Manisa'da MHP'li bir belediyenin merkezi sistemiyle yapılan yayına giren kişi ya da kişiler, hoparlörden Kürtçe türkü yayını yaptılar
Merkezi sistemle yayın yapılan MHP'li Turgutlu Belediyesi'nin hoparlöründen, dün saat 14.40'ta, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından Kürtçe müzik çalındı. İlçenin tamamını kapsamasına rağmen yapılan yayın, sadece Ege Umut Hastanesi çevresi, Urganlı Mahallesi, Derbent Mahallesi, Alpaslan Türkeş Meydanı ve Selvilitepe Mahallesi'nden duyuldu.
Doğan Haber Ajansı'nın (DHA) haberine göre yayını duyup, anlam veremeyenler ise tepki duruma gösterdi.
'İLLEGAL YÖNTEMLERLE MÜDAHALE, KANUNSUZ YAYIN'
Turgutlu Belediyesi'nce konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi:
"Kamuoyuna önemle duyurulur. 25.02.2018 tarihinde 14.40 sıralarında, belediyemiz merkezi yayın sistemine bağlı ancak telsiz frekans sistemiyle çözülen bazı mahallelerimizdeki anons sistemine, illegal yöntemlerle müdahalede bulunulmuştur. Belediyemiz kontrolü dışında 1- 2 dakika süreli kanunsuz yayın yapılmıştır. Konu, ilgili mercilere iletilmiş olup, şüphelilerin yakalanması amacıyla Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gerekli soruşturma başlatılmıştır. Kamuoyuna saygılarımızla bildiririz."
27 Şubat 2018 Salı
Sosyal medyada koyduğunuz şifrelere dikkat edin
Bitdefender antivirüs, siber saldırılara maruz kalmamak için önemli uyarılarda bulunuyor
Yapılan son araştırmaya göre, İngiltere’deki gençlerin %50’sinden fazlası birden fazla çevrimiçi hesap için aynı şifreyi kullanıyor. Üstelik bu şifreler çoğunlukla kullanıcıların sosyal medya profillerinden kolayca toplanabilecek evcil hayvan adlarını, aile üyelerini veya kişisel bilgilerini içeriyor. Bu durumun yaratacağı riskleri anlamadıkları takdirde kullanıcıların güvenliği konusunda en iyi uygulamaların dahi yetersiz kalacağını belirten global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs, aynı şifreyi tekrar tekrar kullanma alışkanlığından kurtaracak önerilerde bulunuyor.
Genç İngilizleri hedef alan hackerlar, hedeflerine düşündüklerinden daha kolay ulaşabilirler. Çünkü Birleşik Krallık Hükümeti’nin en son gerçekleştirdiği Siber Bilinçlendirme Kampanyası’na göre, 18-25 yaş aralığındaki İngiliz gençlerin yarısından fazlası, sosyal medya ve alışveriş sitelerini de içeren birden çok çevrimiçi hesap için aynı şifreyi tekrar tekrar kullanıyor. Anket sonuçlarında, katılımcıların sahip oldukları 21 çevrimiçi hesapta aynı şifreyi kullandıkları görülüyor. Üstelik bu şifreler çoğunlukla kullanıcıların sosyal medya profillerinden kolayca toplanabilecek evcil hayvan adlarını, aile üyelerini veya kişisel bilgilerini içeriyor.
Bu durum yeterince kötü değilmiş gibi, gençlerin %79'u, banka hesap özetleri ve detayları ile pasaport bilgilerini de içeren hassas verilerini aktarmak için mesajlaşma uygulamalarını kullandıklarını belirtiyor. Çevrimiçi gönderilen hiçbir bilgi silinmiyor ve üçüncü taraflar tarafından manipüle edilmeye hazır bir şekilde bulutta veya gelen kutusunda kalıyor.
Gençlerin yaygın şekilde sergiledikleri bu dikkatsiz davranış güvenlik uzmanlarının yeni rastladığı bir durum değil. İngiltere'de hükümet, kendi kendilerini maruz bıraktıkları risklere karşı kullanıcıları eğitmek ve veri ihlalleri ile nasıl mücadele edecekleri konusunda bilinçlendirmek için milyonlarca sterlin harcıyor. Gençler, veri hırsızlığı ve kimlik dolandırıcılığı risklerine göz yuman ve mevcut olsa dahi iki faktörlü kimlik doğrulama kurulumunu ihmal eden en dikkatsiz çevrimiçi kullanıcı grubu olarak tanımlanıyor.
Güvenlik uzmanlarının, kullanıcıların davranışlarını değiştirmeye ve siber güvenlik uygulamalarını geliştirmeye yönelik çabalarına karşın, sadece tehdit görünümünde daha kötüye giden bir değişiklik yaşandığı görülüyor. İngiltere Hükümeti’ne göre, kullanıcılar riskleri anlamakta güçlük çekiyorlar ve kendilerinin başına gelmeyeceğini düşünüyorlar.
Eylemlerin veya tehditlerin ciddiyetini anlamadıkları takdirde kullanıcıların güvenliği konusunda en iyi uygulamalar dahi yetersiz kalıyor. Bitdefender Antivirüs uzmanlarına göre 21 çevrimiçi hesap için 21 güçlü parolanın olması gerekiyor. Özellikle IoT cihazların entegrasyonunun bizi internete daha fazla bağlı kılmasıyla, saldırıların artarak devam etmesi bekleniyor.
