12 Temmuz 2018 Perşembe

Ünlülerin hesaplarını çalan çeteye dava

Fishing (olta) yöntemiyle 58 ünlünün sosyal medya hesabını çalıp şantajla para isteyen “Ducky Layne” çetesinin 18 üyesi hakkında dava açıldı


Ünlü sanatçılar Sezen Aksu, Tamer Karadağlı, Gamze Özçelik, Erdal Özyağcılar, Berk Oktay, Neslişah Düzyatan, Taruk Mengüç, Balçiçek İlter, Bahadır Tatlıöz, Bülent Şakrak, Pınar AltuğAtacan gibi 50'yi aşkın ünlü ismin sosyal medya hesaplarını çalarak, şantaj ve tehditle para kopartan "Ducky Layne" çetesinin tutuklu yargılanan 18 üyesi hakkında iddianame düzenlendi.

İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma bürosu savcılığı tarafından açılan davada çete üyelerinin, "Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Olarak Girme ve Orada Kalma, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Bilişim Sisteminin İşleyişini Engelleme veya Bozma, Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, , Şantaj ve Hakaret" suçlarından cezalandırılmaları istendi.

ÖRGÜT ORTAYA ÇIKTI

Hazırlanan iddianameye göre, gibi birçok ünlünün bireysel olarak sosyal medya hesaplarının ele geçirilerek, şantaj yapılması, hesapların başkalarına satılması, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi ve benzeri şikayetlerle, değişik adliyelere ve emniyet birimlerine müracaat ettiği ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Soruşturmalarda, 2017 yılı Nisan ayından itibaren kamuoyunda tanınan ve ünlü kişiler olarak bilinen şahıslara ait, başta instagramolmak üzere, sosyal medya hesaplarının, aynı şüphelilerce ele geçirildiği ve eylemlerin hiyerarşi ve iş bölümüne dayalı bir suç örgütü tarafından işlendiği kaydedildi.

OLTALAMA YÖNTEMİYLE ÇALMIŞLAR

İddianamede, takipçi sayısı yüksek olan ve kamuoyunda bilinen kişilerin hesaplarının yine takipçi sayısı yüksek olan ticari hesapların hedef seçildiği belirtilirken, kurumsal hat algısı yaratan mağdurlara instagram hesaplarına yönelik saldırı başlatıldığı mağdurları telaşa sürükleyerek, oltalama yönteminde kullanılarak hesaba ait kullanıcı adı, şifre, mail adresi, cep telefonu numaralarının değiştirildiği kaydedildi.

ALEYNA TİLKİ KİMLİĞİ…

Kendilerine "Ducky Layne" ismi veren grubun, hedefteki hesaplara erişiminin engelleyerek, hesaptaki fotoğrafların silinerek, müstehcen fotoğrafların paylaşıldığı kaydedilen iddianamede, mağdurlarla whatsapp ortamında bağlantıya geçildiği, olayların türüne göre şantaj, hakaret ve benzeri suçlar işlenerek, mağdurun baskı altına alındığı ifadesi yer alan iddianamede, çete üyelerinin hesabın iadesi için, para göndermesi istendiği kaydedildi. Çete üyesi Bahar Ç.'nin ise evinde ve dijital materyallerinde yapılan incelemede, çeşitli fotoğraf düzenleme programları aracılığıyla yapılmış, Aleyna Tilki adına düzenlenmiş kimlikle, genç şarkıcının da İnstagram hesabını ele geçirmeye teşebbüs ettikleri belirtildi.

ÇETE ÜYELERİ TUTUKLANDI

İddianamede, 'Ducky Layne' çetesi 32 yaşındaki çete liderinin, örgüte çeşitli yollarla eleman temin ettiğini belirledi. Sahte kimlik, sahte işyeri belgeleri, suçta kullanılmak üzere açık telefon hattı, oltalama yöntemiyle web sitesi temin eden Gökyar Ş.'nin hackerlara, hedef aldığı sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi talimatı verdiği anlatıldı. Soruşturma kapsamında çete üyesi 18 şüpheli, 9'u 18 yaşından küçük 14'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

DAVA AÇILDI

Sabah'tan Dilek Yaman'ın haberine göre; Savcılık tutuklu 18 üyenin, "Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Olarak Girme ve Orada Kalma, Bilişim Sisteminin İşleyişini Engelleme veya Bozma, Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Şantaj, Cinsel Taciz ve Hakaret" suçlarından cezalandırılmasını istedi. Dava, ilerleyen günlerde Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.


