını ve zararlı yazılım geliştirmek ve siber saldırılar yapabilmek için daha fazla vakitleri olduğunu söyledi. Kaspersky verilerine göre küresel olarak zararlı kod oranının bu dönemde yüzde 10, saldırıların ise yüzde 25 arttığını belirten Eugene Kaspersky, korona virüs sonrası için “Büyük kurumların bilgi güvenliği departmanları var, ancak KOBİ’ler, küçük işletmeler çalışan, deneyim ve bilgi gibi kaynaklara büyük işletmeler kadar kolay erişemiyor. Siber güvenlik dünyası olarak küçük işletmelere özel servisleri artırmamız, onlara yardımcı olmamız gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

Siber güvenliğin geleceğinde konsolidasyon ve otomasyon yatıyor
Fortune 100 şirketlerinin %80’den fazlasının güvenlik çözümlerini kullandığı Palo Alto Networks Kurucusu ve CTO’su Nir Zuk, ağ güvenliği konusundaki başarılarını tüm siber güvenlik ekosistemine yaymak için inovatif bir platform yaratmanın ilk iş olduğunu söyledi. Zuk, siber güvenlik operasyon merkezlerinin çok sayıda teknolojik çözüm ve hacker’ları kullandığı otomasyonla mücadelede yorgun düştüğünü gözlemlediklerini belirtti. Zuk’a göre, bunun çaresi bulut, kurum içi sistemler ve uygulamalarla dolu bir dünyada, çok sayıda farklı çözüm yerine konsolide olmuş bir platforma yönelmek ve akıllı otomasyon ile iş yükünü azaltmak.

Kamu politikalarının siber güvenliği kapsaması gerekiyor
En çok satanlar listesine giren siber güvenlik kitaplarının yazarı ve Güvenlik Teknolojisti Bruce Schneier, teknoloji ve kamu politikalarının birbirinden ayrı düştüğünü ve yeniden bir araya gelmesi gerektiğini belirtti. Teknolojideki üstel gelişim ile artık her cihazın temelde bir bilgisayar olduğunu ve bu bilgisayarların artık dünyayı fiziksel olarak etkilediğine değinen Schneier, kişisel cihazların bir nevi casusluk amacıyla kullanılabileceğini, ancak olması gereken şifreleme düzeyinin, verilere şifrelemeyi yapan kurumlarca bile erişilememesi gerektirdiğini söyledi.

Korona virüs temas takibinde gizliliği korumak mümkün mü?
Gizllik Uzmanı Emerald de Leeuw, merkezi olmayan uygulamaların daha başarılı olduğunu belirtti. Korona virüs için geliştirilen merkezi olmayan, gizlilik koruyan, konum yerine yakınlık takibi yapabilen, açık kaynaklı DP-3T protokolünü tavsiye eden de Leeuw, kalıcı bir gözetleme isteyip istemediğimize karar vermemiz gerektiğini ve bu uygulamaların ikincil amaçlarından ve verilerin daha sonra başka verilerle birleştirilip birleştirilmeyeceğinden emin olmanın faydalı olduğunu söyledi.

Bilgi Güvenliği Üst Yöneticilerine (CISO’lara) önemli tavsiyeler
“Siber Güvenliğin ve Dijital Güvenin Geleceğini Şekillendirmek” oturumunda, siber saldırganlığın da bir kariyer haline dönüştüğü ve risksiz görüldüğü için bu yönde bir eğilim olduğu ifade edilirken, Tasarım ile Güvenli (Secure by Design) konseptinin altı çizildi.

Özellikle kriz dönemlerinde güvenliği tasarımsal olarak belirlemek önem taşıyor, çünkü pandemi öncesinde bir ürünü pazara çıkartmak için gereken süre azalmıştı ancak pandemiyle bu süre iyice kısalmış durumda. Bu sebeple geliştirme aşamasında siber güvenliği entegre etmek, sonradan yaşanacak vakit kayıplarının ve yeterince güvenli olmayan bir ürünün yaşatacağı kayıpların önüne geçecektir.


Avustralya'da kurumlar kapsamlı bir siber saldırı altında

Avustralya Başbakanı Scott Morrison, ülkedeki özel kurumlar ve kamu kurumlarının devlet tabanlı bir siber aktörün kapsamlı saldırısı altında olduğunu açıkladı


Avustralya Başbakanı Scott Morrison düzenlediği basın toplantısında, ülkedeki kurumların karmaşık bir siber saldırıya maruz kaldığını söyledi.

Saldırının kaynağına ilişkin "devlet tabanlı" ifadesini kullanan ancak ülke ismi vermeyen Morrison, "Hedeflemenin ölçeği, niteliği ve kullanılan yöntem nedeniyle karmaşık, devlet tabanlı bir siber aktör olduğunu biliyoruz. Avustralya hükümeti siber saldırı tehdidinin farkında ve tetikte." dedi.

Saldırının ardında hangi ülkenin olduğunu açıklamayacağını belirten Morrison, bu devletin Çin olup olmadığı yönündeki soruya şöyle cevap verdi:

"Avustralya hükümeti bu konularla ilgili herhangi bir aleni atıfta bulunmuyor.
Bunun devlet temelli bir aktörün eylemleri olduğuna eminiz. Bundan daha ileri gitmedik. Başkalarının yaptığı spekülasyonlara karışamam."

Morrison, saldırı nedeniyle şu ana kadar büyük ölçekli bir ihlalin yaşanmadığını, Avustralya güvenlik birimlerinin müttefikleri ve ortaklarıyla yakın iş birliği içinde çalıştığını dile getirdi.

Ülke basınında yer alan haberlerde ise siber saldırının arkasındaki devletin Çin olduğu iddia edildi.