Tüm Çevrimiçi Hesaplarınızda Aynı Şifreyi Kullanmaya Son Verin
Global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs’e göre hesaplarınızı ve verilerinizi siber saldırılardan korumak için, aynı şifreleri birden çok hesapta kullanmaya derhal son vermeniz gerekiyor. Tüm hesaplarınızın, özellikle de perakende, finans, seyahat ve devlet kurumları ile ilgili hesapların, güçlü ve benzersiz şifrelerle korunması ciddi önem taşıyor. Güçlü bir şifrenin en az 8 karakter olması ve büyük harf, küçük harf, rakam ve özel karakterlerden oluşan bir karışım içermesi gerekiyor. Bitdefender Antivirüs’ün aynı şifreyi tekrar tekrar kullanma alışkanlığından kurtulmanıza yardımcı olacak bazı ek ipuçları ise şöyle:
İki faktörlü kimlik doğrulamasını etkinleştirin. Tüm çevrimiçi hesaplarda, özellikle hedef kitlesi yüksek web sitelerinde ve sosyal medya ve çevrimiçi bankacılık hesapları gibi uygulamalarda, iki faktörlü kimlik doğrulamasını etkinleştirin.
Giriş bildirimlerini etkinleştirin. Şüpheli hesap etkinliğini ve giriş denemelerini proaktif bir şekilde izlemek için giriş bildirimlerini metin veya e-posta yoluyla etkinleştirin.
Bir şifre yöneticisi kullanın. Uzun ve karmaşık şifreler oluşturmakta ve yönetmekte zorluk çekiyorsanız, Bitdefender Password Manager gibi bir şifre yöneticisi kullanın. Password Manager, parolalarınızı takip etmenizi, gizliliğinizi korumanızı ve güvenli bir tarayıcı deneyimi yaşamanızı sağlar. Kimlik bilgilerinize erişmek için tek bir ana şifre kullanan Password Manager, şifrelerinizi güvende tutmanızı kolaylaştırır. Çevrimiçi etkinlikleriniz için en iyi korumayı sunan Password Manager, Bitdefender Safepay™ ile entegre çalışır ve özel verilerinizin tehlikeye atılacağı çeşitli yollar için birleşik bir çözüm sunar.
Şifrelerinizi yılda iki kez güncelleyin. Güçlü bir parola olsa bile parolalarınızı yılda iki kez güncelleyin. Bir veri ihlali aylar hatta yıllar sonra ortaya çıksa da bu sizi korsanların bir adım önünde tutacaktır.
Yapılan son araştırmaya göre, İngiltere’deki gençlerin %50’sinden fazlası birden fazla çevrimiçi hesap için aynı şifreyi kullanıyor. Üstelik bu şifreler çoğunlukla kullanıcıların sosyal medya profillerinden kolayca toplanabilecek evcil hayvan adlarını, aile üyelerini veya kişisel bilgilerini içeriyor. Bu durumun yaratacağı riskleri anlamadıkları takdirde kullanıcıların güvenliği konusunda en iyi uygulamaların dahi yetersiz kalacağını belirten global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs, aynı şifreyi tekrar tekrar kullanma alışkanlığından kurtaracak önerilerde bulunuyor.
Genç İngilizleri hedef alan hackerlar, hedeflerine düşündüklerinden daha kolay ulaşabilirler. Çünkü Birleşik Krallık Hükümeti’nin en son gerçekleştirdiği Siber Bilinçlendirme Kampanyası’na göre, 18-25 yaş aralığındaki İngiliz gençlerin yarısından fazlası, sosyal medya ve alışveriş sitelerini de içeren birden çok çevrimiçi hesap için aynı şifreyi tekrar tekrar kullanıyor. Anket sonuçlarında, katılımcıların sahip oldukları 21 çevrimiçi hesapta aynı şifreyi kullandıkları görülüyor. Üstelik bu şifreler çoğunlukla kullanıcıların sosyal medya profillerinden kolayca toplanabilecek evcil hayvan adlarını, aile üyelerini veya kişisel bilgilerini içeriyor.
Bu durum yeterince kötü değilmiş gibi, gençlerin %79'u, banka hesap özetleri ve detayları ile pasaport bilgilerini de içeren hassas verilerini aktarmak için mesajlaşma uygulamalarını kullandıklarını belirtiyor. Çevrimiçi gönderilen hiçbir bilgi silinmiyor ve üçüncü taraflar tarafından manipüle edilmeye hazır bir şekilde bulutta veya gelen kutusunda kalıyor.
Gençlerin yaygın şekilde sergiledikleri bu dikkatsiz davranış güvenlik uzmanlarının yeni rastladığı bir durum değil. İngiltere'de hükümet, kendi kendilerini maruz bıraktıkları risklere karşı kullanıcıları eğitmek ve veri ihlalleri ile nasıl mücadele edecekleri konusunda bilinçlendirmek için milyonlarca sterlin harcıyor. Gençler, veri hırsızlığı ve kimlik dolandırıcılığı risklerine göz yuman ve mevcut olsa dahi iki faktörlü kimlik doğrulama kurulumunu ihmal eden en dikkatsiz çevrimiçi kullanıcı grubu olarak tanımlanıyor.