10 Temmuz 2018 Salı

FBI uyardı o işlemi yapın!

Hızla yayılan zararlı bir kod modeminize bulaşmış olabilir. FBI konuyla ilgili yaptığı açıklamada modeminizi kapatıp tekrar açmayı öneriyor.


Global bilgi güvenliği kuruluşu ESET, internet bağlantımızı sağlayan modemlerin yeni bir küresel tehditle karşı karşıya bulunduğunu duyurdu. Ev ve ofislerdeki yüzbinlerce modem, VPNFilter adlı zararlı yazılım tarafından tehdit ediliyor. Bu zararlı kod, modem içindeki yönlendiriciden geçen trafiği izleyebiliyor ve cihazı çalışamaz hale getirebiliyor. Konuyu takip eden ABD Federal Polisi FBI, en hızlı alınabilecek güvenlik tavsiyesini şöyle duyurdu: Modeminizi kapatın, 30 saniye bekleyin sonra tekrar açın!

VPNFilter tehdidini mercek altına alan global bilgi güvenliği kuruluşu ESET, 11 soruda bu tehdite ilişkin merak edilenleri cevaplandırıyor:

Neler oluyor?

50'den fazla ülkede 500 bin kadar yönlendirici (Router), VPNFilter olarak adlandırılan kötü amaçlı yazılım tarafından tehlikeye atıldı.

Ne yapmalıyım?

Modeminizi yeniden başlatın. Yani kapatın, elektriği kesin, 30 saniye bekleyin, tekrar açın.

Evde yönlendirici mi var? Haberim yok.

Yönlendiriciler, eviniz veya ofisinizdeki ağ ile global ağ arasındaki trafiği yöneten özel cihazlardır. Ayrı birimlerdir ama günümüzde genellikle internet bağlantısını sağlayan modem cihazlarının içinde yer alırlar.

Neden kapatıp açmalıyım?

VPNFilter kodunun büyük kısmı, geçici bellekte duruyor ve bir yeniden başlatma hareketiyle siliniyor. Bu yüzden ABD Federal Polisi FBI’in yanı sıra ESET de yönlendiricinizi yeniden başlatmanızı tavsiye ediyor.

Biraz daha açıklar mısınız?

Yönlendiricilerin kod ve bilgileri depolamak için üç yeri vardır: Güç gittiğinde içeriğini de kaybeden normal bellek; güç kapatıldığında bile içeriğini koruyan geçici olmayan bellek ve içeriğinin değiştirilmesi nispeten zor olan firmware.

Bu tehditten kim etkilenir?

Bu tehdit çoğunlukla ev, ev ofis veya küçük ofis (SOHO) odaklı yönlendiricileri etkiliyor.

Benim yönlendiricim de etkilenmiş olabilir mi?

Etkilenmiş routerlerin listesi giderek uzuyor. Bu nedenle tüm SOHO yönlendiricilerinin yeniden başlatılmasını tavsiye ediyoruz.

Yeniden başlatma, sıfırlama (reset) ile aynı mı?

HAYIR! Sıfırlama (resetleme, reset atma), yapılandırma bilgilerini siler ve yönlendiriciyi fabrika ayarlarına döndürür. Yapılandırmayı nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız ve yapılandırma bilgilerinin bir kaydını almıyorsanız, yönlendiricinizi sıfırlamayın.

VPNFilter kalıcı belleğe ulaşmış olabilir?

