7 Nisan 2018 Cumartesi

Facebook 200 Rus hesabına neşteri vurdu

Sosyal medya devi Facebook, 70 Facebook, 65 Instagram hesabı ve Kremlin destekli siber içerik üreten İnternet Araştırma Ajansı'yla bağlantılı 138 Facebook sayfasını sildi


Rusya'nın Facebook reklamları aracılığıyla 2016'daki ABD seçimlerine müdahale ettiğinin ortaya çıkmasının ardından dünyanın en büyük sosyal medya devi, 200'den fazla Rus hesabını sildi.

Facebook Güvenlik Müdürü Alex Stamos, salı günü yaptığı açıklamada 70 Facebook, 65 Instagram hesabı ve Kremlin destekli siber içerik üreten İnternet Araştırma Ajansı'yla (IRA) bağlantılı 138 Facebook sayfası kapatıldı.

Stamos kapatılan hesapların yüzde 95'inin Rusça olduğunu ve Azerbaycan, Özbekistan ve Ukrayna ile yakınlarındaki ülkelerde Rusça konuşanları hedef aldığını söyledi.

Açıklamaya göre 1 milyondan fazla Facebook ve 493 bin Instagram kullanıcısı silinen hesaplardan en az birini takip ediyordu.

Facebook verilerine göre silinen sayfalar ve hesapların 1 Ocak 2015'ten bu yana yaptığı reklam masrafı toplam 167 bin dolar.

Şirketin CEO'su Mark Zuckerberg, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bugüne kadar yabancı seçimlere müdahale ettikleri gerekçesiyle IRA'ya karşı önlem aldıklarını ancak bu sefer Rusya'da yaşayan insanları hedef alan yayınlar nedeniyle hesapların silindiğini söyledi.

"Trol çiftliği" olarak da bilinen IRA, yanlış bilgi veren kampanyalar düzenlemekten, bu içeriklerle Facebook etkinlikleri organize etmeye kadar birçok farklı eyleme dahil oluyor. Bu etkinliklerden biriyle New York'ta Başkan Donald Trump karşıtı bir protesto bile düzenlenmişti.

126 MİLYON ABD'LİYE ULAŞTI

Facebook'un üzerinde neredeyse 2 yıldır devam eden baskı, ABD Başkanlık Seçimleri sonrası başlayıp geçtiğimiz günlerde milyonlarca kullanıcının verilerinin çalındığının ortaya çıkmasıyla ayyuka çıktı.

Sosyal medya devi, ekim ayında yaptığı açıklamada son iki yıl içinde Rusya merkezli operasyonlar kapsamında Amerikan siyasetiyle ilgili olarak gönderilen 800 bin mesajın 126 milyon Amerikalı'ya ulaştığını duyurdu.

2016 yılında düzenlenen Amerikan başkanlık seçimleri kapsamında gönderilen mesajların içeriği daha çok sosyal ve politik açıdan ayrıştırıcı unsurlar içeriyordu.

50 MİLYON KİŞİNİN BİLGİLERİNE ULAŞILDI

Yaklaşık iki hafta önce patlayan skandalda ise veri madenciliği, veri komisyonculuğu ve seçimler için stratejik iletişim kapsamında veri analizi yapan İngiltere merkezli siyasi danışma şirketi Cambridge Analytica'nın 50 milyon Facebook hesabından gizli bilgilere erişim sağladığı ortaya çıktı.

Bu bilgilerin 2016'da ABD'de yapılan başkanlık seçimleri ile Brexit referandumunda kamuoyunu etkilemek için kullanıldığı öne sürülüyor. Şirket bu iddiaları reddederken iddiaların merkezindeki isim, Cambridge Analytica CEO'su Alexander Nix de görevden aldı.

 “Bilgilerinizi koruma sorumluluğumuz var. Yapamazsak, onu hak etmiyoruz" başlığıyla tam sayfa özür mesajı yayınlayan Zuckerberg, 10 Nisan'da ABD Kongresi'nde ifade verecek.


