3 Şubat 2018 Cumartesi

Çalışanlarınıza siber güvenlik eğitimi vermek için 5 ipucu

Siber güvenlik konusunun farkında olan çalışanlar, siber suçlulara karşı verilen bitmek bilmeyen savaşı kazandıracak silahlar olabilirler. Çalışanlar sadece saldırıları engellemekle kalmayıp bunları önceden belirleyip tahmin edebilirler.

Kaspersky Lab Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Yönetici Direktörü

Maxim Frolov

Son birkaç yıldır, Orta Doğu’daki siber saldırıların sayısında önemli bir artış yaşandı. Siber suçluların da çok daha gelişmiş yöntemler kullanmaya başladıklarını gördük. Örneğin, fidye yazılımlar son yıllarda bölgede ve tüm dünyada kaos yaratarak uluslararası üne kavuştu. Ülkeleri etkileyen WannaCry ile başlayan saldırılar kötü şöhretli PETYA ile devam etti. Verileri şifreleyen fidye yazılımlarının saldırısına uğrayan kullanıcı sayısı, en son KSN fidye yazılımı raporuna göre 2016’dan 2017’ye kadar iki kat arttı. Bu tür siber saldırılar bazı kurumlar için yıkıcı olsa da diğerleri için uyarı niteliği taşıyor. Birçok kurum korumalarını güçlendirip BT güvenliğini daha farklı ele almaya başladı.

Her şey sağlam bir güvenlik çözümü kullanmakla başlıyor. Ancak bu tek başına yeterli değil. Kaspersky Lab ve B2B International tarafından yapılan bir araştırmaya göre şirketlerin yüzde 52’si, BT güvenliğindeki en büyük zayıflıklarının çalışanlar olduğunu kabul ediyorlar. Geçtiğimiz yıl gerçekleşen siber güvenlik vakalarının yüzde 46’sında çalışanların katkısı var. İnternet tehditleriyle mücadele ederken siber güvenlik konusunda eğitim almış çalışanlara sahip olmak, kullanılan güvenlik çözümünün kendisi kadar önemli.
Korumak, tedavi etmekten daha iyidir. Bu söz, BT güvenliği dünyasına mükemmel uyuyor. Siber güvenlik konusunun farkında olan çalışanlar, siber suçlulara karşı verilen bitmek bilmeyen savaşı kazandıracak silahlar olabilirler. Çalışanlar sadece saldırıları engellemekle kalmayıp bunları önceden belirleyip tahmin edebilirler.

1. Fidye Yazılımları 101
Fidye yazılımlarının hiçbir zaman tamamen ortadan kaybolmayacağını kabul etmek gerek. Bu yüzden, fidye yazılımlarının ne olduğunu ve arkasında yatan nedenleri anlatmak büyük önem taşıyor. Şüpheli bağlantılara tıklamamak, bilinmeyen veya belirsiz kaynaklardan gelen ekleri açmamak, bilgisayar ve mobil cihazlar da dâhil tüm uç noktalara güvenlik çözümleri kurmak gibi basit önlemlerle fidye yazılımlardan kolayca kaçınılabilir. Verileri düzenli olarak yedeklemek de önemlidir. Bu sayede, bir fidye saldırısına uğradığınızda verilerinizi kurtarabilirsiniz.

2. Doğru dengeyi bulmak
Şirketlerin %44’ü, çalışanlarının BT güvenliği politikalarını takip etmediğini dile getiriyor. Güvenlik politikalarına sahip olmak yeterli değil. Şirketlerin, çalışanların dikkatsizliğini ve bilgisiz çalışanlardan kaynaklanan tehlikeleri önlemek amacıyla politika ve bunlara katılım arasında doğru dengeyi bulması gerekiyor.