Bu konuda bilgiler şimdilik yetersiz, ancak cihazı yeniden başlatmak VPNFilter'ın kalıcı belleğe yazmış olabileceği kodu kaldırmaya yetmez. Uçucu olmayan hafızanın silinmesi bir cihazın sıfırlanmasını gerektirir, ancak ne yaptığınızı bilmedikçe bir sıfırlama yapmamalısınız. Yönlendiriciniz internet servis sağlayıcınız (ISS) tarafından sağlanıyorsa, sizi önceden uyarmamış ve durumu size bildirmemişse, talimatlar için onlara başvurmalısınız.

Başka hangi savunma önlemleri alabilirim?

Yönlendiricinizi en son ürün yazılımına yükseltmeyi, varsayılan şifreyi değiştirmeyi ve uzaktan yönetimi devre dışı bırakmayı düşünün.

ESET, bu kötü amaçlı yazılımı tespit ediyor mu?

Evet, bu zararlı yazılım Linux/VPNFilter olarak etiketlendi. Lisanslı ESET kullanıcıları bu zararlıya karşı korunuyor. Ancak zararlı kaynağını kesmek adına ESET yine de yönlendiricinizi yeniden başlatmanızı öneriyor.

VPNFilter zararlısı ne yapar?

VPNFilter, ortadaki-adam olarak adlandırdığımız (man in the middle) saldırı yeteneklerine sahip kötü amaçlı bir yazılımdır. Online banka hesabınıza giriş yapmak için kullandığınız parola gibi şeyler de dahil olmak üzere, yönlendiriciden geçen trafiği yakalamakla kalmaz, aynı zamanda size gönderilen bilgileri de değiştirebilir. Örneğin hesabınızda yanlış bir bakiye bile görüntüleyebilir. Bu yüzden, yönlendiricinin yeniden başlatılmasını geciktirmeyin. VPNFilter’in yetenekleri hakkındaki araştırmalar devam ediyor.

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Timehop veritabanı hack'lendi

Instagram, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarındaki eski fotoğrafları ve paylaşımları yıllar sonra dahi tekrar hatırlamak için kullanılan nostalji uygulaması Timehop'un veri tabanı hack'lendi


Bir tür nostalji uygulaması olan Timehop, kullanıcısı olduğunuz takdirde sosyal medya platformlarındaki faaliyetlerinizin geçmişini tutuyor. Böylece yıllar önce hangi gün ne paylaştığınızı dahi öğrenebiliyorsunuz.

Popüler uygulamanın arkasındaki şirket, 4 Temmuz günü bir güvenlik ihlali olduğunu ve 21 milyon kullanıcının kişisel verisinin tehlikede olabileceğini duyurdu. Bu rakamın 4.7 milyonu ise hesabına telefon numarasını ekleyen kullanıcılardan oluşuyor. Telefon numaralarıyla birlikte e-mail adresleri de açığa çıktı.

Timehop’un yaptığı açıklamaya göre kullanıcıların Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya uygulamalarındaki geçmiş paylaşımları güvende. Çünkü bu platformlardaki gönderilere ulaşmak için kullanılan, güvenlik açığı sırasında çalınmış olabilecek ‘token’lar devredışı bırakılmış.


Asker ve istihbaratçıların bilgileri deşifre oldu!

Spor yazılım ve donanımları üreten Polar'ın mobil fitness uygulamasında, kullanıcılarının konumuna erişim sağlayan bir güvenlik açığı tespit edildi. Verileri açığa çıkanlara içerisinde binlerce asker ve istihbarat görevlisi de bulunuyor


Finlanda merkezli fitness takip cihazları üreticisi Polar'ın mobil uygulamasında çıkan açık, kullanıcıları dehşete düşürecek nitelikte. De Correspondent ve Bellingcat'in ortak araştırması, Polar Flow adlı uygulamanın kullanıcıların coğrafi konumlarını açığa çıkardığını gösterdi.



Araştırmaya göre, uygulamadaki "Explore" (Keşfet) adlı takip haritası özelliği, binlerce kullanıcının ev adresini görüntüleyebiliyor. Bunlar arasında askerler ve istihbarat görevlilerinin de yer aldığı belirtilirken, adreslerin cihazın eve yaklaşırken kapatılması sebebiyle belirlenebildiği kaydedildi.