Twitter 1 milyon hesaba neşteri vurdu

Twitter tarafından yayınlanan rapora göre 1 milyondan fazla hesap terör propagandası yaptığı için kapatıldı.

Twitter'da yayımlanan 12 aylık Twitter Şeffaflık Raporu'nda 1 Temmuz 2017-31 Aralık 2018 tarihleri arasında 1 milyon 143 bin hesabın kapatıldığı belirtildi.

Habertürk'te yer alan habere göre, sosyal medya sitesi Twitter'dan yapılan açıklamada, "1 Temmuz 2017'den 31 Aralık 2017'ye kadarki raporlama döneminde, terörizmle ilgili ihlallerden dolayı 274 bin 460 hesap sürekli olarak askıya alındı. 1 Ağustos 2015 ile 31 Aralık 2017 arasında, terörizmle ilgili ihlallerden ötürü Twitter'da 1 milyon 210 bin 357 hesabı askıya aldık" denildi.

YÜZDE 74'Ü İLK TWİTLERİNDE ASKIYA ALINDI

Açıklamada, kullanıcıların herhangi bir Twitter mesajını göndermesinin ardından hesapların yüzde 74'ünün askıya alındığını belirtildi. Twitter, terörizim ve aşırıcılı-ğın tanıtımını engellemek için uzun süredir çalışma yaptığı da kaydedildi.

Siber suç artışı teknolojinin gelişimiyle doğru orantılı

Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Dr. E. Baturalp Pamukçu, teknolojiye olan bağımlılığımız arttıkça, bilişim teknolojisi altyapısından kaynaklanan aksamaların ve siber ataklara maruz kalma riskinin de doğru orantılı olarak arttığını ifade etti.

Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Dr. E. Baturalp Pamukçu, günümüzde giderek artan siber riskleri değerlendirdi. “Siber risk, bir kurumun bilgi teknolojisi altyapısında meydana gelebilecek beklenmedik bir teknik arıza ya da bu altyapı sistemlerine yönelik olarak gerçekleştirilen siber saldırılar sonucu kaynaklanabilecek finansal kayıpları ifade eden risk durumudur” diyen Pamukçu, gerek Türkiye’de, gerek global ölçekte hızla yayılan dijitalleşmenin, pek çok artısının yanı sıra hem kurumsal hem de bireysel bazda çok sayıda risk içerdiğini ifade etti.

Türkiye’de hemen hemen hepimizin evlerimizdeki bilgisayarlardan ya da akıllı telefonlarımızdan internete erişebildiğimizi, kredi kartlarımızla online ortamda alışveriş yapabildiğimizi ve tüm bilgileri bilgisayarlarda saklama imkanı bulduğumuzu kaydeden Pamukçu, “Her geçen gün teknolojinin ve bu teknolojilere erişilebilirliğin artmasına bağlı olarak, bilişim sistemlerine yönelik işlenen suçlar da doğru orantılı olarak artıyor. Geçen yıl Avrupa’ya düzenlenen siber saldırıların çoğunun hedefinde Türkiye’nin bulunduğu belirtiliyor” dedi.

‘DOĞAL AFET RİSKİNDEN DAHA CİDDİYE ALINIYOR’

“Ponemon Institute” tarafından yapılan bir anketten bahseden Pamukçu, “Buna göre, firmalar artık siber güvenlik risklerini, doğal afet riskinden ya da olağan iş risklerinden daha çok ciddiye alıyor, risklere karşı sigorta teminatı araştıran ve bu alanı yeni keşfeden şirket sayısı da giderek artıyor. Söz konusu ankete katılan katılımcıların birçoğu güvenlik ihlallerinin doğurabileceği sonuçların; yangın, doğal afetler ya da iş kayıpları gibi risklerin doğurabileceği sonuçlardan daha ciddi olduğunu düşünüyor” ifadelerini kullandı.

