30 Aralık 2020 Çarşamba

Salgın döneminde en çok maruz kalınan siber suç zararlı yazılım bulaşması

 İçişleri Bakanlığı, 649 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarını "Kovid-19 Pandemisi Döneminde Siber Suç Riskleri ve Güvenliğe Etkileri" ismiyle raporlaştırdı.

İçişleri Bakanlığının yaptığı araştırmaya göre, yeni tip korona virüs (Kovid-19) döneminde vatandaşların en fazla maruz kaldığı siber suç türü zararlı yazılım bulaşması oldu. Bunun en önemli nedeninin, vatandaşların bireysel siber güvenlik tedbirlerini uygulamadaki zaafiyetleri olduğu belirtildi.

İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığı, 320'si kadın olmak üzere 649 kişinin katıldığı araştırmada, Kovid-19 pandemisi sosyal izolasyonu döneminde, vatandaşların internet kullanım alışkanlıklarındaki değişimler, maruz kalınan siber suç riskler, siber tehdit algıları ve siber suç korkusunu inceledi.

Araştırmaya katılanların yüzde 90,3'ü 21-64 arası, yüzde 8,3'ü 18-20 arası ve yüzde 1,4'ü 65 ve üzeri yaştaki kişilerden oluştu.

Katılımcılardan alınan cevaplar, pandemi öncesi dönemle kıyaslanarak analiz edildi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının katkılarıyla "Kovid-19 Pandemisi Döneminde Siber Suç Riskleri ve Güvenliğe Etkileri" raporu hazırlandı.

Rapora göre, pandemi sosyal izolasyonu döneminde, Türkiye'de internet kullanım sıklığı yüzde 70 arttı.

Bu dönemde internet kullanıcılarından yüzde 39'unun internetten yaptığı alışverişler arttı, yüzde 40'ı internet bankacılığını daha fazla kullandı.

Katılımcıların yüzde 58'inin sosyal medya kullanımında, yüzde 45'inin ise internetten film ya da dizi izleme durumunda artış oldu.

Çevrim içi telekonferans araçları kullananların sayısı da bu dönemde yüzde 32 arttı.

En az bir siber suç mağduru olanların oranı yüzde 7,1

İnternetin iş, eğitim ve sosyal amaçlarla daha yoğun kullanılması, suçlular için de yeni suç imkanları yarattı.

Pandemi sürecinde katılımcıların yüzde 7,1'inin en az bir siber suçun mağduru olduğu tespit edildi.

Salgın döneminde siber ekonomik suç mağduriyeti yaşayan internet kullanıcılarının yüzde 40'ı güvenli sitelerden, yüzde 60'ı güvenli olmayan sitelerden alışveriş yaptığını belirtti.

Araştırmaya katılan kişilerden yüzde 0,8'i bilişim sistemlerine izinsiz/yetkisiz giriş (bilgisayar korsanlığı), yüzde 1,8'i kişilere karşı siber suçlar (siber taciz ve siber zorbalık), yüzde 2,3'ü siber ekonomik suçlar ve yüzde 5,1'i zararlı yazılım bulaşması mağduriyeti yaşadığını ifade etti.

Böylece zararlı yazılım bulaşması yüzde 5,1 ile pandemi döneminde en fazla maruz kalınan siber suç türü olarak kayıtlara geçti.

Raporda, vatandaşların bireysel siber güvenlik tedbirlerini uygulamadaki zaafiyetlerinin bu olumsuz sonucun ortaya çıkmasında en önemli etken olduğu belirtildi.

Araştırmaya katılanlardan yüzde 87'sinin pandemi döneminde korsan sitelerden film ya da dizi izlediğini ifade ettiği belirtilen raporda, bu davranışın, zararlı yazılım mağduriyet riskini arttırdığı kaydedildi.

Güvenli internet kullanımı için tavsiyeler

Raporda, bireysel olarak alınabilecek siber güvenlik tedbirleri şöyle sıralandı:

"Tanınan ve güvenilir çevrim içi satıcıları tercih etmek, 'Güven Damgası' olan siteleri kullanmak, URL adresinde 'https' kontrolü yapmak, banka ve kredi kartı bilgilerini sitelere kaydetmemek, güçlü ve karmaşık şifreler kullanmak, hesap özetlerini sık sık kontrol etmek, bilgisayarı düzenli olarak taramak, güvenli internet bağlantılarını kullanmak, anti-virüs ve güvenlik duvarı gibi güvenlik yazılımlarını güncellemek, kaynağı bilinmeyen e-postaları açmamak, çevrim içi alışverişte sanal kart kullanmak, kilit simgesini kontrol etmek."