Toplam 69 ülke vatandaşı 6 bin 460 kişinin adresine erişilebilen araştırma, askeri üs gibi konumları da net bir şekilde belirledi.

NSA, ABD Gizli Servisi ve M16 gibi gizli servis çalışanlarının adresleri kadar, kullanıcı isimlerinde de tam ad soyad kullanıldığı araştırmayla ortaya çıktı.

Polar, Cuma günü yaptığı açıklamayla "Explore" haritasını askıya aldığını duyurdu ve "Polar'ın bilgi sızdırmadığı ve özel verilere yönelik bir açık olmadığının anlaşılması önem taşıyor" açıklamasını yaptı. Açıklamaya göre, profillerini gizli olarak ayarlayan kişiler bu durumdan etkilenmiyor.



Ancak araştırma, profilini gizli yapan kullanıcıların da verilerine erişilebildiğini ortaya çıkardı.

Buna benzer şekilde, Strava fitness uygulaması da ocakta benzer bir durumla karşılaşmıştı.


7 Temmuz 2018 Cumartesi

Şifrenizi böyle çözüyorlar, parmak ısınıza dikkat!

PC'nizin klavyesiyle kimseye göstermeden yazdığınız parolanın bu ilginç yöntemle okunabildiği ortaya çıktı!


Güçlü parolaların yeteri kadar güvenlik sağladığı söylenebilir, ancak bazı durumlarda bu güvenlik ciddi biçimde zayıflayabiliyor. Yeni keşfedilen bir yöntem, bastığınız tuşların üzerinde kalan ısının izlenerek, parolanızın açığa çıkarılmasına izin veriyor.

Kaliforniya Üniversitesi'nden bilgisayar bilimcileri, adına "Thermanator" koydukları saldırıda "orta menzilli termal kamera kullanarak tuşları tarıyor ve üzerinde kalan ısıyı algılıyorlar. Araştırmacılardan Gene Tsudik, kurbanın parolayı normal bir klavyeyle girmesinin bir dakika sonrasında bile basılan tuşları ortaya çıkarmanın mümkün olduğunu söylüyor. Tsudik'e göre "parolanızı yazıp klavyenin başından ayrılırsanız, bir başkası parolanız hakkında çok şey öğrenebilir".

Şifrenizi böyle çözüyorlar, parmak ısınıza dikkat

Elbette bu saldırıyı gerçekleştirmek o kadar basit bir iş değil. Öncelikle saldırganın klavyeyi rahat bir biçimde gören bir termal klavyeye ihtiyacı var. Isı kısa sürede ortadan kalktığı için saldırganın çabuk davranması gerekiyor. Saldırgan parola yazıldıktan sonra örneğin 15 saniye içinde termal kamerasıyla klavyeye bakarsa, başarılı olabiliyor.

Araştırmacılar, iki parmağıyla yazanların bu saldırıya daha açık olduklarını söylüyor. Bunun nedeni, bu şekilde yazanların tuşlara daha kuvvetli basmaları. Yine de bu tür bir saldırıya gerçek hayatta maruz kalma ihtimaliniz çok düşük. Dahası parolanızdaki tekrarlayan karakterleri ve iki veya daha fazla tuşla yazılan karakterleri bulmak, bu yöntemle çok da kolay olmayabilir.

Thermanator saldırısına maruz kalmamak için parolanızı herkese açık bir alanda girdikten sonra, elinizi tuşlar üzerinde dolaştırmanız tavsiye ediliyor. Laptop'unuzu herkesin erişebileceği bir ortamda bırakmamanızda da fayda var.


Rus finans kurumlarının yüzde 60’ı hackerlera direnemiyor

Rusya'da finans kurumları siber riskle karşı karşıya


Teknoloji şirketi BI.ZONE (Sberbank’ın yan kuruluşu) direktörü Dmitry Samartsev, finansal Kurumların yarısından fazlasının, neredeyse yüzde 60’ının siber suçlara karşı mücadele sistemlerine sahip olmadıklarını bildirdi.

