iOS 12.1.3 güncellemesinin hücresel bağlantıları kopardığı ortaya çıktı.
http://www.teknolojigundem.com/foto-galeri/ios-1213-guncellemesinde-hata-cikti-galeri/1382079
25 Ocak 2019 Cuma
19 Ocak 2019 Cumartesi
Parrot Security OS Nedir ?
GNU / Linux dağıtımlarından biri olan Parrot Security OS’dan bahsedeceğim. Kali Linux gibi hack ve güvenlik toolarını barındıran bu GNU / Linux dağıtımı
https://medium.com/@halilozel1903/parrot-security-os-nedir-cdf172e8293b
https://medium.com/@halilozel1903/parrot-security-os-nedir-cdf172e8293b
Sosyal medyada yayılan 10 yıllık değişim hareketi tartışma yarattı
Yapay zeka konusuyla ilgilenen uzmanlar, Facebook'ta başlayan hareketin, "yüz tanıma algoritması geliştirme amacı taşıyor olabileceği"ni savundu. Facebook ise hareketle ilgisi olmadığını bildiren bir açıklama yayımladı
http://www.teknolojigundem.com/foto-galeri/sosyal-medyada-yayilan-10-yillik-degisim-hareketi-tartisma-yaratti-galeri/1380020/2
http://www.teknolojigundem.com/foto-galeri/sosyal-medyada-yayilan-10-yillik-degisim-hareketi-tartisma-yaratti-galeri/1380020/2
Gmail hacklendi. E-postanıza dikkat edin!
Google'ın popüler ve ücretsiz servisi Gmail'in hacklendi ve 773 milyon kullanıcının bilgileri internette satışa çıktı.
Dünyanın en popüler e-posta servislerinden biri olan Gmail siber saldırganların sürekli hedeflerinden biri. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir saldırı sonucunda Gmail kullanıcı bilgilerinin internete düştüğü ortaya çıktı. Dark Web adıyla bilinen internetin karanlık sayfalarında satışa sunulan Collection#1 isimli veri tabanında satışa sunulan e-posta adresleri, 1.1 milyar kişinin kullanıcı adı ve parola bilgileriyle birlikte servis ediliyor.
Gmail hacklendi. E-postanıza dikkat edin!
Gizlilik ve güvenlik uzmanı Troy Hunt, yakın zaman önce internette ortaya çıkan ve 700 milyon e-posta adresi ile 1,1 milyardan fazla kullanıcı adı-parola ikilisini içeren "Collection#1" adlı veri tabanı hakkında bir blog yazısı yayınladı. 87 GB boyutundaki Collection #1, MEGA bulut servisinde ve popüler bazı dark web forumlarında paylaşıldı. Eşi benzeri bulunmayan bilgiler içeren veri tabanı, 2008'den bu yana çeşitli kaynaklardan sızdırılan veri listelerinden meydana geliyor.
Konu hakkındaki kaygılarını dile getiren Kaspersky Lab Güvenlik Uzmanı Sergey Lozhkin,“Sızıntılarla ilgili çok uzun süredir devasa boyutlarda veri toplanıyor. Öyle ki bazı hesap bilgileri artık geçerliliğini yitirmiş olabilir. Ancak, insanlar bu tehlikenin her geçen gün daha çok farkında olsalar da aynı parolaları birden fazla web sitesinde kullanmaya devam ediyorlar. Toplanan bu veriler kolaylıkla bir e-posta ve parola listesi haline getirilebiliyor. Saldırganların yapması gereken tek şey basit bir yazılımla parolaların çalışıp çalışmadığını kontrol etmek olacaktır. Hesaplara izinsiz erişimin sonuçları; suçluların kurbanın kişi listesindeki isimlere otomatik olarak zararlı e-postalar gönderebildiği verimli kimlik avı saldırılarından, kurbanın tüm dijital kimliğini veya parasını çalmak veya sosyal medya ağlarındaki verilerini ele geçirmek için tasarlanan hedefli saldırılara kadar çeşitlilik gösterebiliyor” dedi.
Ne yapmak gerekiyor?