3. Gizlemeyin, haber verin
Çalışanlarınızı internetteki farklı siber tehditlere karşı düzenli olarak eğitin. Bu eğitimler, çalışanlarınızda farkındalık oluşmasına yardımcı olur ve siber tehditlere dikkat etmelerini teşvik ederek karşılaştıkları sorunları saklamaları yerine haber vermelerini sağlar. Yaptığımız çalışmaya göre, şirketi saldırıya uğrayan çalışanlar her zaman harekete geçmiyorlar. Tüm dünyada şirketlerin yüzde 40’ında çalışanlar bir vaka yaşandığında bunu gizliyorlar. Bunun ardında ise cezalandırılacaklarından duydukları endişe yatıyor. Bu durum küçük şirketlerden çok, büyük şirketler için bir sorun teşkil ediyor.

4. Her zaman güncel olun
Yazılım şirketleri uygulamalarında sıklıkla açıklar bulur ve bunları kapatmak için anında güncellemeler yayınlarlar. Çalışanları cihazlarında güncelleme yapmaya teşvik etmek önemlidir. Güncellemeleri zamanında yapmak saldırılara karşı güvende olmanıza yardımcı olabilir.

5. Güçlü parolalar kullanın
Çalışanların cihazlarında karmaşık parolalar tercih etmelerini gerektiren güçlü parola kuralları uygulayın. Bu, özellikle çalışanların kendilerine ait cihazları kullandıkları kurumlarda önemlidir. Birden fazla cihaz için birden fazla parola kullanmak sisteme sızılma ihtimalini azaltır ve siber suçluların hedeflerine ulaşmalarını zorlaştırır.


2 Şubat 2018 Cuma

O uygulamaları kullananlar gözaltına alınabilir

Bilişim uzmanları özellikle sosyal medyadaki "hangi ünlüye benziyorsunuz" ya da "profilime kim baktı" gibi uygulamalar yüzünden terör propagandası suçlamasıyla gözaltına alınabileceğinizi açıkladı


Bilişim Uzmanı Şener Kul, sosyal medya kullanıcılarına, istemeden terör propagandasına alet olabilecekleri uyarısında bulundu. Özellikle 'hangi ünlüye benziyorum', 'profilime kim baktı' gibi uygulamaların kullanılmasıyla hesapların ele geçirilip, terör propagandasına yönelik paylaşımlar yapılabileceğini kaydeden Kul, ayrıca milli ve dini duygulara yönelik sayfaların da aldatmaca olabileceğiyle ilgili uyardı.

Kullanıcı sayısının artmasıyla birlikte, sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda artış gözlendi. Özelikle terör propagandası yapan sosyal medya hesapları inceleme altına alındı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin Afrin kentinde yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili sosyal medyada terör propagandası yaptığı gerekçesiyle çok sayıda kişi tutuklandı.

MİLLİ VE DİNİ DUYGULARI KULLANIYORLAR

Bilişim uzmanları, sosyal medya kullanıcılarını hesapları üzerinden haberleri olmadan terör propagandası yapılabileceği konusunda uyardı. Manisa'da yaşayan bilişim uzmanı Şener Kul, özellikle milli ve dini duyguları harekete geçirecek sayfaların hazırlandığını, ardından da beğeni sayısı yükseldiğinde terör örgütleri tarafından kullanılabildiğini söyledi. Kul, "Milli ve dini duyguları da harekete geçirecek sayfalara da dikkat etmeliyiz. Milli duygularla oluşturulan bir sayfa yüzbinlere hitap edebilir ve daha sonrasında beğenileri aldıktan sonra o sayfanın adı değiştirilerek farklı bir amaç için kullanılabilir" dedi.

'TAMAMEN ALDATICI PAYLAŞIMLAR'

Bu sayfaların yönetimlerinin ele geçirilebildiğini belirten Şener Kul, "Beğeni ve paylaşım aldıktan sonra bu sayfalar ya ticari olarak, ya da terör örgütleri tarafından kullanılıyor. Sayfanın yönetimini ele de geçirebiliyorlar. Geriye dönük neleri beğendiğimize bakmamız gerekiyor. Eğer bir sayfa uzun süre paylaşım yapmıyorsa, orada yolunda gitmeyen şeyler vardır. Beğeniden çıkartabilirsiniz. Özellikle dini duygularla ilgili şehitlerin fotoğrafları paylaşılıyor ve altına 'amin' denilmesi isteniyor. Ama sosyal medyadan yazdığınız amin yerine gitmeyecektir, bu hissiyatla alakalı bir şey. Bu tip paylaşımlar kitleyi büyütmekle alakalı. Bu tip sayfalara prim vererek bu sayfaların daha sonra farklı amaçlarla kullanılmasına da prim verebilirsiniz. İyi bir şey yaptığınızı düşünürken, başkalarına da farklı güçler teslim ediyorsunuz. Bunlar tamamen aldatıcı paylaşımlardır" diye konuştu.

