Bazı Android’li telefon üreticilerinin kullanıcılara yaptıklarını söyledikleri güvenlik güncellemelerini aslında es geçtikleri ortaya çıktı
Alman güvenlik şirketi Security Research Lab, Android’li cihaz üreticileri hakkında korkutucu bir gerçeği ortaya çıkardı. Şirket, birçok Android’li üreticinin Android güvenlik güncellemelerini yapmadıkları gibi, kullanıcılara yaptıkları yönünde yalan söylediğini açıkladı.
Şirketin araştırmacılarından Karsten Nohl ve Jakob Lell, üreticilerin Android güvenlik güncellemelerini gerçekten yayınlayıp yayınlamadıklarını görmek için iki yıl boyunca cihazları inceledi.
Araştırmacılar birçok Android’li cihazda ‘yama açığı’ adını verdikleri bir durumla karşılaştı. Bu tabir, cihazın yazılımı telefonun güncel olduğunu söylediği halde, arada onlarca güvenlik güncellemesinin atlanmasını tanımlamak için kullanılıyor.
Daha da kötüsü, araştırma şirketi söz konusu bu uygulamanın endüstri çapında popüler olduğunu ortaya çıkardı. Google, Samsung, HTC, Motorola ve ZTE gibi üreticilerin 1.200’den fazla telefonunu inceleyen Security Research Lab araştırmacıları, Samsung gibi dev üreticilerin bile sık sık güvenlik güncellemelerini atladığını gördü.
Kimi üreticiler bu konuda diğerlerinden çok daha kötü bir yaklaşım sergiliyor. ÖrneğinSony ve Samsung yalnızca 1 güvenlik güncellemesini es geçerken, Xiaomi, OnePlus ve Nokia’nın 3, HTC, Huawei, LG ve Motorola’nın ise 4 önemli güvenlik güncellemesini cihazlara yüklemediği açıklandı. Araştırmanın en kötüsü olan ZTE’nin ise 4’ten fazla güncellemeyi es geçtiği belirtildi.
13 Nisan 2018 Cuma
Ortadoğu'daki petrol ve gaz endüstrisi, hackerların hedefinde
ESET, Siemens ve Ponemon Enstitüsü tarafından yapılan yeni bir araştırmaya dikkat çekiyor. Buna göre, Orta Doğu ülkelerinde meydana gelen tüm siber saldırıların yarısından fazlasının hedefinde petrol ve gaz endüstrisi var
“Ortadoğu Petrol ve Gaz Sektörünün Siber Hazırlığını Değerlendirme” başlıklı çalışma, bölgenin petrol ve gaz şirketlerinin güvenlik duruşunu gözler önüne seriyor. Veriler, her bir kuruluşta siber riskin güvence altına alınmasından veya denetlenmesinden sorumlu olan 176 yöneticiyle yapılan ankete dayanıyor.
Çalışmanın sağladığı bilgilere göre, Orta Doğu ülkelerinde yer alan petrol ve doğal gaz endüstrisinin önde gelen dört kuruluşundan üçü, geçtiğimiz 12 ay içinde gizli veri veya operasyonel teknoloji (OT) kesintisi kaybına yol açan bir güvenlik saldırısı yaşadı. Siemens ve Ponemon Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen araştırmanın en göze çarpan bulgularından biri bu yönde.
IT, operasyonel teknoloji ile buluşuyor
Araştırma, fiziksel aygıtları ve endüstriyel süreçleri izleyen ve kontrol eden, IT ağları ve bu IT ağları sayesinde artan şekilde birbirine bağlanan sistemleri kapsayan operasyonel teknolojilere de (OT) dikkat çekiyor. Bu, IT - OT yakınlaşmasının tüm faydalarının yanında saldırılar için yeni yollar açtığı da belirtiliyor. Araştırmaya göre, bölgedeki saldırıların yüzde 30’u operasyonel teknolojileri hedef alıyor.
Önlem alıyorlar
Araştırma, kuruluşların giderek yaygınlaşan saldırılardan kurtulmak için çok önemli tedbirler almaya başladıklarını işaret ediyor. Bu tedbirler, özel OT güvenlik ekiplerinin kurulması, OT güvenlik uzmanlarıyla ortaklıklar oluşturulması, güvenlik analizlerinin kullanılması ve ileri izleme araçlarının değerlendirilmesini içeriyor.