Gmail kullanıcılarının yapması gereken ilk şey şifrelerini değiştirmek. Özellikle basit ve kolay tahmin edilebilir şifrelerin kullanılmaması gerekiyor. Her ihtimale karşı Gmail şifrenizi değiştirmek yapılacak en kolay adımlardan biri. Ancak şifreyi değiştirirken yine kolay tahmin edilebilir ya da basit şifreler olmamasına dikkat edin.
Dünyanın en popüler e-posta servislerinden biri olan Gmail siber saldırganların sürekli hedeflerinden biri. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir saldırı sonucunda Gmail kullanıcı bilgilerinin internete düştüğü ortaya çıktı. Dark Web adıyla bilinen internetin karanlık sayfalarında satışa sunulan Collection#1 isimli veri tabanında satışa sunulan e-posta adresleri, 1.1 milyar kişinin kullanıcı adı ve parola bilgileriyle birlikte servis ediliyor.
Gmail hacklendi. E-postanıza dikkat edin!
Gizlilik ve güvenlik uzmanı Troy Hunt, yakın zaman önce internette ortaya çıkan ve 700 milyon e-posta adresi ile 1,1 milyardan fazla kullanıcı adı-parola ikilisini içeren "Collection#1" adlı veri tabanı hakkında bir blog yazısı yayınladı. 87 GB boyutundaki Collection #1, MEGA bulut servisinde ve popüler bazı dark web forumlarında paylaşıldı. Eşi benzeri bulunmayan bilgiler içeren veri tabanı, 2008'den bu yana çeşitli kaynaklardan sızdırılan veri listelerinden meydana geliyor.
Konu hakkındaki kaygılarını dile getiren Kaspersky Lab Güvenlik Uzmanı Sergey Lozhkin,“Sızıntılarla ilgili çok uzun süredir devasa boyutlarda veri toplanıyor. Öyle ki bazı hesap bilgileri artık geçerliliğini yitirmiş olabilir. Ancak, insanlar bu tehlikenin her geçen gün daha çok farkında olsalar da aynı parolaları birden fazla web sitesinde kullanmaya devam ediyorlar. Toplanan bu veriler kolaylıkla bir e-posta ve parola listesi haline getirilebiliyor. Saldırganların yapması gereken tek şey basit bir yazılımla parolaların çalışıp çalışmadığını kontrol etmek olacaktır. Hesaplara izinsiz erişimin sonuçları; suçluların kurbanın kişi listesindeki isimlere otomatik olarak zararlı e-postalar gönderebildiği verimli kimlik avı saldırılarından, kurbanın tüm dijital kimliğini veya parasını çalmak veya sosyal medya ağlarındaki verilerini ele geçirmek için tasarlanan hedefli saldırılara kadar çeşitlilik gösterebiliyor” dedi.
Ne yapmak gerekiyor?
Gmail kullanıcılarının yapması gereken ilk şey şifrelerini değiştirmek. Özellikle basit ve kolay tahmin edilebilir şifrelerin kullanılmaması gerekiyor. Her ihtimale karşı Gmail şifrenizi değiştirmek yapılacak en kolay adımlardan biri. Ancak şifreyi değiştirirken yine kolay tahmin edilebilir ya da basit şifreler olmamasına dikkat edin.
17 Ocak 2019 Perşembe
Tesla'yı hackleyene otomobil hediye
Tesla, aracın bilgisayar sistemini hackleyebilecek herhangi bir siber güvenlik araştırmacısına ücretsiz Model 3 sunarak hata ödülünü büyük ölçüde artırıyor.
Artan ödül, Trend Micro tarafından Pwn2Own adlı bir yarışmada açıklandı. Tesla, internet tarayıcılarında ve kurumsal yazılım programlarındaki kusurları bulmaya odaklanan etkinliğe katılan tek Otomobil üreticisi. Otomotiv kategorisinde ilk kez yer aldı.
Bloomberg’e göre yaptığı açıklamada, "Her bakımdan en yüksek güvenlik standartlarına sahip otomobiller geliştiriyoruz ve güvenlik araştırma topluluğu ile olan çalışmalarımız bizim için paha biçilmez" dendi.