Güvenlik uzmanlarının, kullanıcıların davranışlarını değiştirmeye ve siber güvenlik uygulamalarını geliştirmeye yönelik çabalarına karşın, sadece tehdit görünümünde daha kötüye giden bir değişiklik yaşandığı görülüyor. İngiltere Hükümeti’ne göre, kullanıcılar riskleri anlamakta güçlük çekiyorlar ve kendilerinin başına gelmeyeceğini düşünüyorlar.
Eylemlerin veya tehditlerin ciddiyetini anlamadıkları takdirde kullanıcıların güvenliği konusunda en iyi uygulamalar dahi yetersiz kalıyor. Bitdefender Antivirüs uzmanlarına göre 21 çevrimiçi hesap için 21 güçlü parolanın olması gerekiyor. Özellikle IoT cihazların entegrasyonunun bizi internete daha fazla bağlı kılmasıyla, saldırıların artarak devam etmesi bekleniyor.
Tüm Çevrimiçi Hesaplarınızda Aynı Şifreyi Kullanmaya Son Verin
Global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs’e göre hesaplarınızı ve verilerinizi siber saldırılardan korumak için, aynı şifreleri birden çok hesapta kullanmaya derhal son vermeniz gerekiyor. Tüm hesaplarınızın, özellikle de perakende, finans, seyahat ve devlet kurumları ile ilgili hesapların, güçlü ve benzersiz şifrelerle korunması ciddi önem taşıyor. Güçlü bir şifrenin en az 8 karakter olması ve büyük harf, küçük harf, rakam ve özel karakterlerden oluşan bir karışım içermesi gerekiyor. Bitdefender Antivirüs’ün aynı şifreyi tekrar tekrar kullanma alışkanlığından kurtulmanıza yardımcı olacak bazı ek ipuçları ise şöyle:
İki faktörlü kimlik doğrulamasını etkinleştirin. Tüm çevrimiçi hesaplarda, özellikle hedef kitlesi yüksek web sitelerinde ve sosyal medya ve çevrimiçi bankacılık hesapları gibi uygulamalarda, iki faktörlü kimlik doğrulamasını etkinleştirin.
Giriş bildirimlerini etkinleştirin. Şüpheli hesap etkinliğini ve giriş denemelerini proaktif bir şekilde izlemek için giriş bildirimlerini metin veya e-posta yoluyla etkinleştirin.
Bir şifre yöneticisi kullanın. Uzun ve karmaşık şifreler oluşturmakta ve yönetmekte zorluk çekiyorsanız, Bitdefender Password Manager gibi bir şifre yöneticisi kullanın. Password Manager, parolalarınızı takip etmenizi, gizliliğinizi korumanızı ve güvenli bir tarayıcı deneyimi yaşamanızı sağlar. Kimlik bilgilerinize erişmek için tek bir ana şifre kullanan Password Manager, şifrelerinizi güvende tutmanızı kolaylaştırır. Çevrimiçi etkinlikleriniz için en iyi korumayı sunan Password Manager, Bitdefender Safepay™ ile entegre çalışır ve özel verilerinizin tehlikeye atılacağı çeşitli yollar için birleşik bir çözüm sunar.
Şifrelerinizi yılda iki kez güncelleyin. Güçlü bir parola olsa bile parolalarınızı yılda iki kez güncelleyin. Bir veri ihlali aylar hatta yıllar sonra ortaya çıksa da bu sizi korsanların bir adım önünde tutacaktır.
25 Şubat 2018 Pazar
2017 yılında Türkiye genelindeki siber tehdit verileri
Invictus Europe ekibi tarafından oluşturulan ve 2012 yılından bu yana hizmet veren Ulusal Siber Tehdit Ağı (U.S.T.A) 2017 yılına ait siber tehdit verilerini paylaştı. Kimlik hırsızlığından tutun da oltalama saldırılarına kadar pek çok konu hakkında detaylar paylaşan U.S.T.A, en çok finans sektörüne hizmet veriyor.
Finans sektörünün yanı sıra ödeme sistemleri, e-ticaret, enerji ve havacılık gibi sektörlere de hizmet veren Ulusal Siber Tehdit Ağı’nın paylaştığı verilere göre 2017 yılında U.S.T.A platformunda Türkiye genelinde 13 bin 926 oltalama saldırısı tespit edildi. Bir önceki sene ile karşılaştıracak olursak 2016 yılında U.S.T.A platformunda Türkiye genelinde sadece 2 bin 254 oltalama saldırısı tespit edilmişti.
31 bin 352 adet çalıntı nüfus cüzdanı ve pasaport bildirimi
Ülkemizde çalıntı kredi kart bildirimleri 2017 yılında 115 bin 814 olarak gözlemlenirken, tespit edilen çalıntı kredi kartı sayısı ise geçen seneye oranla yüzde 10 artarak 2.8 milyona çıktı. Kimlik hırsızlığı ile ilgili de önemli veriler paylaşan U.S.T.A, geçtiğimiz yıl içinde Türkiye’de toplamda 31 bin 352 adet çalıntı nüfus cüzdanı ve pasaport bildirimi oluşturulduğunu da tespit etti.