‘SALDIRILARIN SIKLIĞI VE ETKİLERİ ARTIYOR’

“Bununla beraber, son zamanlarda siber saldırıların sıklığının ve etkilerinin arttığını gerek görsel, gerekse yazılı medyadan takip ediyoruz. Sosyal medyanın yaygınlaşması, pek çok e-dönüşüm projesinin devreye girmesi ve gelişen mobil teknolojiler gibi teknolojik ilerlemelerle kurumlar da siber tehditlere daha açık hale geliyor” diyen Pamukçu, teknolojiye olan bağımlılığımız arttıkça, bilişim teknolojisi altyapısından kaynaklanan aksamaların ve siber ataklara maruz kalma riskinin de doğru orantılı olarak arttığını dile getirdi.

Pamukçu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Wanna Cry; Mayıs 2017’de eski Windows işletim sistemlerinde bulunan bir zafiyeti kullanarak, 90’dan fazla ülkede 200 binin üzerinde bilgisayarı etkisi altına aldı ve İngiltere ve İskoçya’da Ulusal Sağlık Sistemi’nin çökmesine neden oldu. Bu olay 2017 yılında gerçekleşen en önemli siber saldırılardan biri. Her ne kadar fiziksel ve teknolojik önlemler alınmış olsa da, siber güvenliğin %100 oranında sağlanabildiğini söylememiz oldukça zor.”

‘YETERLİ UZMAN VE BİLGİ BİRİKİMİ YOK’

Durumu sigorta şirketleri tarafından da ele alan Pamukçu, “Henüz ülkemizde olgunlaşmamış siber güvenlik sigortaları her ne kadar ticari bir fırsat gibi görünse de, risklerin değerlendirilmesi, fiyatlandırılması ve meydana gelebilecek hasarların ekspertizi konusunda yeterli uzman ve bilgi birikiminin ne yazık ki tatmin edici düzeyde olmadığını açıkça görüyoruz” dedi.

Risklerin belirlenmesi aşamasında, şirketlerin almış olduğu teknik önlemlerin değerlendirilmesi ve meydana gelen risklerin ekspertizinin yapılmasında siber güvenlik uzmanlarına ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Pamukçu, “Bu durum, kaçınılmaz bir gerçek olarak sigorta şirketlerinin karşısına çıkıyor. Böyle bir ortamda, risk ve performans arasındaki bağlantı giderek güçlenmekte, yönetim kurulu ile üst ve orta düzey yöneticilerin siber riskleri yönetme sorumluluğu artıyor. Üst yönetim düzeyindeki yöneticiler, kurumlarının güvende ve dirençli olduğundan emin olmak istiyor, ancak günlük iş yoğunlukları sebebiyle gelişen siber risklerin takibi ve tespiti gibi günlük zorlu süreçlerden uzak kalabiliyor” şeklinde konuştu.

‘SİBER SUÇ YÖNTEMLERİ KARMAŞIKLAŞIYOR’

Bilgi güvenliği yönetimi kapsamında risklerden doğabilecek kötü sonuçların önüne geçebilmek için, riskten kaçınma, riski azaltma, riski kabul etme ve riski transfer etme gibi temel yöntemlerin izlenebildiğini belirten Dr. E. Baturalp Pamukçu, şu ifadeleri kullandı:

“Siber suçluların uyguladıkları işlemler, son zamanlarda gittikçe daha karmaşık bir hal alıyor. Bu sebeple, sektör olarak bu risklerden korunmanın en önemli adımları olan, tüm bilgilere kolay ulaşılarak güvenli bir şekilde yedeklenmesi, zararlı yazılımlara karşı anti-virüs programlarının kullanılması ve güncellenmesi konularında gerekli çalışmaların yapılması önem arz ediyor. Bazen tek bir siber saldırının, bir şirket faaliyetini tamamen sonlandırmasına neden olabileceği düşünülerek, şirketlerdeki maliyet hesaplarının ilgili riskler göz önüne alınarak yapılması gerekiyor.”