Tesla'nın hata (bug) ödül programı 2014'te başlatıldı ve genellikle 25 ila 1.000 dolar arasında değişen ödülleri var. Son zamanlarda, ödüller, bulunanlara bağlı olarak, 15.000 dolara kadar yükseldi.
Teslarati bloguna göre, ödül programı yabancı bir aracın frenlerini uzaktan kumanda etmesine izin verebilecek Çinli yazılım şirketi Keen tarafından tespit edilen güvenlik açığı da dahil olmak üzere bir takım düzeltmelerden zaten sorumluydu.
Keen'in güvenlik laboratuarı, şirketin internet sitesine göre 2016 ve 2017 yıllarında Tesla'nın "ünlü güvenlik araştırmacısı" haline geldi.
Tesla Araç Yazılımı Başkan Yardımcısı David Lau, "Programımızı başlattığımızdan beri, tüm Tesla sahiplerinin toplumdaki en parlak zihinlerden sürekli olarak faydalanabilmelerini sağlamak için yatırımlarımızı güvenlik araştırmacılarıyla ortaklıklar halinde sürekli artırdık. Pwn2Own'da harika işler hakkında bilgi edinmek ve ödüllendirmek için sabırsızlanıyoruz. Böylece ürünlerimizi ve doğal olarak güvenli sistemler tasarlama yaklaşımımızı geliştirmeye devam edebiliriz." dedi.
Artan ödül, Trend Micro tarafından Pwn2Own adlı bir yarışmada açıklandı. Tesla, internet tarayıcılarında ve kurumsal yazılım programlarındaki kusurları bulmaya odaklanan etkinliğe katılan tek Otomobil üreticisi. Otomotiv kategorisinde ilk kez yer aldı.
Bloomberg’e göre yaptığı açıklamada, "Her bakımdan en yüksek güvenlik standartlarına sahip otomobiller geliştiriyoruz ve güvenlik araştırma topluluğu ile olan çalışmalarımız bizim için paha biçilmez" dendi.
Tesla'nın hata (bug) ödül programı 2014'te başlatıldı ve genellikle 25 ila 1.000 dolar arasında değişen ödülleri var. Son zamanlarda, ödüller, bulunanlara bağlı olarak, 15.000 dolara kadar yükseldi.
Teslarati bloguna göre, ödül programı yabancı bir aracın frenlerini uzaktan kumanda etmesine izin verebilecek Çinli yazılım şirketi Keen tarafından tespit edilen güvenlik açığı da dahil olmak üzere bir takım düzeltmelerden zaten sorumluydu.
Keen'in güvenlik laboratuarı, şirketin internet sitesine göre 2016 ve 2017 yıllarında Tesla'nın "ünlü güvenlik araştırmacısı" haline geldi.
Tesla Araç Yazılımı Başkan Yardımcısı David Lau, "Programımızı başlattığımızdan beri, tüm Tesla sahiplerinin toplumdaki en parlak zihinlerden sürekli olarak faydalanabilmelerini sağlamak için yatırımlarımızı güvenlik araştırmacılarıyla ortaklıklar halinde sürekli artırdık. Pwn2Own'da harika işler hakkında bilgi edinmek ve ödüllendirmek için sabırsızlanıyoruz. Böylece ürünlerimizi ve doğal olarak güvenli sistemler tasarlama yaklaşımımızı geliştirmeye devam edebiliriz." dedi.
11 Ocak 2019 Cuma
Altın günleri bile sosyal medyaya taşındı
Türkiye'de ev kadınlarının yüzde 45'inin sosyal medyayı kullandığını söyleyen Dağ,uyarıda bulundu."Kadınlar, altın günleri yapar gibi sosyal medyada grup kurup birbirleriyle paylaşımda bulunuyorlar ama bu durum ciddi risk oluşturabilir" dedi
Türkiye'de evlerin yüzde 70'e yakınında internet erişiminin olduğunu belirten Kadir Has Üniversitesi Siber Güvenlik ve Kritik Altyapı Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Dağ, ev hanımlarının yüzde 45'inin sosyal medyayı aktif olarak kullandığını söyledi.