2017 yılında ülkemizde toplamda 1661 kurumsal e-posta sızıntısı vakası tespit eden Ulusal Siber Tehdit Ağı, toplam 50 binin üzerinde kritik kurum personeline ait e-posta adresi ve parola bilgisinin bildirildiğini gözlemledi.
Paylaşılan verilere göre kritik kurumlar ve müşterilerini etkileyen siber kampanyaları ile ilgili Türkiye’de toplam 1346 vaka işlendiği tespit edilirken, U.S.T.A platformunda toplam 103 adet güvenlik zafiyeti bildirimi gözlemlendi. Dilerseniz raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Finans sektörünün yanı sıra ödeme sistemleri, e-ticaret, enerji ve havacılık gibi sektörlere de hizmet veren Ulusal Siber Tehdit Ağı’nın paylaştığı verilere göre 2017 yılında U.S.T.A platformunda Türkiye genelinde 13 bin 926 oltalama saldırısı tespit edildi. Bir önceki sene ile karşılaştıracak olursak 2016 yılında U.S.T.A platformunda Türkiye genelinde sadece 2 bin 254 oltalama saldırısı tespit edilmişti.
31 bin 352 adet çalıntı nüfus cüzdanı ve pasaport bildirimi
Ülkemizde çalıntı kredi kart bildirimleri 2017 yılında 115 bin 814 olarak gözlemlenirken, tespit edilen çalıntı kredi kartı sayısı ise geçen seneye oranla yüzde 10 artarak 2.8 milyona çıktı. Kimlik hırsızlığı ile ilgili de önemli veriler paylaşan U.S.T.A, geçtiğimiz yıl içinde Türkiye’de toplamda 31 bin 352 adet çalıntı nüfus cüzdanı ve pasaport bildirimi oluşturulduğunu da tespit etti.
2017 yılında ülkemizde toplamda 1661 kurumsal e-posta sızıntısı vakası tespit eden Ulusal Siber Tehdit Ağı, toplam 50 binin üzerinde kritik kurum personeline ait e-posta adresi ve parola bilgisinin bildirildiğini gözlemledi.
Paylaşılan verilere göre kritik kurumlar ve müşterilerini etkileyen siber kampanyaları ile ilgili Türkiye’de toplam 1346 vaka işlendiği tespit edilirken, U.S.T.A platformunda toplam 103 adet güvenlik zafiyeti bildirimi gözlemlendi. Dilerseniz raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Apple, Unicode sistemiyle çöken Mac ve iOS’lar için güncelleme getirdi
Geçtiğimiz hafta, mobil cihazlar için gizli ve güvenli bir tarayıcı deneyimi sunan Aloha Browser‘ın geliştiricileri, Apple cihazlarını etkileyen bir hata keşfetmişti. Unicode’un İngilizce dil seçeneğinde olmayan iki sembol, önceden tanımlanmış San Francisco fontunu kullanan Apple cihazlarının çökmesine neden oluyor, bu da iPhone‘ların iPad‘lerin, Mac‘lerin ve hatta watchOS‘ların zarar görmesine neden oluyordu.
Bu iki sembolden birinin bir uygulama içinde oynatılması halinde ise uygulamanın yazılımı anında çöküyor, bu durumun sonucunda genellikle uygulama tekrar açılamıyor ve uygulamanın yeniden indirilmesi gerekiyordu. Aloha Browser ekibi, Apple’a bu konuda bilgi verdiklerini de söylemişti.
Apple da bu sorunun çözümü için elini çabuk tuttu ve bu önemli sorunu, iOS için 11.2.6 ve macOS için 10.13.3 sürümü ile bugün giderdi. Şimdiye kadar Mail, Twitter, Mesajlar, Slack, Instagram ve Facebook uygulamalarının çökmesine neden olan bu sembollerin, yeni sürümler sonrasında sorun yaratmayacağı düşünülüyor. Yeni sürümler, bu hatanın çözümüne ek olarak, bazı üçüncü taraf uygulamalarının yarattığı sorunları da ortadan kaldırıyor.
Şu anda Apple cihazlarınızda güncellemeler mevcut bulunuyordur. Değilse bile üzülmeyin, her iki güncellemeyi de Apple’ın kendi sitesinden sorunsuz olarak indirebiliyorsunuz.
https://support.apple.com/en-us/HT201222
Bu iki sembolden birinin bir uygulama içinde oynatılması halinde ise uygulamanın yazılımı anında çöküyor, bu durumun sonucunda genellikle uygulama tekrar açılamıyor ve uygulamanın yeniden indirilmesi gerekiyordu. Aloha Browser ekibi, Apple’a bu konuda bilgi verdiklerini de söylemişti.
Apple da bu sorunun çözümü için elini çabuk tuttu ve bu önemli sorunu, iOS için 11.2.6 ve macOS için 10.13.3 sürümü ile bugün giderdi. Şimdiye kadar Mail, Twitter, Mesajlar, Slack, Instagram ve Facebook uygulamalarının çökmesine neden olan bu sembollerin, yeni sürümler sonrasında sorun yaratmayacağı düşünülüyor. Yeni sürümler, bu hatanın çözümüne ek olarak, bazı üçüncü taraf uygulamalarının yarattığı sorunları da ortadan kaldırıyor.