Zararlar büyük
Çalışmaya göre Basra Körfezi'ndeki petrol ve gaz sektöründeki saldırılardan kaynaklanan mali zarar, sadece geçen yıl 1 milyar Euro olarak hesaplandı. Bölgenin petrol ve gaz endüstrisi, uzun bir süredir saldırganların hedefinde. Dünyanın en büyük petrol şirketi olan Suudi Arabistan’lı Aramco, 2012 yılında bir virüsün bilgisayarlarının 35 bin tanesine bulaşmasından sonra büyük bir kesintiye uğradı. Daha yakın bir tarihte, Ağustos 2017'de siber saldırganlar, yine Suudi Arabistan'da, adı açıklanmayan bir petrol ve gaz tesisinin güvenlik sistemini ele geçirmek için Trisis adlı operasyonel teknolojilere özel bir zararlı yazılım kullandılar ve tesisin faaliyetinin durdurulmasına neden oldular.
“Ortadoğu Petrol ve Gaz Sektörünün Siber Hazırlığını Değerlendirme” başlıklı çalışma, bölgenin petrol ve gaz şirketlerinin güvenlik duruşunu gözler önüne seriyor. Veriler, her bir kuruluşta siber riskin güvence altına alınmasından veya denetlenmesinden sorumlu olan 176 yöneticiyle yapılan ankete dayanıyor.
Çalışmanın sağladığı bilgilere göre, Orta Doğu ülkelerinde yer alan petrol ve doğal gaz endüstrisinin önde gelen dört kuruluşundan üçü, geçtiğimiz 12 ay içinde gizli veri veya operasyonel teknoloji (OT) kesintisi kaybına yol açan bir güvenlik saldırısı yaşadı. Siemens ve Ponemon Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen araştırmanın en göze çarpan bulgularından biri bu yönde.
IT, operasyonel teknoloji ile buluşuyor
Araştırma, fiziksel aygıtları ve endüstriyel süreçleri izleyen ve kontrol eden, IT ağları ve bu IT ağları sayesinde artan şekilde birbirine bağlanan sistemleri kapsayan operasyonel teknolojilere de (OT) dikkat çekiyor. Bu, IT - OT yakınlaşmasının tüm faydalarının yanında saldırılar için yeni yollar açtığı da belirtiliyor. Araştırmaya göre, bölgedeki saldırıların yüzde 30’u operasyonel teknolojileri hedef alıyor.
Önlem alıyorlar
Araştırma, kuruluşların giderek yaygınlaşan saldırılardan kurtulmak için çok önemli tedbirler almaya başladıklarını işaret ediyor. Bu tedbirler, özel OT güvenlik ekiplerinin kurulması, OT güvenlik uzmanlarıyla ortaklıklar oluşturulması, güvenlik analizlerinin kullanılması ve ileri izleme araçlarının değerlendirilmesini içeriyor.
Zararlar büyük
Çalışmaya göre Basra Körfezi'ndeki petrol ve gaz sektöründeki saldırılardan kaynaklanan mali zarar, sadece geçen yıl 1 milyar Euro olarak hesaplandı. Bölgenin petrol ve gaz endüstrisi, uzun bir süredir saldırganların hedefinde. Dünyanın en büyük petrol şirketi olan Suudi Arabistan’lı Aramco, 2012 yılında bir virüsün bilgisayarlarının 35 bin tanesine bulaşmasından sonra büyük bir kesintiye uğradı. Daha yakın bir tarihte, Ağustos 2017'de siber saldırganlar, yine Suudi Arabistan'da, adı açıklanmayan bir petrol ve gaz tesisinin güvenlik sistemini ele geçirmek için Trisis adlı operasyonel teknolojilere özel bir zararlı yazılım kullandılar ve tesisin faaliyetinin durdurulmasına neden oldular.
3 milyonluk vurgun sonrası Bali'ye kaçmış
İstanbul’da fast-food restoranların kuryeleriyle anlaşıp kredi kartı kopyalayan POS cihazlarıyla 3 milyon liralık vurgun yapan ve 2 arkadaşıyla yurtdışına kaçan siber çete lideri Doğan K., Endonezya’da yakalandı.
İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, fast-food restoranlardan evlerine sipariş veren müşterilerin kredi kartı bilgilerinin çalındığı şikâyeti üzerine harekete geçti. Siber polisi, çete üyelerinin, restoranlarda motorlu kurye olarak çalışan kişilerle anlaştıkları, özel yazılımlı POS cihazlarını onlara vererek binlerce müşterinin kredi kartı bilgilerini çaldıklarını tespit etti. Çetenin, çok kısa bir süre içerisinde kopyaladıkları kredi kartlarıyla 3 milyon liralık para çektikleri ya da alışveriş yaparak vurgun yaptıkları belirlendi.
ENDONEZYA’DA TUTUKLANDILAR
Çete lideri Doğan K.’nın Türkiye’deki restoran müşterilerinden çaldığı binlerce kredi kartı bilgileriyle Endonezya’nın tatil adası Bali’de yaşadığını tespit edildi. İstanbul ve Endonezya’da eşzamanlı operasyonlar düzenlendi. Çete lideri Doğan K., Endonezya polisi tarafından yanında bulunan Türk vatandaşı 2 arkadaşıyla birlikte gözaltına alındı.
Gazete Habertürk'ten Nihat Uludağ'ın haberine göre Doğan K.’nın kaldığı adreste yapılan aramalarda, binlerce kişiye ait kredi kartı bilgileri ve çeteye ait özel yazılımlı POS cihazı bulundu. Çetenin İstanbul ayağını yürüten Doğan K.’nın kardeşi Orhan K.’nın da aralarında bulunduğu 18 kişi de İstanbul’da değişik adreslere yapılan operasyonlarda gözaltına alındı. İstanbul’da yakalanan şüphelilerden 7’sinin, çete adına kuryelik yapanlar olduğu öğrenildi. 18 çete üyesinden 13’ü tutuklandı. Endonezya’da tutuklanan çete lideri Doğan K.’nın da bu ülkede çektiği ceza sonrası Türkiye’ye iade edileceği öğrenildi. Çete üyelerinin adreslerinde yapılan aramalarda, 6 MSR (kart kopyalama cihazı), 312 manyetik şeritli kart, 4 bilgisayar, 3 flash bellek, 28 özel yazılımlı POS cihazı, 22 cep telefonu, 4 hard disk, 19 adet SİM kart, 25 micro SD hafıza kartı, 7 ATM gizli kamera düzeneği ve 8 bin 995 lira ele geçirildi.
KURYEYE AYLIK 5 BİN TL
Çete üyeleri fast-food zincir restoranlarda kurye olarak çalışan kişilerle anlaşıyor. Onlara restoranın POS cihazının yanında, aynı POS cihazına benzeyen özel yazılım yüklenmiş olan kendi POS’larını veriyor. Kurye yemek tesliminin ardından, müşteriden kredi kartını istiyor, kartı sahte POS’tan geçiriyor. Bu POS otomatik olarak kredi kartı geçersiz yazısı veriyor. Ancak, kredi kartının tüm sanal bilgisi ve şifresini otomatik olarak kaydediyor. Kurye isterseniz bir de bu POS cihazıyla deneyeyim deyip, restorana ait gerçek POS cihazından yemek parasını çekiyor. Çete böylece kredi kartını kopyalıyor. Kuryeler bu iş için çeteden aylık 5 bin lira ek maaş alıyor.
İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, fast-food restoranlardan evlerine sipariş veren müşterilerin kredi kartı bilgilerinin çalındığı şikâyeti üzerine harekete geçti. Siber polisi, çete üyelerinin, restoranlarda motorlu kurye olarak çalışan kişilerle anlaştıkları, özel yazılımlı POS cihazlarını onlara vererek binlerce müşterinin kredi kartı bilgilerini çaldıklarını tespit etti. Çetenin, çok kısa bir süre içerisinde kopyaladıkları kredi kartlarıyla 3 milyon liralık para çektikleri ya da alışveriş yaparak vurgun yaptıkları belirlendi.
ENDONEZYA’DA TUTUKLANDILAR
Çete lideri Doğan K.’nın Türkiye’deki restoran müşterilerinden çaldığı binlerce kredi kartı bilgileriyle Endonezya’nın tatil adası Bali’de yaşadığını tespit edildi. İstanbul ve Endonezya’da eşzamanlı operasyonlar düzenlendi. Çete lideri Doğan K., Endonezya polisi tarafından yanında bulunan Türk vatandaşı 2 arkadaşıyla birlikte gözaltına alındı.