Türkiye'de sadece 19 internet sitesinin siber ekonomik suçları önlemede etkili bir yöntem olarak değerlendirilen "Güven Damgası"na sahip olduğu belirtilen raporda, bu uygulamanın vatandaşlara duyurulması ve daha fazla firmanın söz konusu damgayı kullanmaya teşvikinin önemli olduğu vurgulandı.

Tübitak Bilgem Teknoloji Dergisi Eylül 2020 Bilgi Güvenliği Konusu

Pdf dokümanı olarak:

https://bilgem.tubitak.gov.tr/sites/images/bilgem/dergi/10_Bilgem/files/assets/common/downloads/publication.pdf


Html olarak:

https://bilgem.tubitak.gov.tr/sites/images/bilgem/dergi/10_Bilgem/files/assets/basic-html/page-I.html



Amerika'da siber panik

 CISA, bilgisayar korsanlarının ABD’ye yönelik siber saldırılarında ciddi artış olduğunu duyurdu.

ABD'de devlete ait kurum olan Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), Mart ayından bu yana bilgisayar korsanlarının ABD'ye yönelik siber saldırılarında ciddi artış olduğunu, bu saldırıların birçok sektörü tehlike altına aldığını duyurdu.

ABD’de devlete ait kurum olan CISA, bilgisayar korsanlarının ABD’ye yönelik siber saldırılarında ciddi artış olduğunu duyurdu. Mart ayında artış göstermeye başlayan siber saldırılar nedeniyle eyalet, yerel, kabile ve bölgesel hükümetler ile kritik altyapı kuruluşları ve diğer özel sektör kuruluşlarının risk altında olduğu ifade edildi.

CISA, saldırının en az Mart ayı başlarında başladığına inanıyor. O zamandan beri, Enerji ve Ticaret departmanlarının onayıyla, birçok devlet kurumunun bilgisayar korsanları tarafından hedef alındığı bildirildi.

CISA’dan yapılan açıklamada, “Tehdit aktörleri (bilgisayar korsanları), bu izinsiz girişlerde gelişmiş ve karmaşık adımlar gösterdi. Tehdit aktörünü tehlikeye atılmış ortamlardan çıkarmak son derece karmaşık ve zorlu olacaktır” denildi.

CISA, devam eden saldırıların arkasındaki tehdit aktörünün kim olduğunu açıklamadı ancak uzmanların Rusya’yı işaret ettiği ifade edildi. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminde eski İç Güvenlik Danışmanı Thomas Bossert, New York Times’a yaptığı açıklamada, “Devam eden bu saldırıların büyüklüğünü görmezden gelmek” dedi.

Bossert, “Ruslar, altı ila dokuz ay boyunca önemli sayıda önemli ve hassas ağa erişebildi” ifadelerini kullandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in basın sözcüsü Dimitriy Peskov ise bu suçlamaları reddettiklerini açıkladı.

CISA, saldırıların arkasındaki kişilerin, devlet ağlarını ihlal etmek için Teksas merkezli bir bilişim teknoloji firması olan SolarWinds tarafından yapılan ağ yönetimi yazılımını kullandığını söyledi. 18 bin SolarWinds Orion müşterisinin, bilgisayar korsanlarının ağlara erişim sağlamak için kullandıkları bir arka kapı içeren bir yazılım güncellemesi indirdiği aktarıldı.

MICROSOFT DA HEDEF ALINDI

Microsoft’un da SolarWinds’in yaygın olarak kullanılan yönetim yazılımına yapılan saldırı ile bağlantılı olarak saldırıya uğradığı belirtildi. SolarWinds’in siber saldırısında olduğu gibi, bilgisayar korsanlarının Microsoft ürünlerine sızdığı açıklandı. Microsoft sözcüsü, “Bu aktörün göstergelerini aktif olarak arıyoruz. Üretim hizmetlerine veya müşteri verilerine erişim kanıtı bulamadık” dedi.