Şu anda Apple cihazlarınızda güncellemeler mevcut bulunuyordur. Değilse bile üzülmeyin, her iki güncellemeyi de Apple’ın kendi sitesinden sorunsuz olarak indirebiliyorsunuz.
https://support.apple.com/en-us/HT201222
Tek bir Unicode sembolüyle Mac ve iOS uygulamaları çöküyor
Mobil telefonlar için gizli ve güvenli bir tarayıcı deneyimi sunan Aloha Browser‘ın geliştiricileri, Apple’ın bir çok cihazını etkileyen bir hata keşfetti. Unicode’un İngilizce dil seçeneğinde olmayan iki sembol, önceden tanımlanmış San Francisco fontunu kullanan Apple cihazlarının çökmesine neden oluyor. Üstelik bu hata, sembolü içeren metnin ekranda gösterilmesiyle birlikte iPhoneların iPadlerin, Maclerin ve hatta Watch OSların çöküşünü tetikliyor.
Bu iki sembolden birinin bir uygulama içinde oynatılması halinde ise uygulamanın yazılımı anında çöküyor. Bu durumun sonucunda genellikle uygulama tekrar açılamıyor ve uygulamanın yeniden indirilmesi gerekiyor. Techcrunch’ın paylaştığına göre bu durum şimdiye kadar iOS’un daha eski bir versiyonunu bulunduran iki iPhone’da, iOS 11.2.5 işletim sistemiyle çalışan bir iPhone’da ve High Sierra ile çalışan bir MacBook’da test edildi.
Şimdiye kadar Mail, Twitter, Mesajlar, Slack, Instagram ve Facebook uygulamalarının çökmesine neden olan bu semboller aynı zamanda Mac için bir kopyala – yapıştır eklentisi olan Jumpcut’ı da etkiledi. Mac için tasarlanan Chrome tarayıcısı ise sembolü bir sorun yaşamadan açabildi. Ancak bir süre sonra Chrome’un çöktüğü ve kaldırılıp yeniden indirilmediği sürece tarayıcının açılamadığı gözlemlendi.
Bu arada Aloha Browser ekibi, Apple’ın bu hatadan haberi olduğunu ve başka bir ekibin önceden kendilerine bu hatayı bildirmiş olabileceğini belirtti. Apple ise basına yaptığı açıklamada bu hatanın yakın zamanda düzeltileceğini ifade etti. Görünen o ki; bu hata yazılımın sadece güncel versiyonlarını etkiliyor. iOS, tvOS, macOS ve watchOS betalarında bu hatanın çoktan düzeltildiğini de ekleyelim.
Bir çok uygulamayı etkileyen bu hatanın giderilememesi halinde ise Apple kullanıcılarını zor günler bekliyor. Ne de olsa kötü niyetli kullanıcıların tek bir e-posta veya mesaj ile bireyleri hedef alması çok da zor değil. Umarız Apple bu hatanın düzeltilmesi konusunda elini çabuk tutar.
Bu iki sembolden birinin bir uygulama içinde oynatılması halinde ise uygulamanın yazılımı anında çöküyor. Bu durumun sonucunda genellikle uygulama tekrar açılamıyor ve uygulamanın yeniden indirilmesi gerekiyor. Techcrunch’ın paylaştığına göre bu durum şimdiye kadar iOS’un daha eski bir versiyonunu bulunduran iki iPhone’da, iOS 11.2.5 işletim sistemiyle çalışan bir iPhone’da ve High Sierra ile çalışan bir MacBook’da test edildi.
Şimdiye kadar Mail, Twitter, Mesajlar, Slack, Instagram ve Facebook uygulamalarının çökmesine neden olan bu semboller aynı zamanda Mac için bir kopyala – yapıştır eklentisi olan Jumpcut’ı da etkiledi. Mac için tasarlanan Chrome tarayıcısı ise sembolü bir sorun yaşamadan açabildi. Ancak bir süre sonra Chrome’un çöktüğü ve kaldırılıp yeniden indirilmediği sürece tarayıcının açılamadığı gözlemlendi.
Bu arada Aloha Browser ekibi, Apple’ın bu hatadan haberi olduğunu ve başka bir ekibin önceden kendilerine bu hatayı bildirmiş olabileceğini belirtti. Apple ise basına yaptığı açıklamada bu hatanın yakın zamanda düzeltileceğini ifade etti. Görünen o ki; bu hata yazılımın sadece güncel versiyonlarını etkiliyor. iOS, tvOS, macOS ve watchOS betalarında bu hatanın çoktan düzeltildiğini de ekleyelim.
Bir çok uygulamayı etkileyen bu hatanın giderilememesi halinde ise Apple kullanıcılarını zor günler bekliyor. Ne de olsa kötü niyetli kullanıcıların tek bir e-posta veya mesaj ile bireyleri hedef alması çok da zor değil. Umarız Apple bu hatanın düzeltilmesi konusunda elini çabuk tutar.
Facebook'ta büyük tuzak!