"İNTERNET KULLANIMINDA DÜNYADA İLK 3'TEYİZ"
Dünyada Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya araçlarına en hızlı adapte olan ülkenin Türkiye olduğunu belirten Prof. Dr. Dağ, "İnternet kullanımında nüfus oranlarına göre dünyada ilk 3'teyiz. Hızlı bir şekilde birbirimizden öğreniyoruz, ağızdan ağza yayılıyor. Üniversite gençlerinin hemen hepsi sosyal medya kullanıyor. Bugün belediyeler dahi ücretsiz internet erişimi sağlıyor. Herkes bir şekilde internete ulaşabiliyor. Türkiye'de evlerin yüzde 70'e yakını da internet erişimine sahip. Dolayısıyla kullanım had safhada. Nüfusa oranladığımızda dünyada ilk 3'teyiz. Nüfusun tamamı değil ama 55 milyon civarında internet kullanıcımız var. Ev hanımlarının yüzde 45'i sosyal medya kullanıyor. Bir nevi altın günleri yapar gibi sosyal medyada grup kurup haberleşebiliyor ve birbirleriyle paylaşımda bulunabiliyorlar. Kadınlar arasında inanılmaz bir ağ var. Altın günleri sosyal medyaya taşındı. Çaylar WhatsApp grubunda içiliyor, canlı görüntüyle paylaşımlar yapılıyor. Sosyal medyada altın günleri olabiliyor" değerlendirmesinde bulundu.
"BİLGİYİ GÖNÜLLÜ OLARAK KARŞI TARAFA VERMİŞ OLUYORSUNUZ"
Türk halkı tarafından yaygın şekilde kullanılan sosyal medyanın birtakım riskleri de barındırdığı uyarısında bulunan Prof. Dr. Hasan Dağ, alınması gereken güvenlik önlemleri hakkında bilgi verdi. Paylaşılan yer bilgisinin ciddi tehlikelere yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Dağ, "Sosyal medya, tanımı anlamıyla halka açık demek. Sosyal medyada sizi isminiz ve soy isminizle aradıklarında ulaşabiliyorlar. Dolayısıyla siz yer ve zaman dilimini de paylaştığınız zaman bu bir sürü tehlike yaratabiliyor. Örneğin, art niyetli birisi sizin evinizi soyacaksa veya sizi takip ediyorsa siz o paylaşımla kendiniz o bilgiyi gönüllü olarak karşı tarafa vermiş oluyorsunuz. Sizin ne zaman işe gittiğiniz, hangi güzergahı kullandığınız, ne zaman döndüğünüz veya iş çıkışı bir yere uğrayıp uğramadığınıza dair veriler birkaç hafta boyunca toplayıp bunlardan örüntü çıkarabiliyorlar. En önemli tehlike bu kişiler sizi tanıyor, arkadaş çevrenizi biliyor, isim biliyor, güzergahınızı biliyor, iş yerinizi biliyor" diye konuştu.
ELEKTRONİK POSTALARDA TEHLİKE
Elektronik postalara dikkat edilmesi konusunda uyaran Prof. Dr. Dağ, 'oltalama yöntemi' adı verilen dolandırıcılık yöntemi hakkında şunları söyledi:
"Çok yakın bir tanıdığınızdanmış ya da sürekli çalıştığını bir kurumdanmış (banka, okul, devlet dairesi vb) gibi size bir elektronik posta gelebilir. Buna 'oltalama' diyoruz. Bu elektronik postayı size gönderdiklerinde sizde 'beni tanıyan biriden elektronik posta geliyor' diye güvenip onun istediği linklere tıklayabilirsiniz. Onu tıkladığınız anda tüm bilgileri vermiş oluyorsunuz. Belki bir şifrenizi istiyor. Kişi sosyal medyada sizin paylaştığınız bilgilerle size yönelik profili oluşturabiliyor. Bu büyük bir tehlike. Bankanın web sayfasının aynısını yapıp sizi oltalamaya getirmeye çalışan saldırganlar oluyor. Onlar size sanki bankadan gelmiş gibi bir bildirim gönderdiklerinde sizin o linklere tıklamanızda tehlike yaratıyor. Hiçbir elektronik portalın içindeki linke tıklamamak gerekiyor. O linki kopyalayıp adres çubuğuna yapıştırıp ilgili web sayfasına gidip bakmak gerekiyor. Ondan sonra emin olmak gerekiyor. Dolayısıyla hiçbir banka sizden elektronik posta yoluyla bilgilerinizi güncellemenizi istemez."