Jandarma Suriyeli hacker şebekesini çökertti

 İstanbul'da jandarma ekiplerinin çökerttiği Suriyeli hacker şebekesinden ele geçirilen paralar ortada kaldı. Aleyhlerine delil olmasından korkan şüpheliler, değeri 30 milyon lirayı bulan döviz ve altınları sahiplenmedi

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uzun süren bir takibin ardından geçen hafta 13 kişilik Suriyeli bir 'hacker' şebekesini gözaltına aldı. Uluslararası çalışan şebeke yine uluslararası alanda forex ve borsa alanında faaliyet gösteren şirketleri hedef alıyordu.


Organize bir şekilde sistemlere müdahale eden hackerlar güvenlik zaafını tespit ettikleri şirketlerin faaliyetlerini kilitliyor, kendilerince alım-satımlar yaparak saniyeler içinde yüz binlerce dolar haksız kazanç elde ediyor.


Hesapları Türkiye'deki mülteciler adına açıyorlar

Çete ayrıca sistemlerini kilitledikleri, şifrelerini ele geçirdikleri şirketlere şantaj yaparak da para alıyor. Şebeke üyeleri hesapları ise Türkiye'de 'geçici koruma' statüsündeki Suriyeli mülteciler adına açıyor.


Son olarak Ürdün merkezli ve Londra borsasında hissesi olan bir şirketi hedef seçen çete, bu kez şirketin şikayeti üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, KOM Şube ekiplerinin takibine alındı. Telefonları dinlemeye alınan çete üyeleri bütün konuşmaları Arapça yaptıkları için anlaşılamayacağını düşünüyordu.


İstanbul dışında da bağlantıları var

Suça konu olan eylemlerine dair konuşmalarını açıkça yapan şahıslar Arapça bilen jandarma personeli tarafından dinlendi ve konuşmaları deşifre edildi. Şebekenin İstanbul dışında Bursa, Gaziantep ve Şanlıurfa'daki bağlantıları da tespit edilince düğmeye basıldı. Şebekenin başı olduğu değerlendirilen kişiyle birlikte toplam 13 kişi yakalandı.


Döviz ve altın ele geçirildi

Şüphelilerin Kapalıçarşı'da kullandıkları bir ofisin de dahil olduğu tüm mekanlarda arama yapıldı. Aramalar kapsamında toplam değeri 30 milyon TL olan 1 milyon 850 bin Euro, 1 milyon 200 bin dolar ve yüklü miktarda altın ele geçirildi.


'Paradan haberimiz yok'

Hürriyet'in haberine göre, Kapalıçarşı'daki ofiste gözaltına alınan şüpheliler, paraların aleyhlerinde delil olacağını, bu kadar paranın kaynağını açıklayamayacakları için "Ofisi sadece görüşmeler için kullanıyoruz, paradan haberimiz yok" diyerek paraları kabul etmediler.


Uluslararası düzeyde bu suçlar işlendiği ve yabancı şirketler olduğu için diğer mağdurların da kimliğine ulaşılamadı. Talep eden mağdur olmadığı için paralar hazineye kalacak.


Siber güvenlik ekosistemi "milli zirvede" buluştu

 21.12.2020

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, "Bir ülkenin savunması sadece silah, top, tüfek, uydu, savunma sistemleriyle sınırlı değil." dedi.

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesinin düzenlediği Siber Güvenlik Haftası etkinlikleri kapsamında Milli Siber Güvenlik Zirvesi ve Sanal Siber Güvenlik Fuarı kapılarını açtı.

Hafta kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kongre Merkezi'nde açılış töreni düzenlendi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, törende yaptığı konuşmada, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesinin en temel hedefinin, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu siber güvenlik çözümlerinin yerli ve milli ürünlerle karşılanmasına olanak sağlayacak ekosistemi geliştirmek olduğunu söyledi.

Bir ülkenin savunmasının sadece silah, top, tüfek, uydu, savunma sistemleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Demir, "Savunma denilince bir entegre yapının, ülkemizin enerji, ulaştırma, iletişim, bilişim, tarım ve sağlık benzeri alanlarda güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili koordineli ve bütüncül bakış açısı olması gerekiyor." dedi.

Bu gerçeklikten hareketle çeşitli kurum ve kuruluşlarla bu anlamda iş birliği yapmaya çok büyük önem gösterdiklerinin altını çizen Demir, "Özellikle artık bu dijital çağda, Başkanlığımız bünyesinde Türk Silahlı Kuvvetleri, güvenlik güçlerimiz ve istihbarat teşkilatımızın ihtiyaçları nedeniyle gündemimize gelen projelerde artık tekil ve yoğunlaşmış alana münhasır çözümler olamayacağı gerçeğinden hareketle Siber Güvelik Kümelenmesi hareketini başlattık." diye konuştu.