Uzmanlar son dakikaya kadar fark edilemeyen virüs konusunda uyarıyor. Sinsi hacker grubunun sahte Facebook profilleri oluşturarak Android casus yazılımı yaydıkları ortaya çıktı
En büyük sosyal medya platformlarından olan Facebook hackerların hedefleri arasında yer alıyor. Uluslararası basında konu olan ve Webtekno tarafından aktarılan haberlere göre, Çek bilgi teknolojileri güvenliği araştırmacıları ve Avast araştırmacıları, Facebook üzerinden yayılan yeni bir Android casus yazılımı keşfettiler. Kadın hesaplarıyla Facebook’tan ekleyen kişiler, inanılmaz vurgun yaptı.
FACEBOOK’TAN KADIN HESABI GİBİ EKLİYORLAR!
Facebook kadın profili açan siber korsanlar, bu sahte profillerle seçtikleri kurbanları ile iletişime geçtiler. İletişimi bir miktar arttıran korsanlar, kurbanlarına ‘flörtleşmek' amacı ile Kik Messenger uygulamasına geçmeyi önerdi ve bir indirme bağlantısı gönderdi. Bağlantıya tıklayanları ise sahte bir Kik Messenger uygulaması bekliyordu. Uygulamayı yükleyen kurbanlar casus yazılımında cihazlarına erişimine izin vermiş oluyorlardı. Siber korsanlar bu sayede binlerce insanın fotoğraflarını, rehberini, arama kayıtlarını, konumunu, SMS'lerini ve daha pek çok kişisel bilgisini elde etmeyi başardı.
KORUNMAK İÇİN TANIMADIĞINIZ KİŞİLERİ KABUL ETMEYİN…
Araştırmacılar, Tempting Cedar Spyware olarak adlandırdıkları casus yazılımı tespit ettikleri anda hemen peşine düştüler. Giriş faaliyetleri ve IP adreslerini izleyen araştırmacılar, tam emin olmamakla birlikte yazılımın Lübnan merkezli olduğunu ortaya çıkardı. Bu tip virüslerden korunmak için mümkünse tanımadığınız kişileri arkadaş olarak eklememeniz ve güvenmediğiniz linklere tıklamamanız gerekiyor…
En büyük sosyal medya platformlarından olan Facebook hackerların hedefleri arasında yer alıyor. Uluslararası basında konu olan ve Webtekno tarafından aktarılan haberlere göre, Çek bilgi teknolojileri güvenliği araştırmacıları ve Avast araştırmacıları, Facebook üzerinden yayılan yeni bir Android casus yazılımı keşfettiler. Kadın hesaplarıyla Facebook’tan ekleyen kişiler, inanılmaz vurgun yaptı.
FACEBOOK’TAN KADIN HESABI GİBİ EKLİYORLAR!
Facebook kadın profili açan siber korsanlar, bu sahte profillerle seçtikleri kurbanları ile iletişime geçtiler. İletişimi bir miktar arttıran korsanlar, kurbanlarına ‘flörtleşmek' amacı ile Kik Messenger uygulamasına geçmeyi önerdi ve bir indirme bağlantısı gönderdi. Bağlantıya tıklayanları ise sahte bir Kik Messenger uygulaması bekliyordu. Uygulamayı yükleyen kurbanlar casus yazılımında cihazlarına erişimine izin vermiş oluyorlardı. Siber korsanlar bu sayede binlerce insanın fotoğraflarını, rehberini, arama kayıtlarını, konumunu, SMS'lerini ve daha pek çok kişisel bilgisini elde etmeyi başardı.
KORUNMAK İÇİN TANIMADIĞINIZ KİŞİLERİ KABUL ETMEYİN…
Araştırmacılar, Tempting Cedar Spyware olarak adlandırdıkları casus yazılımı tespit ettikleri anda hemen peşine düştüler. Giriş faaliyetleri ve IP adreslerini izleyen araştırmacılar, tam emin olmamakla birlikte yazılımın Lübnan merkezli olduğunu ortaya çıkardı. Bu tip virüslerden korunmak için mümkünse tanımadığınız kişileri arkadaş olarak eklememeniz ve güvenmediğiniz linklere tıklamamanız gerekiyor…
2018'de bu siber tehlikelere dikkat
Sanal dünya neredeyse gerçeğinden daha hızlı dönerken, bu hızı sağlayan teknolojik altyapılar 2018’de de giderek artan siber risklerle karşılaşacak
Dijitalleşmeyle birlikte şirketlerin varlıkları siber ağlar üzerine taşınıyor; Nesnelerin interneti, giyilebilir cihazlar, artan bulut platformu kullanımı, Endüstri 4.0, finansal dünyanın ‘sanalize’ olması derken yaşam artık arka planda sorunsuz çalışması gereken ağ altyapıları üzerinde duruyor.