"TATİLDEN DÖNÜNCE FOTOĞRAF PAYLAŞIN"
Paylaşılan fotoğrafların dahi hırsızlığa davetiye çıkardığını ifade eden Prof. Dr. Hasan Dağ, paylaşım tarihi konusunda da uyarıda bulundu. Fotoğrafların tatil sonrası paylaşılmasının daha güvenli olacağını belirten Dağ, "Hırsızlar genellikle tanıdık evlere giriyorlar, epeyce gözlem yapıyorlar, soyacakları yerler hakkında bilgi topluyorlar. Sizin tatilde olduğunuza yönelik paylaşımlarınız nedeniyle rahatlıkla hırsızlık yapabiliyorlar. Eğer mümkünse o resimleri tatiliniz bittikten sonra paylaşın. Paylaşırken resmin üzerindeki tarih ve yer bilgisini kaldırın. Cep telefonunuz ya da mobil cihazınızdaki otomatik resim yüklemeyi kapalı tutun" dedi.
Türkiye'de evlerin yüzde 70'e yakınında internet erişiminin olduğunu belirten Kadir Has Üniversitesi Siber Güvenlik ve Kritik Altyapı Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Dağ, ev hanımlarının yüzde 45'inin sosyal medyayı aktif olarak kullandığını söyledi.
"İNTERNET KULLANIMINDA DÜNYADA İLK 3'TEYİZ"
Dünyada Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya araçlarına en hızlı adapte olan ülkenin Türkiye olduğunu belirten Prof. Dr. Dağ, "İnternet kullanımında nüfus oranlarına göre dünyada ilk 3'teyiz. Hızlı bir şekilde birbirimizden öğreniyoruz, ağızdan ağza yayılıyor. Üniversite gençlerinin hemen hepsi sosyal medya kullanıyor. Bugün belediyeler dahi ücretsiz internet erişimi sağlıyor. Herkes bir şekilde internete ulaşabiliyor. Türkiye'de evlerin yüzde 70'e yakını da internet erişimine sahip. Dolayısıyla kullanım had safhada. Nüfusa oranladığımızda dünyada ilk 3'teyiz. Nüfusun tamamı değil ama 55 milyon civarında internet kullanıcımız var. Ev hanımlarının yüzde 45'i sosyal medya kullanıyor. Bir nevi altın günleri yapar gibi sosyal medyada grup kurup haberleşebiliyor ve birbirleriyle paylaşımda bulunabiliyorlar. Kadınlar arasında inanılmaz bir ağ var. Altın günleri sosyal medyaya taşındı. Çaylar WhatsApp grubunda içiliyor, canlı görüntüyle paylaşımlar yapılıyor. Sosyal medyada altın günleri olabiliyor" değerlendirmesinde bulundu.
"BİLGİYİ GÖNÜLLÜ OLARAK KARŞI TARAFA VERMİŞ OLUYORSUNUZ"
Türk halkı tarafından yaygın şekilde kullanılan sosyal medyanın birtakım riskleri de barındırdığı uyarısında bulunan Prof. Dr. Hasan Dağ, alınması gereken güvenlik önlemleri hakkında bilgi verdi. Paylaşılan yer bilgisinin ciddi tehlikelere yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Dağ, "Sosyal medya, tanımı anlamıyla halka açık demek. Sosyal medyada sizi isminiz ve soy isminizle aradıklarında ulaşabiliyorlar. Dolayısıyla siz yer ve zaman dilimini de paylaştığınız zaman bu bir sürü tehlike yaratabiliyor. Örneğin, art niyetli birisi sizin evinizi soyacaksa veya sizi takip ediyorsa siz o paylaşımla kendiniz o bilgiyi gönüllü olarak karşı tarafa vermiş oluyorsunuz. Sizin ne zaman işe gittiğiniz, hangi güzergahı kullandığınız, ne zaman döndüğünüz veya iş çıkışı bir yere uğrayıp uğramadığınıza dair veriler birkaç hafta boyunca toplayıp bunlardan örüntü çıkarabiliyorlar. En önemli tehlike bu kişiler sizi tanıyor, arkadaş çevrenizi biliyor, isim biliyor, güzergahınızı biliyor, iş yerinizi biliyor" diye konuştu.