‘İŞ SÜREKLİLİĞİ VE KRİZ YÖNETİMİ EĞİTİMLERİ ÖNEMLİ’

Siber risklerin, bilgi ve bilgi sistemleri dünyasının bir gerçeği olduğunu vurgulayan Pamukçu, sözlerini şu şekilde tamamladı: “İster mobil cihazlarında, bilgisayarlarında, ister sunucularında veya internet ortamında elektronik veri kullanan tüm şirketler bu risklerle sürekli karşı karşıyadır. Bilindiği gibi iş sürekliliği ve kriz yönetimi, şirketlerin iş kesintisine neden olabilecek bir olay veya kriz öncesinde, sırasında ve sonrasında olayı en etkin şekilde yönetme çalışmalarının bütünüdür. Siber risklerin, şirketler içerisindeki var olma ihtimali için çalışanların bu konuyla ilgili eğitimlere tabi tutulmaları ve iş sürekliliği / kriz yönetimi konusunda da hazırlıklı olmaları sağlanmalıdır.”

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uyum süreci bugün doluyor

Türkiye’de kullanıcıların verilerini tutan ve işleyen tüm işletmeler için Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uyum süreci bugün doluyor
Türkiye’de kişisel verilerin korunması için 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması (KVK) Kanunu’nda işletmelere tanınan iki yıllık uyum süreci bugün doluyor. 7 Nisan 2016 tarihinden önce işlenmiş olan kişisel verileri kanuna uyumlu hale getirmeye çalışan işletmelerin de 7 Nisan 2018 tarihi itibarıyle bu süreci tamamlamış olmaları gerekiyor.

LİNK İLE İZİN İSTENİYOR

Gazete Habertürk'ten Necdet Çalışkan'ın aktardığına göre, bu kapsamda son gün telaşına giren çoğu perakende, mağazacılık, giyim, akaryakıt, ulaşım gibi sektörlerden doğrudan müşteri bilgisi tutan firmalar, kullanıcılarını SMS yağmuruna tuttu. Üyelik sözleşme ve koşullarını yenileyen işletmeler, müşteri ve üyelerinden yasal izinleri alabilmek için SMS ile onay linkleri gönderiyor. Linklerde yeni üyelik sözleşmeleri ve bunun “kabul” edilebildiği onay seçenekleri yer alıyor. Kullanıcılar buna olumlu cevap vermezse, işletmenin müşterisine ait verileri silmesi ve üyeliğini/ aboneliğini sonlandırması gerekiyor. Bu durumda üyelik sona erdirildiği için kullanıcının sepeti, puanları vs. siliniyor.

CEZASI 5 BİN TL’DEN BAŞLAYIP 1 MİLYON TL’YE KADAR ÇIKIYOR

2016 yılında yürürlüğe giren KVK Kanunu kapsamında, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında ilgili kişilere karşı aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 5 bin TL ile 100 bin TL arasında idari para cezası uygulanacak. KVK Kanunu kapsamında kişisel verileri tutan ve işleyen işletmelere yükümlülüklerine uymamaları durumunda uygulanacak olan idari para cezaları 1 milyon TL’ye kadar çıkıyor.

AB açıkladı! Skandaldan 2 milyon 700 bin Avrupalı etkilendi

AB Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, Facebook'un veri skandalıyla ilgili AB'ye mektup gönderdiği ve Cambridge Analytica ile verileri paylaşılan kişi sayısını açıkladığı bildirildi


Avrupa Birliği (AB), Facebook'un veri skandalından 2 milyon 700 bin Avrupalının etkilendiğini bildirdi.
AB Komisyonu sözcülüğünden yapılan açıklamada, Facebook tarafından AB'ye veri skandalına ilişkin mektup gönderildiği belirtildi.

Açıklamada, "Facebook, AB içerisinde 2 milyon 700 bine kadar insanın verilerinin uygun olmayan biçimde Cambridge Analytica ile paylaşılmış olabileceğini teyit etti." ifadesi kullanıldı.