Sberbank tarafından düzenlenen Uluslararası Siber Güvenlik Kongresi’nde konuşan Samartsev, “Kolluk kuvvetleri ne yazık ki, teknolojinin gelişmesine ayak uyduramıyorlar. Yüksek teknoloji şirketleri bu konuda onlara yardımcı olabilir. Ama burada başka sorunla karşı karşıyayız, saldırılarla yüzleşen aynı büyük şirketler bunu anlatmak istemiyorlar” dedi.

Samartsev, hackerlerin sadece şirketlerin faaliyetleri ile değil, yöneticilerinin kişisel bilgileri ile de ilgilendiklerini belirtti.


3 Temmuz 2018 Salı

Nasrettin Hoca'nın torunuyuz

Dünya adım adım Endüstri 4.0 devrimine doğru ilerlerken Türkiye siber güvenlik konusunda sınıfta kaldı. Tespitin sahibi ise Almanya’da dev şirketlerin IT güvenliğini denetleyen İsa Karadağ. Türkiye’de ulaştırmadan, online alışverişe onlarca büyük şirketi denetleyen Karadağ “Maalesef Türkiye güvenliğin önemini kavrayabilmiş değil. Ülke büyük bir siber tehdit altında” diyor.

Almanya’da doğup büyüyen 26 yaşındaki bir çocuğu. Almanya’da bankalar, havayolu şirketleri, telekominikasyon şirketleri ve ilaç sanayiinde bir çok büyük firmaya başta IT güvenliği olmak üzere bilişim hizmetleri veriyor. Karadağ Türkiye’de de bir çok firmaya da  danışmanlık hizmeti verdi. Karadağ’a göre Türkiye’de IT güvenliğinin önemi kavranabilmiş değil. Ülke büyük bir siber güvenlik tehdidi altında.

IT Güvenliği deyince ne anlıyoruz?

Birincisi fiziksel güvenlik. İş yerimizde bilgisayar ve serverler ne kadar güvenli. Yangın ve benzeri felaketlerle karşı tedbir var mı? Server çökerse ne olur, çalışanlar bilgisiyarların giriş kodlarını koruyor mu? vs. İkincisi ise hacker saldırılarına karşı ne kadar güvenliyiz. Güvenlik düzeyi ne kadar yüksek? Açık kapılar var mı (Back Door)? ‘Firewall’larımız (Güvenlik duvarı) ne kadar güçlü?İnternet Kontrol Sistemimiz ne kadar (Monitoring)... Gelen kim gibi Cyber güvenlikle ilgili konular.

Türkiye’de bir çok havayolu, banka ve sigorta şirketinin IT bölümlerini incelediniz. Türkiye’de gözlemlediğiniz sorunlar neler?

Ana başlık olarak söylecek olursa, Türkiye’de IT konusunda yeterli yatırım yapılmıyor ve yeteri kadar önemsenmiyor. Türkiye’deki iş kültürü yeteri kadar inovasyonlara açık değil maalesef. Örneğin kontrol ettiğimiz bir havayolu şirketinde dışarıdan gelen birisinin sorunsuz şekilde bilgilere ulaşma imkanı vardı. Bu şirketlere kartla ya da parmak iziyle girebilirsiniz. Onun haricinde girmek imkansız olmalı. Ancak durum maalesef böyle değildi. Kapı kilidi düşük kalitede ve hemen bozuluyor. Ve şirketin kapıları örneğin içerisi sıcak diye açık. Yani basit gerekçelerle açık. Zaten burdakiler bizim adamlarımız düşüncesiyle hiçbir ciddi önlem yok. İçeriye girmeyi başardın. Her çalışanın  kendine özel kullanıcı isimi ve şifresi var. Bu mahrem bilgiyi elemanlar kağıda yazıp monitora yapıştırıyor. Yabancı biri bunu görebilir.

 18-07/02/screenshot_4.jpg

Ya da mesai arkadaşlarına bu kodlar veriliyor. Arkadaşları yardımcı olsun diye. Diyelimki o kişinin bilgisayarından sisteme girdim. Her türlü suistimali yapabilirim. Ve suç da kullanıcıya kalır. Bu uyarıları yaptığımızda çalışanlar kabullenmek istemedi. Oysa bu kurallar olmazsa olmaz güvenlik tedbirleri

Yani yaptığımız hataların farkında bile değiliz?