ELEKTRONİK POSTALARDA TEHLİKE
Elektronik postalara dikkat edilmesi konusunda uyaran Prof. Dr. Dağ, 'oltalama yöntemi' adı verilen dolandırıcılık yöntemi hakkında şunları söyledi:
"Çok yakın bir tanıdığınızdanmış ya da sürekli çalıştığını bir kurumdanmış (banka, okul, devlet dairesi vb) gibi size bir elektronik posta gelebilir. Buna 'oltalama' diyoruz. Bu elektronik postayı size gönderdiklerinde sizde 'beni tanıyan biriden elektronik posta geliyor' diye güvenip onun istediği linklere tıklayabilirsiniz. Onu tıkladığınız anda tüm bilgileri vermiş oluyorsunuz. Belki bir şifrenizi istiyor. Kişi sosyal medyada sizin paylaştığınız bilgilerle size yönelik profili oluşturabiliyor. Bu büyük bir tehlike. Bankanın web sayfasının aynısını yapıp sizi oltalamaya getirmeye çalışan saldırganlar oluyor. Onlar size sanki bankadan gelmiş gibi bir bildirim gönderdiklerinde sizin o linklere tıklamanızda tehlike yaratıyor. Hiçbir elektronik portalın içindeki linke tıklamamak gerekiyor. O linki kopyalayıp adres çubuğuna yapıştırıp ilgili web sayfasına gidip bakmak gerekiyor. Ondan sonra emin olmak gerekiyor. Dolayısıyla hiçbir banka sizden elektronik posta yoluyla bilgilerinizi güncellemenizi istemez."
"TATİLDEN DÖNÜNCE FOTOĞRAF PAYLAŞIN"
Paylaşılan fotoğrafların dahi hırsızlığa davetiye çıkardığını ifade eden Prof. Dr. Hasan Dağ, paylaşım tarihi konusunda da uyarıda bulundu. Fotoğrafların tatil sonrası paylaşılmasının daha güvenli olacağını belirten Dağ, "Hırsızlar genellikle tanıdık evlere giriyorlar, epeyce gözlem yapıyorlar, soyacakları yerler hakkında bilgi topluyorlar. Sizin tatilde olduğunuza yönelik paylaşımlarınız nedeniyle rahatlıkla hırsızlık yapabiliyorlar. Eğer mümkünse o resimleri tatiliniz bittikten sonra paylaşın. Paylaşırken resmin üzerindeki tarih ve yer bilgisini kaldırın. Cep telefonunuz ya da mobil cihazınızdaki otomatik resim yüklemeyi kapalı tutun" dedi.
9 Ocak 2019 Çarşamba
Acele giden hackere gider!
Michigan Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, aceleci insanların siber saldırılara kurban gitmeye daha yatkın olduğunu gösteriyor
6 binden fazla kullanıcıyla gerçekleştirilen güncel bir araştırma, farklı karakteristik özelliklere sahip kullanıcıların siber saldırı kurbanı olmaya daha yatkın olduğunu gösteriyor. Kullanıcıların internet kullanımındaki davranışlarını inceleyen araştırmaya göre, aceleci insanların siber korsanların kurbanı olma olasılıkları daha yüksek. Hackerlerin bu kişileri kolay bir av olarak gördüğünü vurgulayan Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kullanıcıların karakteristik özelliklerinin siber riskleri belirleyen kritik faktörlerden biri olduğunu hatırlatarak daha kontrollü hareket edilmesi yönünde uyarıyor.