'ÇOK FAZLA ŞİKAYET ALIYORUZ'

Bu tarz şikayetlerin çok fazla geldiğini ifade eden Şener Kul, "Araştırdığımızda daha önce farklı bir sayfa iken, sonrasında tamamen terör örgütünün sayfası olduğunu görüyoruz. Beğendiğimiz sayfalara dikkat etmemiz gerekiyor. Sosyal medya sitesine girip neleri beğendiğimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Toplumları harekete geçirecek illegal paylaşımları yapmamak gerekiyor. Bunu paylaşanlar ve yayanlar da sorumlu olur" şeklinde konuştu.

'PROFİLİNİZE BAKANI MERAK EDERKEN TERÖR PROPAGANDASI YAPABİLİRSİNİZ'

Bilişim Uzmanı Şener Kul, ayrıca 'profilimi kim baktı', 'kime benziyorum' gibi uygulamaların da büyük tehlike oluşturduğunu açıkladı. Sosyal medya kullanıcılarının birçoğunun eğlenceli uygulamaları denediğini, ancak bu uygulamalarla birlikte birçok bilginin de üçüncü kişilerin eline geçtiğini kaydeden Kul, "Profilimi kim gördü, hangi ünlüye benziyorum gibi eğlenceli gözüken uygulamalara izin verdiğinizde uygulamalarla birlikte profilinizde birçok şeye izin veriyorsunuz. Bu uygulamalara izin verildiğinde sizin adınıza paylaşım yapabilir, bilgilerinizi görebilir. Aslında kendinize ait kişisel bilgileri veriyorsunuz. İnsanlar meraklarını gidermek için bu tip programlara yöneliyorlar, ama bir yandan da kişisel bilgilerini de teslim ediyorlar. Birçok uygulama sizin haberiniz olmadan sayfaların beğenilmesine ya da haberiniz olmadan paylaşımlar yapmanıza neden oluyor. Bu tip uygulamalardan vazgeçmek lazım. Aldatıcı uygulamalara, sayfalara dikkat etmek lazım. Bu tarz uygulamalara izin verildiyse şifrelerin değiştirilmesi gerekiyor" dedi.

'SOSYAL MEDYAYI DOĞRU KULLANMA ÖNERİLERİ'

Sosyal medyayı doğru kullanmayla ilgili önerilerde bulunan Şener Kul, şöyle devam etti:

"Gerçekten her gördüğümüzü beğenmememiz, paylaşmamamız lazım. Teyit etmemiz gerekiyor. Gördüğünüz milli ve dini duyguları etkileyecek bir haberse, arkasını araştırın. Ülkemizde medya okuryazarlığı eksikliğinden dolayı bu sorunları yaşıyoruz. Bizim ülkemizde de sosyal medyayı doğru anlamayla ilgili eğitimlerin biran evvel başlaması gerekiyor. Günümüzde savaşlar bile toplumsal hareketlerin ilk başlangıçları sosyal medya ve internetten oluyor. Artık dünya yavaş yavaş buradan yönetiliyor. Bizim mutlak suretle medya okuryazarlığıyla ilgili toplumumuz bilgilendirmemiz gerekiyor. Şiddet içeren, terör örgütünü destekleyecek paylaşımları yapmamamız gerekiyor. Patlama görüntüleri, yaralı görüntüleri paylaşılmamalı. Sosyal meydayı çocuklar da kullanıyor. Bu görüntüler çocukların da önüne çıkıyor."