Ancak bu durum dijital dönüşüm yolculuğuna çıkan kurumlar için başta kişisel verilerin gizliliği olmak üzere dikkat edilmesi gereken pek çok unsuru da beraberinde getiriyor. 2018 içinde karşılaşılması öngörülen tehlikelere karşı kurumları uyaran Innovera Genel Müdürü Gökhan Say, hangi konularda önlem alınması gerektiğini şöyle sıralıyor:
Nesnelerin interneti (IOT):
Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Endüstri 4.0 varsa nesnelerin interneti ile yolunuz kesişecek demektir. 2018’deki küresel IoT (Internet of Things) harcamalarını 772 milyar dolar olarak öngören IDC, güvenli yazılım oranının ise 2021’de yüzde 55’e yükselmesini bekliyor. “Ağa bağlı milyarlarca cihaz” olarak tanımlanan bu alanda yapacağınız yatırımlarda güvenlik başlığını ilk sıraya almanız önem taşıyor. Kritik sektörler: Üretim, telekom, kamu, perakende, enerji.
Kişisel verilerin gizliliği:
Özellikle Avrupa Birliği bünyesinde alınan ve 2018 başında yürürlüğe giren MIFID II gibi yeni kriterler bu alandaki siber risklerin boyutunu ortaya koyuyor. Alacağınız önlemlerle hem uluslararası güvenlik normlarına uyumlu hem de müşterilerinizi koruyan bir BT altyapısına sahip olmalısınız. Kritik sektörler: Finans, Bankacılık, Perakende, Sağlık.
Sanal paralar:
Bitcoin, Ethereum gibi sanal kripto paralar kısa sürede hızlı kazanç için cazip görünebilir. Ancak kripto para borsaları ile dijital cüzdanlar da siber saldırıların odak noktasında. 2018, dünyanın farklı bölgelerinde çalınan verilerle birlikte başladı. Dijital cüzdanını kaptıran ve şirket içi ağınıza bağlanabilen bir çalışanınız kurumunuza ait veriler için de bir risk oluşturabilir. Kritik sektörler:Finans, Bankacılık, Perakende.
Bulut güvenliği:
Dijital dönüşüm, diğer etkilerinin yanında işinize ait süreçlerin bulut platformlarına taşınması anlamına da geliyor. Bulut platformu sağlayıcınızın gerekli önlemleri almasıyla yetinmeden ek güvenlik önlemleri almalısınız. Kritik sektörler: İş süreçlerini buluta taşıyan tüm şirketler.
Otomasyon güvenliği:
Dijital dönüşümle eşanlamlı kabul edilebilecek otomasyon süreçleri de 2018’in riskli alanları arasında bulunuyor. Otomasyon için kullandığınız yan ekipmanlardan sistemi oluşturan ana cihazlara kadar risklerin proaktif bir şekilde izlenmesi gerekiyor. Innovera’nın kurucuları tarafından global marka olma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Atar Labs’ın Güvenlik Operasyon Merkezleri (Security Operation Center – SOC) için geliştirdiği tipte yazılımlar güvenlik seviyenizi yukarıya taşımanızı sağlayacaktır. Kritik sektörler: Üretim, telekom, perakende, enerji.
Uygulama ve veri güvenliği:
Gartner’ın 2017-2018 Siber Güvenlik Riskleri raporundaki beş ana başlıktan biri olan uygulama ve veri güvenliğinin önemi bu yıl daha da artacak. Dijital dönüşümle birlikte artan uygulama ve büyük veri miktarının güvenilirliği için önlem almayan şirketler 2018’i pek de iyi hatırlamayacak. Kritik sektörler: Perakende, telekom, enerji.
Yapay zeka:
Henüz emekleme safhasında olsa da 2017’de başlayıp 2020’de hızlanan ve 2025 sonrası olgunlaşan bir yapay zeka kullanımı söz konusu olacak. Dünya Ekonomik Forumu’nun raporlarına da yansıyan bu öngörü dijital dönüşümde önemli bir basamak olma niteliği taşıyor. Şirket içi verimlilik adına verilerinizi emanet ettiğiniz, bulut tabanlı bir yapay zekâ uygulaması ise sisteminiz için güvenliği zayıf arka kapılar anlamına gelebilir. Kritik sektörler: Bankacılık, sigorta, telekom, danışmanlık.
Phishing koruması:
2017, sistemleri kullanılmaz hale gelen fidye yazılımların son derece aktif olduğu bir yıl oldu. Bu durum, bilinçlenme ile birlikte azalsa da 2018’de sürecek. İşinizi doğrudan sekteye uğratacak bu tip saldırılar için hem kurum içi bilgilendirme hem de ağ altyapınızı koruyacak önlemleri devreye sokmalısınız. Kritik sektörler: E-posta iletişimi yoğun olan tüm sektörler.
DDOS atakları:
Uzun yıllardır gündemde olan bu saldırı tipi, dijital dönüşüm ve nesnelerin interneti uygulamalarının yaygınlaşmasıyla yükselmeye devam edecek. Ağınızın güvenlik seviyesini gözden geçirmek faydalı olabilir. Kritik sektörler: Orta ve büyük ölçekli, bilgisayar ve ağa bağlı donanım adedi yüksek tüm şirketler.
Dijitalleşmeyle birlikte şirketlerin varlıkları siber ağlar üzerine taşınıyor; Nesnelerin interneti, giyilebilir cihazlar, artan bulut platformu kullanımı, Endüstri 4.0, finansal dünyanın ‘sanalize’ olması derken yaşam artık arka planda sorunsuz çalışması gereken ağ altyapıları üzerinde duruyor.