Evet. Binanın içinde serverlerin korunması için ekstra bir oda var. O odanının fazla ısınmaması için bir klima şart. Örneğin klima kumandası odanın dışında. İsteyen klimayı açıp kapatabiliyor. Ayrıca server odasının klimasını dışarıyı soğutmak amaçıyla kullananlar da var. Oysa bu odaya normalde sadece IT sorumluları girebilmeli. Ve bu odaların iki adımla korunması lazım. Ancak yetkisi olan kişilerin bu odaya girebilmesi gerekiyor.

18-07/02/screenshot_3.jpg

Kilit sistemleri  çok ilkel. Basitçe bir tornavidayla açılabilir. Bunlar belki abartılı tedbirler olarak düşünülebilir. Ancak kötü niyetli birinin çok rahat suistimal edebileceği zaafiyetler. Basit gibi görünüyor oysa çok önemli güvenlik tedbirleri bunlar.

Kurumsal şirketlerin böylesi zaafiyetleri olmaz diye düşünüyoruz. Durum öyle değil galiba.

-Türkiye’de faaliyet gösteren Alman şirketlerinin, Türkiye şubelerinin IT Güvenliğini denetledik. Ve çok büyük zaafiyetler gördük. Başka illerde temsilcilikleri bulunan şirketlerin ana serverlerini inceledik. Örneğin ane merkezde elektrik kesildi bunun önüne nasıl geçersin? Jenaratörün en az 8 ve 12 saat arası yetecek kadar enerji üretmesi gerekiyor. Bu süre içinde tamir yapılabilir. Eğer olmazsa iligili şirketin bütün sistemi çöker. Müşteri hesapları ödemeler vs. Bazı branşlarda 1 saat milyonlarca liraya mal oluyor. Bizim kontrol ettiğimiz şirkette jeneratör en fazla 1.5 saat çalışıyordu. 

Ayrıca arıza için kullanılan alternatif server binanın dışında bir konteynerdaydı. Ve bunun elektriği ise herkesin geçebileceği bir sokak üzerinden alınıyordu.

Hatırımda kalan bu konteynerın önüne konulan bir yağ fıçısının üstünde kül tablası ve izmaritler vardı. Bunun server için ne denli bir tehlike olacağını düşünemiyorlardı.

Personel sayısı ve eğitimi?

-Yüzlerce kişinin çalıştığı bir firmada IT den sorumlu bir kişi var. Bu kişi server güvenliğinden, personele malzeme teminine kadar her işi yapıyordu. Normalde yüzlerce kişinin çalıştığı bir firmada en az 5 uzman IT’cinin bulunması gerekiyor. Eskiyen bilgisayarlarda şirkete ait hassas bilgiler var. Bu bilgisayarların usulüne uygun imha edilmesi lazım. Ancak bu eski bilgisayarların yine herkesin ulaşabileceği yerlerde kontrolsüz şekilde depolandığını gördük. IT ile ilgili bilgilerin düzenli kaydedilmesi şart. Böylece sistem bir kişiye bağımlı olmaz. Yeni gelen eski kişinin nasıl çalıştığını bilmesi gerekiyor. Süreçlerin anlaşılır bir şekilde kaydı edilmesi ve ilgili birimin yöneticilerini bu konuda bilgilendirilmesi gerekiyor. Örneğin ana serverin kodu, lisanlar, admin hesaplarının giriş kodlar vs. gibi.

Yöneticilerin bilgisi de yetersiz mi?

Yine burada şöyle bir sorunla karşı karşıyazı. Bazı IT çalışanları bu tür temel bilgileri üstlerine vermiyor. Ve böylece kendilerinin kontrol edilmesini engelliyorlar. Yöneticilerin IT bilgileri konusunda bilinçlenmesi gerekiyor. IT kontrolü zannedildiği gibi zor ve karmaşık değil. Sadece kavramların anlaşılır olarak izah edilmesi gerekiyor. Yöneticiler bu bilgileri IT elemanlarından talep etmek zorunda. IT uzmanları kolay şeyleri zorlaştırıp gösteriyorlar. Aslında kolay şeyleri biraz da ticari kaygılarla zorlaştırıyorlar. Bu noktada yöneticilerin  dışarıdan IT güvenliği, alt yapı danışmanlığı vs konularında hizmet veren şirketlerden istifade etmesi gerekiyor. Yöneticiler neyi, ne şekilde kontrol etmeleri gerektiğin bilmek zorunda.