Gazete Habertürk'ten Nihat Uludağ'ın haberine göre Doğan K.’nın kaldığı adreste yapılan aramalarda, binlerce kişiye ait kredi kartı bilgileri ve çeteye ait özel yazılımlı POS cihazı bulundu. Çetenin İstanbul ayağını yürüten Doğan K.’nın kardeşi Orhan K.’nın da aralarında bulunduğu 18 kişi de İstanbul’da değişik adreslere yapılan operasyonlarda gözaltına alındı. İstanbul’da yakalanan şüphelilerden 7’sinin, çete adına kuryelik yapanlar olduğu öğrenildi. 18 çete üyesinden 13’ü tutuklandı. Endonezya’da tutuklanan çete lideri Doğan K.’nın da bu ülkede çektiği ceza sonrası Türkiye’ye iade edileceği öğrenildi. Çete üyelerinin adreslerinde yapılan aramalarda, 6 MSR (kart kopyalama cihazı), 312 manyetik şeritli kart, 4 bilgisayar, 3 flash bellek, 28 özel yazılımlı POS cihazı, 22 cep telefonu, 4 hard disk, 19 adet SİM kart, 25 micro SD hafıza kartı, 7 ATM gizli kamera düzeneği ve 8 bin 995 lira ele geçirildi.
KURYEYE AYLIK 5 BİN TL
Çete üyeleri fast-food zincir restoranlarda kurye olarak çalışan kişilerle anlaşıyor. Onlara restoranın POS cihazının yanında, aynı POS cihazına benzeyen özel yazılım yüklenmiş olan kendi POS’larını veriyor. Kurye yemek tesliminin ardından, müşteriden kredi kartını istiyor, kartı sahte POS’tan geçiriyor. Bu POS otomatik olarak kredi kartı geçersiz yazısı veriyor. Ancak, kredi kartının tüm sanal bilgisi ve şifresini otomatik olarak kaydediyor. Kurye isterseniz bir de bu POS cihazıyla deneyeyim deyip, restorana ait gerçek POS cihazından yemek parasını çekiyor. Çete böylece kredi kartını kopyalıyor. Kuryeler bu iş için çeteden aylık 5 bin lira ek maaş alıyor.
Apple çalışanlarına uyarı: Bilgi sızdırmayın
Apple çalışanlarını medyaya bilgi sızdırmayı durdurmaları konusunda uyardı
Apple, şirketin gelecek planlarını "sızdırmamaları" konusunda uyardı. Bu uyarı yasal ve cezai yaptırım iddialarını güçlendirdi. Cupertino, California merkezli şirket yayınladığı notta 29 sızdırıcının yakalandığını, bunların 12'sinin tutuklandığı bildirdi. Apple yaptığı açıklamada bu insanların yalnızca işlerini kaybetmediklerini, başka iş bulmak için büyük zorluklarla karşılacaklarını aktardı.
Apple hangi konuşmaların sızdırıldığı konusuna ilişkin açıklık getirdi ve önceki yıl Apple'ın yazılım koordinatörü Craig Federighi'nin çalışanlarla iPhone yeni yazılım özelliğinin ertelenebileceği bilgisini paylaştığı toplantının sızdırıldığını ifade etti. Apple, ayrıca yeni yayınlanan yazılım paketinin iPhone X ve yeni Apple Saatinin yayınlanmayan detaylarını ortaya koyduğunu bildirdi.
Yeni ürün hakkında sızdırılan bilgi satışlar üzerinde olumsuz etki yaratabilir.
Apple, şirketin gelecek planlarını "sızdırmamaları" konusunda uyardı. Bu uyarı yasal ve cezai yaptırım iddialarını güçlendirdi. Cupertino, California merkezli şirket yayınladığı notta 29 sızdırıcının yakalandığını, bunların 12'sinin tutuklandığı bildirdi. Apple yaptığı açıklamada bu insanların yalnızca işlerini kaybetmediklerini, başka iş bulmak için büyük zorluklarla karşılacaklarını aktardı.
Apple hangi konuşmaların sızdırıldığı konusuna ilişkin açıklık getirdi ve önceki yıl Apple'ın yazılım koordinatörü Craig Federighi'nin çalışanlarla iPhone yeni yazılım özelliğinin ertelenebileceği bilgisini paylaştığı toplantının sızdırıldığını ifade etti. Apple, ayrıca yeni yayınlanan yazılım paketinin iPhone X ve yeni Apple Saatinin yayınlanmayan detaylarını ortaya koyduğunu bildirdi.