Brüksel, önceki hafta Facebook'a gönderdiği mektupta, AB içerisinde kaç kişinin özel bilgilerinin Cambridge Analytica analiz firmasınca izinsiz şekilde elde edildiğini sormuştu.

AB Komisyonunun Adaletten Sorumlu Üyesi Vera Jourova'nın, Facebook ile irtibat halinde olduğu ve şirketle üst düzey görüşmelerin yapılmasının planlandığı dün duyrulmuştu.

87 MİLYON KULLANICININ BİLGİSİ PAYLAŞILMIŞ OLABİLİR

Facebook'un Teknolojiden Sorumlu Başkanı Mike Schroepfer, kamuoyuna tahmini 50 milyon olarak açıklanan rakamın 87 milyona kadar çıkabileceğini açıklamıştı.

ABD'deki son başkanlık seçimlerinde Donald Trump'ın ekibiyle çalışan Cambridge Analytica şirketinin milyonlarca Facebook kullanıcısının verilerini usulsüz kullandığının ortaya çıkması, sosyal medya platformuna yönelik eleştirileri artırmıştı.

Facebook kurucusu ve Üst Düzey Yöneticisi Mark Zuckerberg, verilerin usulsüz kullanılmasıyla ilgili özür dilemişti. Zuckerberg, skandala ilişkin 11 Nisan'da ABD Temsilciler Meclisi Ticaret Komisyonunda ifade verecek.

3 Nisan 2018 Salı

Avrupa genelinde 15 bin uçuş ertelenebilir

Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı tarafından, teknik bir sorun nedeniyle Avrupa genelinde bugün yaklaşık 15 bin uçuşun ertelenebileceği uyarısında bulunuldu.

Brüksel merkezli Teşkilattan yapılan yazılı açıklamada, teknik bir arıza nedeniyle sabah yerel saatle 10.26 (TSİ 11.26) sonrasında işlenen uçuş bilgilerinin kaybolduğu, bu nedenle hava aracı işleticilerinin bu bilgileri tekrar sağlamaları için talepte bulunulduğu ifade edildi.

Teknik sorunun bugün akşam saatlerine kadar çözülmesi için yoğun çalışmalar yürütüldüğü belirtilerek, "Bugün Avrupa genelinde 29 bin 500 uçuşun gerçekleşmesi planlanıyordu ancak sistemdeki sorun nedeniyle bu uçuşların yarısının ertelenebileceğini öngörüyoruz." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, teknik sorunun herhangi bir güvenlik zaafiyeti oluşturmadığı kaydedildi.

--

Avrupa hava sahası trafiğini kontrol eden Eurocontrol sistemlerindeki teknik bir arıza nedeniyle Avrupa çıkışlı ve varışlı uçuşlarda gecikmeler yaşandığı bildirildi.

THY Basın Müşavirliği'nden yapılan açıklamada, yaşanan teknik arızayla ilgili bilgi verildi.

Açıklamada, "Avrupa hava sahası trafiğini kontrol eden Eurocontrol sistemlerindeki teknik bir arıza nedeniyle Avrupa çıkışlı ve varışlı uçuşlarımızda gecikmeler yaşanmaktadır. Yolcularımız uçuşları ile ilgili detaylara 444 0 849 numaralı çağrı merkezinden ulaşabilir." bilgisine yer verildi.

Teknik arıza nedeniyle Avrupa seferlerinde gecikme ve iptaller yaşanacağı aktarılan açıklamada, yolcuların uçuşlarıyla ilgili güncel detaylara "www.turkishairlines.com" üzerinden ya da "444 0 849" numaralı çağrı merkezinden ulaşabileceği kaydedildi.

THY Genel Müdürü Bilal Ekşi de Twitter'dan yaptığı açıklamada, Avrupa sahasında hava trafiğini kontrol eden Brüksel merkezli Eurocontrol sistemlerindeki arıza sebebi ile Avrupa'ya yapılacak tüm seferlerde ciddi aksamalar olduğunu vurgulayarak, "Eurocontrol ile temasımız devam etmekte olup, seferler ile ilgili açıklamalar web sitemizden yapılacaktır." ifadeleri kullanıldı.