Ancak bu durum dijital dönüşüm yolculuğuna çıkan kurumlar için başta kişisel verilerin gizliliği olmak üzere dikkat edilmesi gereken pek çok unsuru da beraberinde getiriyor. 2018 içinde karşılaşılması öngörülen tehlikelere karşı kurumları uyaran Innovera Genel Müdürü Gökhan Say, hangi konularda önlem alınması gerektiğini şöyle sıralıyor:
Nesnelerin interneti (IOT):
Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Endüstri 4.0 varsa nesnelerin interneti ile yolunuz kesişecek demektir. 2018’deki küresel IoT (Internet of Things) harcamalarını 772 milyar dolar olarak öngören IDC, güvenli yazılım oranının ise 2021’de yüzde 55’e yükselmesini bekliyor. “Ağa bağlı milyarlarca cihaz” olarak tanımlanan bu alanda yapacağınız yatırımlarda güvenlik başlığını ilk sıraya almanız önem taşıyor. Kritik sektörler: Üretim, telekom, kamu, perakende, enerji.
Kişisel verilerin gizliliği:
Özellikle Avrupa Birliği bünyesinde alınan ve 2018 başında yürürlüğe giren MIFID II gibi yeni kriterler bu alandaki siber risklerin boyutunu ortaya koyuyor. Alacağınız önlemlerle hem uluslararası güvenlik normlarına uyumlu hem de müşterilerinizi koruyan bir BT altyapısına sahip olmalısınız. Kritik sektörler: Finans, Bankacılık, Perakende, Sağlık.
Sanal paralar:
Bitcoin, Ethereum gibi sanal kripto paralar kısa sürede hızlı kazanç için cazip görünebilir. Ancak kripto para borsaları ile dijital cüzdanlar da siber saldırıların odak noktasında. 2018, dünyanın farklı bölgelerinde çalınan verilerle birlikte başladı. Dijital cüzdanını kaptıran ve şirket içi ağınıza bağlanabilen bir çalışanınız kurumunuza ait veriler için de bir risk oluşturabilir. Kritik sektörler:Finans, Bankacılık, Perakende.
Bulut güvenliği:
Dijital dönüşüm, diğer etkilerinin yanında işinize ait süreçlerin bulut platformlarına taşınması anlamına da geliyor. Bulut platformu sağlayıcınızın gerekli önlemleri almasıyla yetinmeden ek güvenlik önlemleri almalısınız. Kritik sektörler: İş süreçlerini buluta taşıyan tüm şirketler.
Otomasyon güvenliği:
Dijital dönüşümle eşanlamlı kabul edilebilecek otomasyon süreçleri de 2018’in riskli alanları arasında bulunuyor. Otomasyon için kullandığınız yan ekipmanlardan sistemi oluşturan ana cihazlara kadar risklerin proaktif bir şekilde izlenmesi gerekiyor. Innovera’nın kurucuları tarafından global marka olma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Atar Labs’ın Güvenlik Operasyon Merkezleri (Security Operation Center – SOC) için geliştirdiği tipte yazılımlar güvenlik seviyenizi yukarıya taşımanızı sağlayacaktır. Kritik sektörler: Üretim, telekom, perakende, enerji.
Uygulama ve veri güvenliği:
Gartner’ın 2017-2018 Siber Güvenlik Riskleri raporundaki beş ana başlıktan biri olan uygulama ve veri güvenliğinin önemi bu yıl daha da artacak. Dijital dönüşümle birlikte artan uygulama ve büyük veri miktarının güvenilirliği için önlem almayan şirketler 2018’i pek de iyi hatırlamayacak. Kritik sektörler: Perakende, telekom, enerji.
Yapay zeka:
Henüz emekleme safhasında olsa da 2017’de başlayıp 2020’de hızlanan ve 2025 sonrası olgunlaşan bir yapay zeka kullanımı söz konusu olacak. Dünya Ekonomik Forumu’nun raporlarına da yansıyan bu öngörü dijital dönüşümde önemli bir basamak olma niteliği taşıyor. Şirket içi verimlilik adına verilerinizi emanet ettiğiniz, bulut tabanlı bir yapay zekâ uygulaması ise sisteminiz için güvenliği zayıf arka kapılar anlamına gelebilir. Kritik sektörler: Bankacılık, sigorta, telekom, danışmanlık.
Phishing koruması:
2017, sistemleri kullanılmaz hale gelen fidye yazılımların son derece aktif olduğu bir yıl oldu. Bu durum, bilinçlenme ile birlikte azalsa da 2018’de sürecek. İşinizi doğrudan sekteye uğratacak bu tip saldırılar için hem kurum içi bilgilendirme hem de ağ altyapınızı koruyacak önlemleri devreye sokmalısınız. Kritik sektörler: E-posta iletişimi yoğun olan tüm sektörler.
DDOS atakları:
Uzun yıllardır gündemde olan bu saldırı tipi, dijital dönüşüm ve nesnelerin interneti uygulamalarının yaygınlaşmasıyla yükselmeye devam edecek. Ağınızın güvenlik seviyesini gözden geçirmek faydalı olabilir. Kritik sektörler: Orta ve büyük ölçekli, bilgisayar ve ağa bağlı donanım adedi yüksek tüm şirketler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