Yeni ürün hakkında sızdırılan bilgi satışlar üzerinde olumsuz etki yaratabilir.
7 Nisan 2018 Cumartesi
Chrome bilgisayarımızı gizlice tarıyor mu?
İnternet tarayıcısı Google Chrome’un Windows işletim sistemi bulunan bilgisayarlardaki tüm dosyaları sürekli olarak taradığı ileri sürüldü
ABD merkezli Motherboard sitesinin haberine göre Siber güvenlik uzmanı Kelly Shortridge, Google Chrome tarayıcısının, ‘belgeler’ klasöründeki dosyalar da dahil olmak üzere bilgisayarındaki tüm dosyaları taradığını belirtti.
Haberde bu sorunun, anti virüs programı ESET’in birikimlerini kullanan Chrome Cleanup Tool aracından kaynaklandığı, Chrome’un, ESET çekirdeğini kullanarak tarayıcıya saldırabilecek olan zararlı yazılımları aramak için bilgisayarı taradığını, söz konusu zararlı yazılımlara rastlaması durumundaysa sorunlu dosya ile ilgili verileri Google’a gönderdiği kaydedildi.
Daha önce Amerikan şirketi Trustlook'un uzmanları, Telegram, Twitter, Viber, Facebook Messenger, Skype, Line, Weibo vb. uygulamalardan bilgi çalabilecek yeni bir virüsün keşfedildiğini rapor etmiş, com.android.boxa adlı virüsün Çin menşeili Cloud Module uygulamasında tespit edildiği ifade edilmişti.
ABD merkezli Motherboard sitesinin haberine göre Siber güvenlik uzmanı Kelly Shortridge, Google Chrome tarayıcısının, ‘belgeler’ klasöründeki dosyalar da dahil olmak üzere bilgisayarındaki tüm dosyaları taradığını belirtti.
Haberde bu sorunun, anti virüs programı ESET’in birikimlerini kullanan Chrome Cleanup Tool aracından kaynaklandığı, Chrome’un, ESET çekirdeğini kullanarak tarayıcıya saldırabilecek olan zararlı yazılımları aramak için bilgisayarı taradığını, söz konusu zararlı yazılımlara rastlaması durumundaysa sorunlu dosya ile ilgili verileri Google’a gönderdiği kaydedildi.
Daha önce Amerikan şirketi Trustlook'un uzmanları, Telegram, Twitter, Viber, Facebook Messenger, Skype, Line, Weibo vb. uygulamalardan bilgi çalabilecek yeni bir virüsün keşfedildiğini rapor etmiş, com.android.boxa adlı virüsün Çin menşeili Cloud Module uygulamasında tespit edildiği ifade edilmişti.
Facebook tüm sohbetleri gözetliyor
Facebook, Messenger uygulamasındaki tüm sohbetlerin ve görsellerin içerik yönetimine uygunluk açısından tarandığını kabul etti
Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, şirketin anlık mesajlaşma uygulaması Messenger’da gerçekleştirilen özel sohbetleri ve paylaşılan görselleri gözetim altında tuttuğunu açıkladı.
Vox isimli haber sitesinin Myanmar’daki soykırıma dair yaptığı haberde yorumuna başvurulan Zuckerberg, Facebook’un kim kullanıcıların konuyla ilgili heyecan ve tepki yaratmak için Messenger uygulaması üzerinden sansasyonel mesajlar gönderdiğini fark ettiklerini açıkladı.
Zuckerberg, “Bu gibi durumlarda sistemimiz ne olduğunu fark ediyor ve bu mesajların gitmesini engelliyoruz” dedi.
Facebook’un patronu tarafından yapılan açıklama kimi kullanıcılar tarafından gizlilik eleştirilerinin hedefi oldu. Şirket konuyla ilgili yaptığı açıklamada, taranan Messenger verilerinin reklamlar için kullanılmadığını belirtti.
Eleştiriler üzerine Bloomberg’e bir açıklama daha yapan Facebook, Messenger sohbetlerinin özel olduğunu ve Facebook’un sosyal ağdaki tacizi engellemek için onları tarayan araçlara sahip olduğunu duyurdu.