Zeytin Dalı Harekatı'yla ilgili sosyal medya üzerinden yapılan bazı paylaşımlara da dikkat çeken Şener Kul, bazı fotoğrafların paylaşılmasının doğru olmadığını söyledi. Şener Kul, "Afrin operasyonuyla ilgili çok fazla yanlış paylaşılan fotoğraf var. Aslında bu bizim ordumuza destek yerine zarar veriyor. Paylaşılmaması gereken birçok görüntü doğru dahi olsa, paylaşılması yanlış. Bu tip operasyonlarda farklı görüntülerin sunulmasını yaşadık. Bu sefer zıt kutuplardaki kişiler harekete geçebiliyor. Sosyal medya bütün toplumu harekete geçirecek ortak noktalardan birisidir. Buradan etkilenerek harekete geçenler olabiliyor. Yanlış paylaşılan videolar, fotoğraflar olumsuz yerlere götürebilir" diye konuştu.


Türkiye 2017’de günde 475 siber saldırı yaşadı

Uluslararası siber güvenlik kuruluşu Arbor’ın küresel internet trafiğinin üçte birini kapsayan ATLAS isimli tehdit izleme altyapısı, 2017 yılında dünya genelinde çevrimiçi erişimi engellemeye yönelik 7,5 milyon saldırı kaydetti. Türkiye’de ise günde 475, saatte 20, dakikada 3 DDoS saldırısı yaşandı.

Dünyadaki internet servis sağlayıcılarının yüzde 90'ının siber güvenliğini sağlayan Arbor Networks’ün, Kasım 2016 - Ekim 2017 dönemine ilişkin 13. Yıllık Küresel Altyapı Güvenliği Raporu'na göre, saldırganlar hedeflerine ulaşmak için büyük kapsamlı saldırı hacminden uzaklaşarak “nesnelerin interneti (IoT)” olarak adlandırılan internete bağlı cihazları kullanmaya yöneldi. DDoS saldırısı nedeniyle gelir kaybına uğrayan kuruluşların oranı bu yıl neredeyse iki katına çıktı.

Tüm dünyadan 1., 2. ve 3. katman internet servis sağlayıcıların yanı sıra, barındırma, mobil, kurumsal ve diğer ağ operatörlerinin bir karması olan 390 katılımcının yanıtlarına dayandırılan 13. Yıllık Küresel Altyapı Güvenliği Raporu, özellikle DDoS saldırılarının sayısı ve karmaşıklığının artışını ortaya koydu.

Rapora göre; kurumsal internet operatörlerinin yüzde 57’si, veri merkezi operatörlerininse yüzde 45’i, DDoS saldırıları nedeniyle internet bant genişliklerinin doygunluğa ulaşması ile karşı karşıya kaldı. İnternet servis sağlayıcıları daha çok hacimsel saldırı yaşarken, şirketler ise gizli uygulama katmanı saldırılarında yüzde 30’luk artışa maruz kaldı. Çok boyutlu saldırıların sayısı önceki yıla göre yüzde 20 artarak hizmet sağlayıcılarda yüzde 59 ve kurumsal katılımcılarda yüzde 48’e erişti.

Saldırılar bütçeden çok itibarı zedeledi

Araştırmaya katılanların yüzde 57’si saldırıların etkilerinin başında marka itibarına verdiği zararı öncelikli bulurken, operasyonel harcamalar ikinci sırayı aldı.

10 bin dolar ile 100 bin dolar arasında mali etki belirten katılımcıların oranı 2016'ya göre neredeyse ikiye katlanarak yüzde 56’ya çıktı. Veri merkezi operatörlerinin yüzde 48’i, başarılı bir saldırının ardından en önemli sorunu müşteri kaybı olarak tanımladı.

Şirketler siber güvenlik tatbikatlarına başladı

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Arbor Networks Türkiye Müşteri İlişkileri Yöneticisi Melih Artar, “Saldırıların artışı güvenlik hizmetlerine olan talebi tetikliyor. Önceki yıl dışarıdan siber güvenlik hizmeti alan şirketlerin oranı yüzde 28 iken, bu yıl bu oran yüzde 38’e çıktı. Türkiye’de de, dünyada da hem hizmet sağlayıcı şirketler, hem de hemen her sektörden kullanıcılar nitelikli siber güvenlik personeli bulmakta ve işte tutmakta zorluk yaşıyor. Şirketlerde artık her yaklaşık olarak her üç ayda bir siber saldırı tatbikatı yapılıyor” dedi.