Düşünmeden Hareket Eden Kullanıcılar Riski Artırıyor
Siber suçların nasıl yayıldığını psikolojik açıdan incelemek isteyen Michigan Devlet Üniversitesi araştırmacıları, katılımcıların çevrimiçi ortamla nasıl bir ilişki içerisine girdiğini anlamak için cihazlarının yavaş çalışması, donması, reklam pencerelerinin beklenmedik anlarda açılması ya da tarayıcılarının ana sayfasının değişmesi gibi durumlarda ne yaptıklarını gözlemledi. Bulgular, sonraki adımı düşünmeyen, alabileceği önlemleri ihmal eden, mantıklı bir eylemde bulunmak yerine ani ve aşırı tepkiler veren, rahatını bozmak istemediği için güvenliği göz ardı eden kullanıcıların siber suç kurbanı olmaya daha müsait olduğunu gösteriyor.
“Özellikle Mobil Uygulamaları İndirirken Dikkat Edilmeli!”
Siber saldırılara karşı oluşturulan stratejilerin etkili olması için bilgisayar bilimleri ile sosyal bilimler arasındaki bariyerleri kıran bir düşünce yapısına ihtiyaç duyulduğunu belirten Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, siber risk faktörlerini fark etmede ve azaltmada bu iki alanın iş birliği yapması gerektiğini dile getiriyor. Her gün milyonlarca kullanıcının yüzleştiği, oldukça tehlikeli siber saldırılara karşı iki açıdan savunma üreterek daha güçlü koruma sağlamanın mümkün olduğunu vurgulayan Akkoyunlu, sayısız risk barındıran internet ortamındaki kontrolsüz davranışların siber korsanların istediklerine ulaşması anlamına geldiğini hatırlatarak kullanıcıları, aceleci davranışlarda bulunmamaları yönünde uyarıyor. Akkoyunlu, “Özellikle mobil uygulamaları indirip kullanırken kullanıcı sözleşmelerini okumadan onaylıyoruz ancak bu acelecilik, uygulamanın cihazımızın kamerasını, mikrofonunu ve konum bilgisini kullanmasına farkında olmadan izin vermemize neden olabiliyor.” ifadelerinde bulunuyor.
6 binden fazla kullanıcıyla gerçekleştirilen güncel bir araştırma, farklı karakteristik özelliklere sahip kullanıcıların siber saldırı kurbanı olmaya daha yatkın olduğunu gösteriyor. Kullanıcıların internet kullanımındaki davranışlarını inceleyen araştırmaya göre, aceleci insanların siber korsanların kurbanı olma olasılıkları daha yüksek. Hackerlerin bu kişileri kolay bir av olarak gördüğünü vurgulayan Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kullanıcıların karakteristik özelliklerinin siber riskleri belirleyen kritik faktörlerden biri olduğunu hatırlatarak daha kontrollü hareket edilmesi yönünde uyarıyor.
Düşünmeden Hareket Eden Kullanıcılar Riski Artırıyor
Siber suçların nasıl yayıldığını psikolojik açıdan incelemek isteyen Michigan Devlet Üniversitesi araştırmacıları, katılımcıların çevrimiçi ortamla nasıl bir ilişki içerisine girdiğini anlamak için cihazlarının yavaş çalışması, donması, reklam pencerelerinin beklenmedik anlarda açılması ya da tarayıcılarının ana sayfasının değişmesi gibi durumlarda ne yaptıklarını gözlemledi. Bulgular, sonraki adımı düşünmeyen, alabileceği önlemleri ihmal eden, mantıklı bir eylemde bulunmak yerine ani ve aşırı tepkiler veren, rahatını bozmak istemediği için güvenliği göz ardı eden kullanıcıların siber suç kurbanı olmaya daha müsait olduğunu gösteriyor.
“Özellikle Mobil Uygulamaları İndirirken Dikkat Edilmeli!”