Facebook Messenger sözcüsü, sohbetleri tarayan sistemin çalışma mantığını şöyle özetledi: “Örneğin Messenger’da bir fotoğraf gönderdiğinizde, otomatik sistemlerimiz onun çocuk pornografisi olup olmadığını ya da bir internet bağlantısı gönderdiğinizde onun virüslü olup olmadığını ayırt edebiliyor. Facebook tarafından tasarlanan bu otomatik araçlar, platformumuzdaki tacizci davranışları anında engellememize olanak tanıyor.”
Şirket ayrıca Messenger tarama sisteminin “Günümüzde diğer internet şirketlerinin kullandığı araçlara bir hayli benzer” olduğunu belirtti.
Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, şirketin anlık mesajlaşma uygulaması Messenger’da gerçekleştirilen özel sohbetleri ve paylaşılan görselleri gözetim altında tuttuğunu açıkladı.
Vox isimli haber sitesinin Myanmar’daki soykırıma dair yaptığı haberde yorumuna başvurulan Zuckerberg, Facebook’un kim kullanıcıların konuyla ilgili heyecan ve tepki yaratmak için Messenger uygulaması üzerinden sansasyonel mesajlar gönderdiğini fark ettiklerini açıkladı.
Zuckerberg, “Bu gibi durumlarda sistemimiz ne olduğunu fark ediyor ve bu mesajların gitmesini engelliyoruz” dedi.
Facebook’un patronu tarafından yapılan açıklama kimi kullanıcılar tarafından gizlilik eleştirilerinin hedefi oldu. Şirket konuyla ilgili yaptığı açıklamada, taranan Messenger verilerinin reklamlar için kullanılmadığını belirtti.
Eleştiriler üzerine Bloomberg’e bir açıklama daha yapan Facebook, Messenger sohbetlerinin özel olduğunu ve Facebook’un sosyal ağdaki tacizi engellemek için onları tarayan araçlara sahip olduğunu duyurdu.
Facebook Messenger sözcüsü, sohbetleri tarayan sistemin çalışma mantığını şöyle özetledi: “Örneğin Messenger’da bir fotoğraf gönderdiğinizde, otomatik sistemlerimiz onun çocuk pornografisi olup olmadığını ya da bir internet bağlantısı gönderdiğinizde onun virüslü olup olmadığını ayırt edebiliyor. Facebook tarafından tasarlanan bu otomatik araçlar, platformumuzdaki tacizci davranışları anında engellememize olanak tanıyor.”
Şirket ayrıca Messenger tarama sisteminin “Günümüzde diğer internet şirketlerinin kullandığı araçlara bir hayli benzer” olduğunu belirtti.
Facebook: 87 milyon insan etkilenmiş olabilir
Facebook, 87 milyon kullanıcıya ait verinin Cambridge Analytica ile paylaşılmış olabileceğini açıkladı
Facebook, 87 milyon kadar kullanıcıya ait verinin Cambridge Analytica araştırma şirketiyle uygunsuz bir biçimde paylaşılmış olabileceğini belirtti. Paylaşıma konu olan kullanıcıların büyük çoğunluğu ABD'de bulunuyor.
Bu açıklama "data sızdırma" iddialarına ilişkin Facebook'un ilk resmi doğrulaması oldu. Test uygulamasını indiren yaklaşık 270 bin kişi kendileri ve arkadaşları hakkındaki bilgileri, araştırmacılarla paylaştı. Bu bilgiler sonra Cambridge Analytica'ya aktarıldı.
Facebook kullanıcılara, kişisel bilgilerinin Cambridge Analytica ile paylaşılıp paylaşılmadığını 9 Nisan'dan itibaren bildirmeye başlayacak.
Facebook, 87 milyon kadar kullanıcıya ait verinin Cambridge Analytica araştırma şirketiyle uygunsuz bir biçimde paylaşılmış olabileceğini belirtti. Paylaşıma konu olan kullanıcıların büyük çoğunluğu ABD'de bulunuyor.
Bu açıklama "data sızdırma" iddialarına ilişkin Facebook'un ilk resmi doğrulaması oldu. Test uygulamasını indiren yaklaşık 270 bin kişi kendileri ve arkadaşları hakkındaki bilgileri, araştırmacılarla paylaştı. Bu bilgiler sonra Cambridge Analytica'ya aktarıldı.
Facebook kullanıcılara, kişisel bilgilerinin Cambridge Analytica ile paylaşılıp paylaşılmadığını 9 Nisan'dan itibaren bildirmeye başlayacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