Başkanlık olarak işin mutfağında ellerinden gelen her türlü çabayı göstereceklerini ifade eden Demir, şu değerlendirmede bulundu:

"Bugün paydaşlarımızla bu çabayı gösterme irademizi ortaya koyuyoruz. Yazılım, siber güvenlik, siber saldırı meselelerini gündemimize alırken bunun altyapısını oluşturacak donanım gibi unsurların, ileride uzay tabanlı bir ağ yapısı olacaksa uydu fırlatma sistemlerinin, burada oluşacak uyduların, bunlarla ilgili teknolojilerin gözden geçirilmesi ve hesaplanmasında büyük faydalar olduğunu düşünüyoruz."

Ödüller

Açılış töreninde, yerli siber güvenlik ekosistemine katkı sağlayan kamu temsilcileri ödüllendirildi.

İçişleri Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Tayyip Sabri Erdil, Jandarma Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri ve Siber Güvenlik Komutanı Tümgeneral Engin Çirakoğlu, Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı Haluk Recai Bostan, Milli Savunma Bakanlığı Muhabere ve Bilgi Sistemleri Daire Başkanı Tuğgeneral Halil İbrahim Büyükbaş, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürü Mücahit Özdemir ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Daire Başkanı Muhammet Raşit Öztaş'a ödül verildi.

Yoğun etkinlik takvimi

Siber Güvenlik Haftası kapsamında 60'tan fazla etkinlik düzenlenecek ve 100'den fazla uzman isim konuşmalar gerçekleştirecek.

"Yerli ve milli siber güvenlik" temasıyla başlayan Milli Siber Güvenlik Zirvesi ise farklı sektörlerin önde gelen isimlerini ağırlayacak.

Hafta boyunca, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi üye firmalarının yerli ve milli kabiliyetlerle ürettiği siber güvenlik ürünleri ve vermiş oldukları hizmetler, Siber Güvenlik Sanal Fuarı'nda katılımcıların beğenisine sunulacak.

Katılımcılara 3 boyutlu fuar deneyimi sağlayacak Siber Güvenlik Sanal Fuarı, Türkiye'nin tüm siber güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak üzere siber güvenlik ilgililerinin ziyaretine açık olacak.


Salgın döneminde dijital veri güvenliğinin önemi arttı

 Anadolu Üniversitesi Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi, dijital kullanımının artması nedeniyle "Dijital Güvenlik Rehberi" hazırladı.

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (SODİGEM), yeni tip korona virüs salgını döneminde artan dijital kullanımındaki riskleri, Dijital Güvenlik Rehberi'nde topladı.

Merkezin müdürü Doç. Dr. Yusuf Levent Şahin, "Dijital veri güvenliği nedir," "Dijital veri güvenliğini kimler tehdit eder," "Dijital veri güvenliği hangi yollarla tehdit edilir" ve "Dijital veri güvenliği nasıl sağlanır" başlıklarını içeren rehberin detaylarını anlattı.

SODİGEM'in en önemli çalışma alanlarından birinin dijital güvenlik olduğunu belirten Şahin, son dönemde her türlü işleyişin dijital platformlara doğru yöneldiğini söyledi.

"KOVID-19 aşısı olmak için sıraya girdiğinizi sanabilirsiniz"
Bazı dijital tehditler ve korunma yöntemleri hakkında bilgi veren Şahin, şöyle konuştu:

"Son dönemde 'phishing' (oltalama) olarak bilinen saldırı yöntemi, internetin en çok kullanılan dijital tehditlerden biri. İnternet kullanıcılarının yüzde 90'ı bu tehditle karşı karşıya kalıyor. Binlerce kullanıcı oltalama saldırılanın mağduru oluyor. Bu yöntemde, içinde ilgi çekici bir içeriğin ve bir linkin bulunduğu bir mail milyonlarca kişiye gönderiliyor. Link üzerinden ulaştığınız siteye kişisel verilerinizin ya da bazı parolalarınızın girilmesi isteniyor. Banka hesabınıza benzeyen bir e-mail alabilirsiniz ya da COVID-19 aşısı olmak için sıraya girdiğinizi sanıp kişisel verilerinizi ve parolalarınızı yabancıya teslim edebilirsiniz. Kimi zaman parolalarınızı, kimi zaman kişisel bilgilerinizi, kimi zamansa banka hesaplarınıza ulaşma gibi girişimleri içeren SMS, sosyal medya mesajı ya da e-mail olabilir."