Banka kartlarını kopyalayıp 2.5 milyon TL'lik vurgun yaptılar

İstanbul’da, POS cihazlarına yükledikleri yazılımlar, ATM’lere yerleştirdikleri cihazlar ve avuç içine sığan aparatlarla banka kartlarını kopyalayan 22 kişilik çete çökertildi. Polis 2.5 milyon TL’lik vurgun tespit etti.

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, son bir ayda banka kartı kopyalayarak dolandırıcılık yapan 10 grup belirledi. Polis, 22 şüpheliyi gözaltına aldı.

Hürriyet'ten Çetin Aydın'ın haberine göre, 5 bin kişinin bilgilerini ele geçiren ve çok sayıda kartı kopyalayan şüphelilerin yaklaşık 2.5 milyon TL vurgun yaptığı tespit edildi.

Şüphelilerin yakalanması için düzenlenen baskınlarda, 7 POS makinesi, ATM kamera düzenekleri, bankamatik kart hazneleri ve çok sayıda kart ele geçirildi. Emniyet’teki işlemleri sonrasında adliyeye gönderilen şüphelilerden 15 tutuklandı, 5 kişi hakkında ise adli kontrol hükmü uygulandı.

ATM’LERE PAPAĞAN VE KAMERA

Şüphelilerin ATM’lere düzenek taktıkları, yazılım yüklenmiş POS makineleri ve kibrit kutusu büyüklüğünde bir kopyalama aparatı kullandıkları belirlendi. ATM’lere kopyalama aparatı takan şüpheliler, 2 cihaz kullanıyordu. Para çekme numarasıyla bankamatiklere yaklaşan şüpheliler, para çekme haznesinin çerçevesini değiştirerek “papağan” adı verilen kopyalama aparatı kart giriş yuvası kabı yerinden sökülerek takılıyordu. Papağan içerisindeki özel bir cihaz, kart bilgilerini kopyalarken, para çekme haznesindeki çerçevedeki gizli kamerayla, tuşlarla girilen şifre ele geçiriliyordu.

PARA ÇEKEMİYORLAR AMA

Kopyalama yazılımı yüklenen POS cihazı yöntemiyse daha çok, çetelere üye motosikletli yemek dağıtıcıları tarafından kullanılıyor. Yemek siparişi veren müşterilerin adresine giden kuryeler, bankamatik kartlarıyla ödeme alırken, manyetik şeriti kullanıyor. Kart manyetik şerit yuvasından geçirildiği anda, kart bilgileri kopyalanıyor. Müşteri şifresini girince bu bilgi de ele geçiriliyor.

POS makinesinin banka ile bağlantısı olmadığı için para çekilmiyor. Ancak sahte çekimi gerçek gibi gösteren bir fiş müşteriye veriliyor. Uzmanlara göre, şüpheliler çipli kartlarda bu yöntemi çok daha zor gerçekleştiriyor. Bu sebeple, Müşterilere çipli kart öneriliyor. Ayrıca şüpheli işlemlerde, banka hesaplarının kontrol edilmesi, işlem sonrasında, hesap düşümü yapılmamışsa, polisin bilgilendirilmesi isteniyor.

Polisin tespit ettiği son yöntem ise kibrit kutusu büyüklüğünde bir cihazla gerçekleştiriliyor. Daha çok benzin istasyonlarındaki marketlerde yaşandığı öne sürülen yöntemle şüpheli, cihazı avuç içinde tutuyor. Ülkemizde satışı yasak olan cihaz, banka kartı geçirildiği anda kopyalama yapıyor. Şifre girerken ise gizlice gözle takip yapılıyor.


1 Şubat 2018 Perşembe

Pentagon'da Strava alarmı

Strava adlı GPS izli spor uygulamasının, ABD gizli üslerini gösterdiğinin ortaya çıkmasıyla Pentagon'da cep telefonu yasağı gündeme geldi


GPS izli spor uygulaması Strava'nın dünya ısı haritasında ABD'nin gizli askeri üslerini gösterdiğinin ortaya çıkması üzerine, ABD Savunma Bakanı Jim Mattis'in, Savunma Bakanlığı binası Pentagon'a da cep telefonu ve fiziksel alıştırma takip uygulamalarını içeren cihazların alınmasına yasak getirmeyi düşündüğü bildirildi.