Siber saldırılara karşı oluşturulan stratejilerin etkili olması için bilgisayar bilimleri ile sosyal bilimler arasındaki bariyerleri kıran bir düşünce yapısına ihtiyaç duyulduğunu belirten Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, siber risk faktörlerini fark etmede ve azaltmada bu iki alanın iş birliği yapması gerektiğini dile getiriyor. Her gün milyonlarca kullanıcının yüzleştiği, oldukça tehlikeli siber saldırılara karşı iki açıdan savunma üreterek daha güçlü koruma sağlamanın mümkün olduğunu vurgulayan Akkoyunlu, sayısız risk barındıran internet ortamındaki kontrolsüz davranışların siber korsanların istediklerine ulaşması anlamına geldiğini hatırlatarak kullanıcıları, aceleci davranışlarda bulunmamaları yönünde uyarıyor. Akkoyunlu, “Özellikle mobil uygulamaları indirip kullanırken kullanıcı sözleşmelerini okumadan onaylıyoruz ancak bu acelecilik, uygulamanın cihazımızın kamerasını, mikrofonunu ve konum bilgisini kullanmasına farkında olmadan izin vermemize neden olabiliyor.” ifadelerinde bulunuyor.
5 Ocak 2019 Cumartesi
Almanya'da Cumhurbaşkanı'nın kimlik bilgilerini çaldılar
Almanya'da bilgisayar korsanlarının aşırı sağcı AfD hariç, önde gelen büyük siyasi partilerin neredeyse tamamına mensup siyasetçilerin kişisel bilgilerini çaldığı bildirildi
Almanya Devlet Televizyonu ARD, bilgisayar korsanlarının aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) hariç, önde gelen büyük siyasi partilerin neredeyse tamamına mensup siyasetçilerin kişisel bilgilerinin çalındığını bildirdi. Kimlik bilgileri çalınanlar arasında Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de var
Habere göre, korsanlar, elde ettikleri listeyi Twitter'daki bir hesap üzerinden yayımladı.
Yayımlanan bilgiler arasında, siyasetçilerin kredi kartı numaraları, cep telefonları, ev adresleri ve kimlik fotokopileri de yer alıyor.
Sol eğilimli Linke Partisi'nden bir sözcü Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, olaydan kendi üyelerinin de etkilendiğini doğruladı.
Sözcü, Linke'nin Almanya Parlamentosu'nun alt kanadı Bundestag grubunun başkanı Dietmar Bartsch'ın da bilgileri yayımlanan siyasetçiler arasında bulunduğunu belirtti.
Bilgisayar korsanlarının kimlikleri ve amaçları henüz bilinmiyor.
Bild gazetesine konuşan Alman güvenlik birimi BSI, hükümet birimlerinin ise siber saldırıdan etkilenmediğini söyledi.
(BBC Türkçe)
Almanya Devlet Televizyonu ARD, bilgisayar korsanlarının aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) hariç, önde gelen büyük siyasi partilerin neredeyse tamamına mensup siyasetçilerin kişisel bilgilerinin çalındığını bildirdi. Kimlik bilgileri çalınanlar arasında Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de var
Habere göre, korsanlar, elde ettikleri listeyi Twitter'daki bir hesap üzerinden yayımladı.
Yayımlanan bilgiler arasında, siyasetçilerin kredi kartı numaraları, cep telefonları, ev adresleri ve kimlik fotokopileri de yer alıyor.
Sol eğilimli Linke Partisi'nden bir sözcü Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, olaydan kendi üyelerinin de etkilendiğini doğruladı.
Sözcü, Linke'nin Almanya Parlamentosu'nun alt kanadı Bundestag grubunun başkanı Dietmar Bartsch'ın da bilgileri yayımlanan siyasetçiler arasında bulunduğunu belirtti.
Bilgisayar korsanlarının kimlikleri ve amaçları henüz bilinmiyor.
Bild gazetesine konuşan Alman güvenlik birimi BSI, hükümet birimlerinin ise siber saldırıdan etkilenmediğini söyledi.
(BBC Türkçe)
Çok gizli belgeleri yayınladılar
Bilgisayar korsanı grubu The Anonymous, İngiltere hükümetinin gizli belgelerini ve faturalarını yayınladı.
https://www.finansgundem.com/foto-galeri/cok-gizli-bilgileri-sizdirdi-galeri/1376379
https://www.finansgundem.com/foto-galeri/cok-gizli-bilgileri-sizdirdi-galeri/1376379
Kaydol:
Yorumlar (Atom)