Peki Alman firmalarının durumu nedir?

Alman firmalarında fiziksel ve software olarak sistemin açığı yok. Zaman zaman personelin yeterli eğitime almamış olmasından kaynaklanan hatalar olabiliyor. Alman firmaları IT güvenlik konusunda bilinçli ve bu konuda gerekli yatırımları yapmaktan çekinmiyorlar. Bir şirketin alt yapısı çünkü IT dir.

IT güvenliği konusunda mutlaka bilinimesi gereken noktalara neler?

Her şirket yöneticisinin düşünmesi gereken noktalar şunlar: Şirketin IT güvenliği konusunda hiç kafa yordunuz mu ve şirket içi bir toplantı yaptınız mı? Hafta da bir kez şirketin IT sorunları toplantısı yapmak gerekiyor. IT güvenliği konusunda piyasada hangi imkanlar var ve şirketimize özel imkanı kullanabiliyor muyuz?

Son iki yılda şirketin IT güvenliği nasıldı şimdi nasıl? Şirket bu konuda bir yatırım yaptı mı? Yani kısaca IT şirket işleyişinde artık ana hatta en önemli unsur. Şirketlerin bu gerçeği kabullenmeleri gerekiyor.

SINAVI SADECE BANKALAR GEÇTİ
Türkiye’de IT güvenliği konusunda sektörlere göre bir karne verecek olursak? Hangi sektörler hassas?

Banka, telekominikasyon, Hava yolu şirketleri, sigorta şirketleri, turistik şirketler ve internet üzerinden alış veriş yapan büyük şirketleri kontrol ettik. Bankalar hariç bütün sektörlerin güvenlik konusunda büyük zaafiyetleri var. IT güvenliği ilke olarak her sektörde aynı mantıkla işler. Bankalar yurt dışı ile çok çalıştığı için uluslarası standartlara ayak uydurmak zorundalar. Ve bunun için de denetleniyorlar. Bu denetlemeler sürekli yapılıyor. Ve hatalar telafi edilmeyince de yaptırımları var. Dolayısıyla bankalar bu kültüre alıştılar. Güvenlik konusunda bilinçliler. Yurtdışı bağlantısı olmayan sigorta şirketleri IT güvenlik sorununu hafife aldıklarına şahit oldum. Sigorta personeli güvenlik için meslek içi eğitim programlarına yeterli düzeyde gönderilmiyor. Ya da zamanı geçmiş güvenlik teknolojileri kullanıyorlar. Çünkü yatırımdan kaçıyorlar.

Ancak yeni programlar, ki kullanılan programlar sürekli yenilenmek zorunda, eski güvenlik yöntemleri ile korunamıyor. Bu şirketler için sürekli bir güvenlik zaafiyeti anlamına geliyor. Online alış veriş yapan şirketle en son teknolojiyi kullanarak satış yapıyorlar. Ama çalışanları yeni teknolojiler konusunda yeterli eğitimden geçirilmediği için bu programların optimal kapasitesini kullanamıyorlar. Böylece sadece güvenlik zaafiyeti  yaşamıyor, gelirleri de düşüyor.

ALMAN ŞİRKETLER ONA EMANET
Karatronics GmbH isimli IT altyapı hizmetleri veren bir şirketin yöneticisi ve sahibi. Şirket Almanya’da özel banklar, hava yolu şirketleri, resmi kurumlar, telekominikasyon şirketlerine IT Altyapısı hazırlama, geliştirme ve denetleme konusunda hizmetler veriyor. Karatronics GmbH Türkiye’de işi yapan Alman şirketlerine de denetim ve güvenlik hizmeti sunuyor.