Strava'nın askeri üsleri gösterdiğinin ortaya çıkmasıyla, Amerikan medyasına isim vermeden konuşan bazı savunma yetkilileri, Bakan Mattis'in, İstihbarattan Sorumlu Savunma Bakanlığı Müsteşarı Kari Bingen'e, cep telefonları, akıllı saatler ve fiziksel alıştırma takibi yapabilen elektronik cihazların Pentagon'a alınmaması konusunda bir çalışma yapması talimatı verdiğini aktardı.

22 BİN SİVİL VE ASKER

Yetkililer, Mattis'in 22 bin sivil ve askerin çalıştığı Pentagon binasına bu cihazların alınmamasının değerlendirdiğini belirtirken Strava'ya ilişkin hafta sonu çıkan haberlerin bu süreci hızlandırdığı bilgisini paylaştı.

Pentagon'dan konuya ilişkin yazılı açıklamada ise "Güvenlik tehditlerini ciddiye alıyoruz ve Savunma Bakanlığı personelimizin güvenliğini artırmak için her zaman ek önlemlere bakıyoruz." ifadeleri yer aldı.

İNCELEME YAPILIYOR

Strava uygulamasının ABD'nin dünya üzerindeki üslerini gösterdiğinin ortaya çıkmasıyla Pentagon, üslerde dikkat edilmesi gereken kurallar konusunda inceleme yaptığını açıklamıştı.



SPK, o internet siteleri hakkında hukuki işlem başlattı

SPK, izinsiz foreks işlemi yaptığı tespit edilen 6 internet sitesi hakkında erişimi engeli kararı aldı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), izinsiz foreks işlemi gerçekleştiren 6 internet sitesi hakkında erişimin engellenmesi için hukuki işlemlerin başlatıldığını açıkladı.

SPK'nın haftalık bülteninde konu ile ilgili yer alan bilgilere göre Kurul, izinsiz işlem gerçekleştirdiği belirlenen turkey-fbs.com, klasfx11.com, galafx1.com, fxgala.com, admin-markets.com ve fxddtrading.com  sitelerine erişim engeli için harekete geçti.


50 milyon kişinin bilgilerini para karşılığı satmışlar

Ankara'da kurdukları internet sitesi aracılığıyla yasal olmayan yollarla elde ettikleri yaklaşık 50 milyon vatandaşa ait kişisel bilgileri abonelik karşılığı satan 2 kişi gözaltına alındı


Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kurdukları internet sitesi üzerinden yasal olmayan yollarla temin ettikleri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ait isim, kimlik numarası, adres ile telefon numaralarını pazarladıkları belirlenen 2 kişiyi takibe aldı.

Düzenlenen operasyonla internet sitesinin kurucusu ve sahibi olduğu belirlenen Y.K. ile yardımcısı H.K. gözaltına alındı.

Zanlılara ait adreslerdeki aramalarda, verilerin depolandığı belirlenen 26 hard disk, ruhsatsız birer av tüfeği ve tabanca, 2 kurusıkı tabanca, 15 mermi, gaz maskesi, rambo bıçağı, 9 dizüstü bilgisayar ve çok sayıda dijital malzeme ele geçirildi.

ÜST DÜZEY DEVLET GÖREVLİLERİ DE LİSTEDE

Çok sayıda üst düzey devlet görevlisinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 50 milyon kişiye ait kişisel bilgilerin de yer aldığı internet sitesi mahkeme kararıyla erişime engellendi.

İnternet sitesinin kurucusu olduğu belirlenen zanlı Yusuf K'nin, emniyetteki sorgusunda, pazarladığı veriler karşılığında 8 ayda yaklaşık 100 bin lira gelir elde ettiğini, bununla ev kirası ve 2 çocuğunun özel okul taksitlerini ödediğini söylediği belirtildi.