"İnternet bağlantınızı herkesle paylaşmayın"

Doç. Dr. Şahin, bazen girilecek bir internet sitesinin bir harfinin yanlış yazılabildiğini, bu harf hatalarının karşılığı olan internet adreslerini satın alan kişilerin, hata yapıldığı anlaşılmadan yönlendirilen site aracılığıyla, kullanıcı adları ve parolalarının çalınabileceğini söyledi.

İnternet erişiminde kullanılan kablosuz ağların da dijital güvenliği tehdit edebileceğini anlatan Şahin, "Kablosuz ağ şifrenizi yalnızca çok güvendiğiniz kimselerle paylaşın. Komşunuza ya da arkadaşlarınıza kablosuz ağınızın şifresini verdiğiniz anda onun bütün internet trafiğinin sorumlusu siz oluyorsunuz. İnternet bağlantınızı güvenmediğiniz kimselerle paylaşmayın. Basit ya da tahmin edilebilir bir parola kullanıyorsanız ağınız başkaları tarafından kullanılabilir. Parolaların tahmin edilebilir olmamasını sağlayın. Belli aralıklarla da parolanızı değiştirin. Ağ adınızı 'gizli' olarak ayarlamalısınız. Günümüzde birçok mesajlaşma yazılımı uçtan uca şifrelemeyi destekliyor. Uçtan uca şifreleme teknolojilerini iletişiminiz için kullanırsanız kişisel verilerinizin güvenliğini sağlamak için bir adım daha atarsınız" dedi.

Hackerler ABD’ye Microsoft üzerinden sızmış

 ABD'ye yönelik siber saldırıda hackerlar müşteri verilerine sızmak için Microsoft distribütörlerini kullandı

ABD'ye yönelik son yılların en ağır siber saldırısının arkasında olduğundan şüphelenilen Rus hackerların, SolarWinds'e ait ait yazılımı kullanmayan kuruluşlara sızmak için Microsoft distribütörlerinin müşterileriyle olan bağlantılarını kullandıkları bildirildi.

Bu ay açıklanan siber saldırılar ağırlıklı olarak ABD devlet kurumlarında kullanılan Solarwinds'e ait Orion yazılımım üzerinden gerçekleştirildi. Bilgisayar korsanlarının ABD devlet kurumlarının yazışmalarına eriştikleri bilinse de çok daha fazla bilgiyi görebildikleri veya çaldıkları tahmin ediliyor.
Saldırıların bilgisayar sistemlerine tek giriş noktası olarak Orion yazılımına yapılan güncellemeleri kullandığı sanılıyordu. Ancak bilgisayar güvenlik şirketi CrowdStrike korsanların Microsoft Office lisanslarını satan bir distribütörün bilgisayar sistemlerine girdiğini, distribütörün sistemi üzerinden CrowdStrike'ın e-postalarını okumaya çalıştığını açıkladı.

CrowdStrike kendi bilgisayar sistemlerine sızmaya çalışan korsanlar ile Orion üzerinden saldıranların aynı grup olupm olmadığını belirtmedi. Ancak CrowdStrike'ın yürüttüğü incelemeye yakın iki kaynak saldırıları aynı grubun yürüttüğünü ifade etti.

SolarWinds yazılımlarını kullanmayan CrowdStrike, izinsiz girişin herhangi bir etkisini bulmadığını açıkladı ve Microsoft distribütörünün adını vermedi. İncelemeye yakın kaynaklardan biri Reuters'a yaptığı açıklamada, "Distribütörün erişimini kullanarak içeri girdiler ve mail 'okuma' ayrıcalıklarını etkinleştirmeye çalıştılar. E-posta için Office 365 kullanılıyor olsaydı, oyun biterdi" dedi. Crowdstrike e-posta için Microsoft Office yazılımı kullanmıyor.

Birçok Microsoft yazılımının lisansı reseller adı verilen distribütör niteliğinde satıcılar aracılığıyla satılıyor ve bu şirketler, yeni ürün sattıkça müşteri sistemlerine erişime sahip olabiliyorlar. Microsoft dün bu müşterilerin temkinli olmasını istedi.