1 Nisan 2018 Pazar

Şirket içi gizli yazışmaları dünyayı ayağa kaldırdı!

Bir Facebook yöneticisinin şirket içi bir yazışmada "çirkin gerçek şu ki" diyerek büyüme uğruna her şeyin mübah olduğunu söylediğinin sızdırılması şirketi zor durumda bıraktı.


2016 tarihli iç yazışmada şirket yöneticilerinden Andrew Bosworth tehditler ya da terör eylemleri sonucu insanların ölmesi anlamına gelse bile büyümenin önemli olduğunu söylüyor.

Yazışmanın kamuoyuna sızması üzerine şirketin kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg ve yazışmayı kaleme alan yönetici Andrew Bosworth bu satırların şirketin felsefesini yansıtmadığına ilişkin açıklamalar yaptılar.

Fakat bu son haber şirketin zaten itibar kaybetmesine yol açan bir önceki skandalı bile gölgede bırakabilecek gibi görünüyor.

Facebook 50 milyon kullanıcısına ait verilerin siyasi danışmanlık şirketi Cambridge Analytica tarafından kullanıldığından haberdar olduğunu kabul ettiğinden bu yana ağır eleştirilerle karşı karşıya.

18 HAZİRAN 2016 TARİHLİ ŞİRKET İÇİ YAZIŞMA

Daha çok insanın birbirleriyle iletişim kurmasını sağlıyoruz.

"Olumsuz kullanırlarsa kötü olabilir. Belki insanları internet zorbalarının hedefi haline getirmekle birinin yaşamına mâl oluruz. Belki bizim aracılığımızla eşgüdümlenen bir terör saldırısında birisi ölür.

"Ve biz daha çok insanı bağlamaya devam ederiz.

"Çirkin gerçek şu ki biz insanları birbirine bağlamaya o kadar derinden inanıyoruz ki, daha çok insanı daha sık birbirine bağlamamızı sağlayan her şey 'de facto' (fiilen) iyidir. Bu belki de bizim açımızdan sayıların doğru söylediği tek alandır.

[...]

"İşte bu yüzden büyümek için yaptığımız her şey mübahtır. Sorgulamaya açık bütün yeni ilişki bulma faaliyetleri. İnsanları arkadaşları tarafından bulunabilir kalmaya ikna edecek her türlü dil inceliği. Daha fazla iletişim getirmek için yürüttüğümüz bütün faaliyetler. Bir gün muhtemelen Çin'de yapmak durumunda kalacağımız faaliyetler. Hepsi."

Andrew Bosworth tarafından kaleme alınan bu iç yazışma önce Buzzfeed haber sitesinde kamuoyuna sızdırıldı.

Facebook'un Haber Akışı bölümünün yaratıcılarından Bosworth 2006'dan bu yana şirkette üst düzey görevlerde bulundu ve şu anda sanal gerçeklik çalışmalarından sorumlu.

İç yazışmanın sızdırılması üzerine Bosworth Twitter hesabından yayınladığı mesajda, bu yazışmayı yollarken aslında içindeki fikirleri benimsemediğini, ama personeli kışkırtıcı bir tartışma açmak amacıyla paylaştığını söyledi.

Bosworth "Böylesi zor konular etrafında tartışmak bizim işleyişimizin bir parçası ve bunu hakkıyla yapabilmek için kötü fikirleri bile hesaba katabilmemiz gerekiyor" diye yazdı.
Facebook kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg de bir açıklama yayınladı.

Zuckerberg "Boz (Bosworth) bir çok kışkırtıcı şey söyleyen yetenekli bir lider. Bunlar ben dahil Facebook'daki bir çok kişinin kuvvetle karşı olduğu görüşler. Amaca ulaşmak için her yolun mübah olduğuna hiç bir zaman inanmadık" dedi.